fifa 09 arkadaşı, sözlük yazarı. hatta bir bakıma egzantirik milli o! hani çok yakın arkadaşım olsaydı rezil eder bırakırdım onu burda ama olmaz, ayıp olur şimdi.. 3-2-1-dal... skorları hiç söylemeyeyim, hepsi berabere bitti bile sayılır. *
bana tipik sözlük yazarı demiş hiç yakıştıramadım*. kendisi ile zirvede tanıştım daha doğrusu onlar benimle tanıştı efendim. bir baktılar 6. nesil misin sen de mi yalnızsın dediler olayı bitirdiler. güzel bir zirve arkadaşlığı ettik. e artık darısı diğer zirvelere. he bir de otomotiv ile alakalı birşey okuyordu yanılmıyorsam çok pis zengin olabilir dikkat edin.
disko kralı zirvesinde* gördüğüm de kimseyi tanımayan tipik bir 6.nesil gibi etrafa bakıyordu. gerçi benim de ondan pek farkım yoktu (sadece selamlaştığım ve yüzlerine aşina olduğum bir kaç kişi dışında). kısa zaman da tanışıp, beraberce yeni tipik 6. nesil bakışları atan arkadaşlarla* kaynaştık. bir anlamda zirve de saplar zirvesi yaptık. *
unutmadan; sohbet ederken "statüm var bilmem ne bilmem nerdeydi böyle oldu şimdi vs." dedi. orada kıskandım lam yalanım yok! statüsü böyle devam edesi, seri eksi oy veren ibneye yakalanmaması dileğimle.
eğitimine almanya'da devam etmeye karar vermiş nesildaş, yoldaş. alamanca zordur, ben öğrenene kadar bir tarafımı yırttım dedim dinletemedim. gurbet elde yapamazsın dedim dinletemedim. bir terslik olur da gidemez ise buna bencilce çok sevineceğim. ancak giderse de onun adına mutlu olup , burada işlere onsuz devam etmek zorunda kalacağım.
en kötüsü vedalaşamadık bile. umarım gitmeden görüşme imkanı buluruz. buralar sensiz keyifsiz olacak yahu. son olarak cemil demirbakan'ın buğulu sesinden sana sesleniyorum.
öncelikle kendisiyle itü sözlük grubunda tanıştık. beni ne kadar sever beni ne kadar sayar bilmem. çabuk samimi olmak gibi bir denyoluğum mevcut. bu sebepten herhangi bir öngörüde bulunamıyorum beni ne kadar sever sayar diye. belki ilerde küfürleşiriz.
fakat beni bu yazıyı yazmaya iten sebep samimiyet ve karşılıklı fikir alışverişi.
grupta bir ton adam var. hepsi birbirini tanıyor az çok. onun gibi benim gibi kimseyi tanımayan arkadaşlar bir köşede sessizce kalıp insanları gözlemliyor. çıkarım yapıyor. iyi veya kötü. bilemem.
sonra benle konuşmaya başladı. işte bu yazıyı yazmama sebep olan olay bu konuşmadan sonra başladı. 40 yıllık arkadaşlık gibi fikir alışverişinde bulunduk. soru sorduk cevap aldık. öyle pek bilgi içeren sorular değil. ayrıca yeri geldi birbirimizi savunduk. laf sokmaya çalışanlara karşı. bir nevi asker arkadaşı gibi. anlatabilmişimdir umarım. hani çocuk parkında beraber oynadığınız çocuk misali. öyle işte.
kendisinin benim hakkında ne düşündüğünü bilemem. fakat severim.
biraz iyi dilek sıralayayım sevgili kardeşime. unutamayacağı yeni bir yaş ve devamında da güzel bir ömür bütün yaşlarında. bir de her şey dilediğince ve gönlünce olsun diyeyim, iyi ki doğmuşsun diye de bağlıyayım konuyu.
nice yıllara...
istanbul'a geldiğinde okuldan önce veya sonra bekliyorum. pasta yiyemesek de yemek yeriz *