belki ilginizi çeker
  1. · dolmuşta kitap okuyan tipler
  2. · nutuk u okumamış türk
  3. · tekerrür
  4. · itü sözlük teki anarşist yazarlar
  5. · öss paragraf soruları
  6. · okuduğumuzu anladık mı cevap verelim
  7. · kız arkadaşın 15k ya 8 tane 20si olan adam bulması
  8. · okudum anladım olaya girelim
  9. · beyaz ince giysi ile siyah iç çamaşırı giyen hatun
  10. · gece yarası çekerken yakalanmak
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · disko kralı
  2. · tunceli alevileri dinsizdir
  3. · aylin aslım
  4. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · kurban bayramı vahşeti
  7. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  8. · depozitodan kesinti yapmak
  9. · seks ve çamaşır makinası arasındaki benzerlikler

okuduğumuzu anladık mı  

  1. ilkokul ünite dergilerinde her bölümde, metin sonrası kavramayı ölçen bölüm. ingilizce kitaplarında "comprehension" bölümünün eşdeğeri.
    (chete, 15.03.2005 12:43 ~ 12:44)
  2. okuduğumuzu anladık mı cevap verelim şeklinde en az beş sorunun sorulduğu ve öğrenciden bu soruların cevaplarını defterine yazmasını istediği türkçe kitabının ayar veren içeriği.
    (dedi ki normal, 15.03.2005 12:45)
  3. ilk okul sıraların öğrenciyi bunalıma sürükleyen soru:
    -okuduğumuzu anladık mı
    -eveeeeeeeet
    -özetini defterinize yazın o zaman
    -(sınıfça)uuuuuuuuuuuf
    (uniquemathematician, 22.01.2006 20:41)
  4. (bkz: okuduğumuzu anladık mı cevap verelim)
    (selenge, 07.04.2007 19:06)
  5. "alıştırmalar" ile yakınen ilintili, tarihin beslenme çantalı raflarından bir sıkriin şat, bir fleşbek. benim hatırladığım kadarıyla konsept şuydu:


    * "alıştırmalar" başlığı altında, parçaya göndermeli ve bilgi edinme amaçlayan sorulardan oluşan bir ön hazırlık, araştırma kısmı,

    * akabinde didaktik olmazsam allah belamı versin türden bir okuma parçası,

    * ve nihayetinde "okuduğumuzu anladık mı?" başlığı altında parçanın anafikrini, temasını, gıcını başını anlayıp analamadığımız ölçen sorular. bütün hepsini bir uyarlamayla anmak saygı duruşunda bulunmak istedim..güzeldi lan suluk falan..

    ***

    -alıştırmalar-

    1 - kar nedir?
    2 - hiç pervaz gördünüz mü? görmediyseniz babanızın pervazı var mı?
    3 - "dayamak" fiilinin anlamlarını araştırınız. birer cümle içinde kullanınız.
    4 - kuşlarla dinozorlar akraba olabilir mi?
    5 - sürtünme kuvveti ve yerçekimi ivmesi hakkında bilgi edininiz.

    - sobasız kış, tüysüz kuş -*

    küçük bir kuş tüyü gördü pencerenin karlı pervazında..açtı usulca pencereyi, uzandı rüzgarda titreyen tüye..tam o sırada uçtu tüy, ürkek bir tavşan gibi kaçtı sanki, karşıdaki yaşlı ağacın umutsuz çiğli bir yaprağına kondu.. bakakaldı çocuk arkasından yaşlı dolmuş iri gözleriyle..ama yılmadı..o tüye dokunacaktı.. bir sandayle dayadı pencerenin kenarına, üstüne çıktı.. oradan pencerenin pervazına bir hamle yaptı, kardan ayağı kaydı..kafasının üstüne düştü, pekmezi aktı mna koduum..öldü..falan..

    - okuduğumuzu anladık mı? -

    1 - çocuk pencerenin karlı pervazında tüy mü gördü ne gördü?
    2 - çocuk pencereyi açtı mı ne yaptı?
    3 - "ürkek bir tavşan gibi kaçtı sanki" denilerek tüyün hangi özelliği vurgulanmıştır?
    4 - çocuk neden illa ki o tüye dokunmak istemiştir? fetişi olabilir mi?
    5 - hikayenin sonu cenabetlikle mi yoksa kader ve kısmetle mi ilgilidir? neden?
    6 - "pekmezi aktı mna koduum" cümlesi parçanın akışını bozuyor mu? yazar bunun yerine "kırmızıya boyandı soğuk kaldırım derinlemesine zavallının sıcak alnından.." cümlesini kullansaydı ağlar mıydınız?
    7 - parçanın anafikri çok da skinizde mi? nedir ki?

    ****

    bişey: yazıp bitirdikten sonra "niye yazdım ki bunu?" dedim. ama pişman değilim, kahrolsun faşizm!
    (jugis nomen, 01.08.2007 12:31)
  6. (bkz: kuran ı kerim)
    (neotrex, 01.08.2007 12:32)
  7. +okuduğumuzu anladık mı?
    -anladık..
    +iki kere iki?
    -dört
    +başkent?
    -ankara
    +okuyunca herkez büyük adam olacakmı?
    -olacak.
    +de siktirin gidin şimdi..
    (leak, 18.03.2008 23:18 ~ 23:59)
  8. ilkokulda her ünite sonu verilen ev ödevinde başlık olarak yazmaya üşenip, adını her seferinde o.a.m.c.v.şeklinde kısalttığım bölüm.
    (perfect, 18.03.2008 23:27)
  9. soruyu soran kişinin soruyu sorarken eyleme kendini de dahil etmesiyle ki bu yapmacık bir şekildir sözde şevklendirir öğrenciyi, ile öğrenciyi daha dakika bir gol bir hızıyla gıcık etmeye yarayan sorudur.
    (klorlu su böreği, 18.03.2008 23:28)
  10. ilkokul 2. sınıf hayat bilgisi derslerinde okuma parçalarından sonra konu analizi kapsamında bilinmeyen kelimeler bölümünden hemen sonra gelen bölümdür..bu kısmın tam başlıgı okuduğumuzu anladık mı cevap verelimdir...

    hele meşhur bir soru vardır o kitaplarda.bir şiir vardı.ve soru şuydu:

    şair yaşadığı kenti şiirde neye benzetiyor..

    tam kurtulduk derken yılmaz erdoğan soruyu çözdü ve şair bu şiirde yaşadığı şehri çöle benzetiyor diyerek genç dimağları böylesi gereksiz soruların peşinden gitmekten kurtardı...
    (asayisberkendal, 26.01.2009 17:18)
  11. yeteri kadar kastırmadığına kanaat getirildiğinde, bir de ünitenin sonunda yer alan daha sıkıcı ve uzun sorulardan oluşan değerlendirme sorularıyla kolayca eziyete dönüştürülebilen ilkokul ders kitaplarının klasik aktivitesi.
    (benmerkez, 26.01.2009 18:22)
  12. insana "embesilsin sen" muamelesi çeken eğitim hatası. okuduğumuzu anladık mı diye diye koca koca nesilleri okumaktan soğuttu bu düzen. okuduğumuzu anlamışmışmıy mışız? böyle sordukça daha başından okumaktan nefret eder oldu millet, boşuna değil, "destan gibi giri girmek" başlıklarının açılması, okumaya karşı alerji oluştu yediden yetmişe herkeste, ciddi ciddi okunucak bir şeyle karşılaştıklarında terliyor herkes, elleri sopalı adamlar, hükümet gibi kadınlar çıka gelir "okuduğunu anlamadın mı çocuğum?" diye sorarlar diye korkuya kapılıyorlar.

    yalan söylemeyeceğim: ben okuduğumu anlamadım. çok iyi anlayıp özümsediklerimden ise herkesin çıkardığı sonuçların çoğu zaman tam tersini çıkardım, hiçbir hükümetin hiçbir aşkın ve hiçbir varoluşun yararına olamayacak sonuçlar çıkardım; belki gerçekten farklı düşündüğüm veya belki de şeylere ve birikmişlere ve eli sopalılara ve yargılayanlara ve karşımda bir cevap bekleyenlere sırf gıcıklık olsun diye..

    burayı gözü yaşlı meşmula suratlı ağlama duvarına çevirecek değilim ama, ben okuduğumuzu çoğu zaman gerçekten anlayamadım; kaldırımları ve içineışıkgirmez odaları ve en karanlık saatte kurulmuş manzaraları birincilikle bitirirken, tc kimlik numaramı soran bütün sorularda sınıfta kaldım, o kadar büyük bir komplonun içine batırmıştım ki kendimi, tv seyrederken bile sınıfta kalıyordum artık..

    okuduğumuzu anladık mı? cümlesine gülerek evet diyenlere bakıyorum da..
    iyi ki okuduğumuzu anlamamışız aslında..

    kimsenin okumadığı, kimsenin umursamadığı ve üzerine konuşmaya bile gerek görmediği bazı öyküler vardı; ancak bir tesadüf eseri bir pasajın en gölgeli eteklerine yığılmış sahaflarda karşınıza çıkabilecek.. en çok onları anladım ben işte. şair bu şiirde yaşadığı şehri çöle benzetiyor cümlesine bir gece yarısı bohçalarımı ve pılımı ve pırtımı toplayıp paldır küldür kaçarken, yaşamayı kutlanası neşeli bir panayıra benzeten diğer şairin ruh halinden bi b.k kavrayamadım.. ki hakimlere soracak olursanız, önemli olan yaşamın kutlanası neşeli bir panayır olduğunu görüp bunu onaylamamızdı.

    bazılarımız okuduklarını çok iyi anladı aslında..
    ve anladığımız şeyler hiç hayra alamet değildi..
    (geber marla singer, 08.05.2009 16:28 ~ 16:35)
  13. (bkz: metin üzerinde çalışmalar)
    (myself, 16.05.2009 16:57)
  14. aynı ve benzer soruları ehliyet kursundaki trafik hocasından duymak, insanı ilkokul sıralarında olduğu zamanlara götürüyormuş.
    sınıfın verdiği "eveeeeet" tepkisi ve soruların hepsini topluca bağırarak cevaplaması da nereye düştüm ben tepkisini verdirtiyor insana.
    (re offender, 16.05.2009 17:09)
  15. ömrümü bitiren türkçe dersi etkinliği.
    (sugibiazizol, 16.05.2009 17:19)
  16. "soprano sesimle "haaayıııııır" cevabını adeta haykırmak istediğim sualdir.
    üniversite yıllarımın hiçbirinden birşey anlamadığım için toptan "okuduk ama anlamadık" diyebilirim.
    bir elde beş parmak, bir insanda iki el olurdu ama biz hep 80 parmaklı olmaya çalıştık, olmak zorunda bırakıldık.
    okuduğumuzu da anlamadık itü, sen bizden ne istediiiiiiiin....diye haykırmak isterim, yapmadım da değil.

    hayır en çok da "okuduğumuzu anladık mı?" sorusuna asla gurura yedirilip de verilmeyen "hayır" cevabını vermiş olduk. salak olduk. idiot olduk. ona yanarım."


    -yazar burda kime sesleniyor?
    -.....
    -çocuklar okuduğumuzu anladık mı öncelikle.
    -eeeevvveeeet!
    (durugörü, 17.05.2009 00:41)
  17. okuyup anlamamaktansa, okumamak yeğdir. okumayan insan bir tercih yapmıştır, okuduğunu anlamayan ise yaptığı tercihi içselleştirdiğini zanneder.
    (scherzi, 15.06.2009 16:54)
  18. (bkz: yanlış bölümde okuduğunu anlamak)
    (nedensiz, 27.10.2009 15:53)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil