|
|
- dil konusunda referans noktasını şaşırılmasıdır.zira oktay sinanoğlu bir dil uzmanı değildir. fizik,kimya,biyoloji alanında referans alınabilecek bir şahıs olan oktay sinanoğlu, tamamen kendi iyi niyeti ile dil konusunda açıklamalar yapmakta, fakat birçok noktada açıklamaları yetersiz kalmaktadır.bu konuda daha sağlıklı bilgiler için;
(bkz: ahmet kabaklı)
(bkz: ahmet hamdi tanpınar)
(bkz: yavuz bülent bakiler)
(bkz: peyami safa)
- izlenen bir televizyon programından sonra farkına varılan yanılgıdır.oktay hocanın tüm iyi niyetine karşın dil konusunda bir uzman olmadığının anlaşılması ile ortaya çıkan yanılgıdır.dil konusunda hüküm verebilecek yetiye , akademik birikime sahip, ömrünü türk diline adamış insanlarla karşılaştırıldığında oktay hocanın doğal olarak yetersiz kaldığının anlaşılması ile ortaya çıkmış yanılgıdır.
- üniversite kelimesine evrenkent önermesini yaptığını okuduğum anda farkına vardığım yanılgıdır, iyi niyetli bir bilim adamı, diline ve milletine aşık ama dil bilimci değildir kendisi. varlığı ve dil konusundaki çalışmaları kamuoyunu uyanık tutmaktadır, sırf bu bile yeterlidir ayakta alkışlamak için.
(dbk21, 12.11.2007 22:05)
- yaptığı açıklamalar - en azından benim okuduklarımda - dilbilimci olmak ya da olmamakla değil zaten bilimadamı olmakla ilgilidir , bilim dili ile ana dilin aynı olması durumunun bilime olan katkısı ve tam tersi durumların insanların üzerinde yarattığı önyargı üzerinde durmasını vurgular.bilimin dilinin bilimadamları üzerindeki etkisine bir dilbilimciden daha iyi yanaştığı kanısındayım.
- oktay sinanoğlu'nun 1999'dan sonra yazdığı yanlış saymadıysam 3 makale dışında herhangi bir türkçe bilimsel makalesi olsaydı, "bilim dili türkçe" sloganlı oktay sinanoğlu konusundaki bu yanılgım belki olmazdı.
türk aynştaynına gelince iyi, bilim dili türkçe diye televizyon programlarında masaya yumruğu vururken iyi ama 1999'a kadar türkçe bilim yok, ondan sonra da 3 tane 5 tane şey yaz çık. çünkü vazifen kimya değil, ulusalcı örgütlemek. "dünyanın en genç profesörü" palavrası yaymak.
bir de biyografisinde "lisedeyken atatürk resminde yansımamı gördüm, bir gün ülkeme dönüp onlara gününü göstereceğim dedim" gibi sözler vardı. gözleri bu sözlerle buğulanan çok kimse tanıyorum. ama hiçbiri niye dönüp emperyalizme gününü göstermek için bu kadar yaşlanmayı beklediğini sormuyor.
hiç gelmeseydin abi, yaş yetmiş iş bitmiş zaten. ne diye zahmet ettin yahu?
(uzun zamandır giydirmiyordum amcaya, rahatladım.)
- (bkz: @1787170)
- en basit örnekle, üniversiteye evrenkent demiş olmakla kelimeyi türkçeleştirdiğini, kent kelimesinin türkçe olduğunu sanma yanılgısıdır. ha fransızcadan gelen universite tü kaka, iran kökenli soğdcadan gelen kent cici ise bilemem. en genç profesör yanılgısına ise hiç girmiyorum.
http://tr.wikipedia.org/...
|