ephieste arkadaşın koplaya yapıştır yapmak için faydalandığı, aynı zamanda yöneticisi olduğum sinanoglu.net 'in yapımının esin kaynağı. büyük türk yüce insan...
bilim ve gönül ikiisini çok güzel bir şekilde harmanlayan, hayattaki herşeyin bir matematiği olduğunu savunan, ve olaylara matematikse4l açıdan bakabilen güzel insan...
itü'nün %30 yabancı dile geçmesinden sonra yıldız teknikte hocalık yapmaya başlayan çok üstün zeka. 'benden çocuklara kuantumu ingilizce anlatmamı istiyolar, daha türkçesi anlamıyolarki ingilizcesini anlasınlar.' demişliği de vardır.
tartışmasız türkiyenin yetiştirdiği en önemli bilim adamı. türkçe ile ilgili düşüncelerinin çoğuna katılmakla birlikte bazı konuları gereğinden fazla abartıp komplo teorisi haline getirdiğini düşünüyorum. yazdığı kitaplara gelince üçte birini okumanız yeterlidir keza geri kalanı da aynı şeylerin tekrarından oluşur. şahsen bir bilim adamı olan bir insandan kahve ağzıyla yazılmış karman çorman bir kitaptan ziyade derli toplu daha bilimsel eserler beklerdim. türklüğü ve türkçeyi övmek adına çoğu zaman aşırıya kaçması diğer dillere ve milletlere hakaret derecesinde ithamlarda bulunması da kabul edilebilir değil.
eğitim dilinin türkçe olması gerektiği konusundaki hassasiyeti gerçekten taktire değer bir tavır. özellikle akademik dünyada bu derece etkili birinin yüsek sesle bunu dile getirmesi de oldukça hayırlı. ancak anadilde eğitim çok basit bir mantıkla açıklanabilecek, açık ve net bir gerekliliktir. gene bunun için binbir tane komplo teorisi üretmeye gerek yok. bu kadar abartılı yaklaşımlar amaç doğru olsa da ters tepebilir.
türkçe ve türkiye için yıllarını vermesine rağmen hala kitaplarını okumamış ve kendisini tanımayan insanların olduğu büyük kişilik. türkiyede kalsa sağda solda ufak konferanslar vermekten ileri gidemeyeceğini bilen, amerikaya giderek vatanına hizmet etmenin daha karlı olduğunu düşünen ve buna göre davranan yüce şahsiyet.
yale üniversitesinde 26 yaşında profesörlük ünvanını almış , kimya , biyoloji , fizik , matematik gibi temel bilimlerde birçok bilimsel makalesi olan , 3 kez nobele aday gösterilmiş bilim adamımız.
izlediğim röportajlarında aşırı heyecanlı olduğunu gözlemlediğim, aşırı zekadan mı yoksa tamam, ben senin geçtiğin yollardan geçtim, ne diyeceğini zaten biliyorum tarzında bir tavırdan mı kaynaklandığını anlayamadığım dinleme sorununa sahip, mantıklı bir konudan yola çıkıp, aşırı idealist tavırlarıyla işi saptıran ve sırf bu nedenle söylemlerindeki bazı haklı noktaları da gözden kaçırmamıza sebep olan bilimadamı.
27 mart günü, eskişehir tren garında yaşanmış hadisede bir bilim adamı ve profesör olarak kendinden beklenmeyen davranışlar sergilemiştir oktay sinanoğlu. bütün treni bekledigi zaman boyunca etrafındaki insanlara nutuklar atan oktay bey, trene bindikten sonra bile kapıya gelerek, tren hareket etmeye başlayana kadar nutkuna devam etmiştir. adını bilim adamlığı ile duyuran bir insanın; bu kadar pozitif bir alanda başarısının ardından, çoğu toplumsal olay ve dile subjektif yaklaşımı ise tarafımdan garipsenmektedir. orada bulunan yaşlı bir amcanın yaptığı yorum ise hayli ilginçti; kendisine seslenerek kendini peygamber mi zannediyorsun dedi. cidden de öyle bir havadaydı kendisi. etrafındaki müritlerinin ise arda kalır yanı yoktu; hocam büyüksün, sana uzanan eller kırılsın gibi cümleler işittim zira.
not: dilcilerden eksi oyları bekliyorum evet.