|
|
- "güzel şeyler düşünmeme rağmen
ağlamak geliyor içimden"
demiş şairdir.
- oktay rifat ın pek bilinmeyen bir yanı da ressamlığıdır.
o, resmi, şiiri besleyen sanatlardan biri olarak değerlendirmiştir.
- "başkaları gitmiş olurdu,gidince;
bir sen yakınsın uzakta kalınca. "
diyerek nice yüreklere tercüman olmuştur.
- soyadı "horozcu" olan bir garip şair... "eski zaman aşığı", şiirlerinden biridir; sade ve pek güzeldir.
- insanları itmemizin nedenini kimse bilmez
yakar ruhları parmaklarımızı, atarız
tütün basarız boşalan yerlerine
cam bir çocuk bırakırız gözlerinde
günbatımı, boş bir kutu, ya da negentes
- boğazından lıkır lıkır geçen
şu suyun kıymetini bil
nedir ki bu mavilik deme
pencereden görebildiğin kadar
göğün kıymetini bil
kıymetini bil çiçek açmış bademin
güneşli odanın çamurlu sokağın
beyazın siyahın yeşilin
pembenin kıymetini bil
dirilik öyle bir şey yürekte
sevinçle çırpınır
kavak yelleri eser insanın başında
insanoğlu kızar öfkelenir savaşır
halk için girişilen savaşta
o korkulu sevincin
öfkenin kıymetini bil
bil ki bu
budur işte
güneş yalnız dirileri ısıtır
güneşin kıymetini bil...
- oktay rifat'ı bir ara en çok etkileyen şair jules supervielle olmuş. en azından, oktay rifat çok severmiş o şairi. ama hiçbir yazısında sözünü ettiğini anımsamıyorum.
cemal süreya \ 19. gün
- diğer garipçiler'e nazaran şiirleri daha bir muhaliftir. bir nevi rocker tarzına sahiptir mısraları. orhan veli gibi kolay içimli tekirdağ rakısı kıvamında yazma gayesi gütmez pek. ya da melih cevdet gibi küskün ve kırılgan değildir. söyleyeceğini direkt söyler
"ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
boğazımda düğümleniyorsa lokma,
buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
denize bile iştahsız bakıyorsam,
hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
bu darağacı suratlı toplum!"
|