eeb fakültesi içinci sınıflarının çoğunun aldığı ders.20 aralık itibariyle sınavı vardır.dersler takip edilmezse asla yapılamayacak kadar zor ve gereksiz bir derstir kendileri takip ettikte neoldu?...
bgn 811 bin küsür öğrencinin katıldığı sınavdır.
sınava girenlerin heyecandan öldüğü,üniversite gençliğininse daha alacağınız çook yol var dediği,eğitim sisteminde ilk kulvarı oluşturur.
bugün sonuçları açıklanmış, istanbuldan iki öğrencinin full çektiği, 46 bin öğrencininse 0 puan aldığı sınavdır.
biri kız, biri erkek olarak birinci olan kardeşlerimiz "bilgisayar oynadım, oyun oynadım, gezdim, tozdum, herşeyi de yaptım ama planlı çalıştım." klasik yorumlarıyla tv de boy göstermişlerdir.
fatih dersanesi erkek öğrencimiz birinci olacağını bilerek sınav açıklanmadan nasıl birinci olduğuna dair açıklamayı önceden yapmış ve bunu kameraya almış kasedi tvlere göndermiştir.
üzerinde milli eğitim bakanı çalışanlarının eğitimde fırsat eşitliğinden bihaber olduğunu kanıtlayan değişiklikler yapılmış sınavdır. şimdi sen o sınava ingilizceyi hangi akla hizmet koyuyosun. özel okulda ingilizceyi 15 kişilik sınıfta öğrenen var 70 kişilik sınıfta öğrenmeye çalışan var. davranış puanı ve karne ortalaması zaten evlere şenlik değişiklikler.artık hiçbir öğrencinin karnesine 3 ten aşağı not gelmez...
bu sene azerbeycanda da aynı sorularla yapılan sınavda hem burda hem orda saat 10 da başlamasıyla gülmekten kırdıran sınav.yahu kardeşim insan bi düşünür saat farkı var boylamı var şusu var busu var be kardeşim.
halı sahalardan, bilgisayar başından, sinemalardan alınıp bir güzel dershaneye kaydedilen yüzbinlerce çocuk. evet çoğu çocuk.. çünkü benim gibi bu sınavın önemini anlayamayıp, sorumsuzca günde 30 soru bile çözmeyen kişiler çocuktur. asıl kaybettiğim an herşeyi anlamıştım, şimdi düz lisede daha ilk sınıfta birinci olduk ama neye yarar.. yan tarafta anadolu lisesi var. yukarda da allah var.
eğer bu yazıyı oks'ye girmeden önce okuyan kişiler varsa, onlara tek söyleyeceğim, sabah akşam çalışsınlar. kazandığınız zaman ki mutluluk ve kaybedeceğiniz zamanki hayal kırıklığı çoğu şeye değiyor..
öss'de aynı hatayı kesinlikle yapmayacağım, yemin ederim. yemin ederiz..
benim zamanımda adı lgs olan sınav.kazanamadım ve ne değişti?
çok daha fazla çaba sarfetmem gerekti
süper liseye şişirme notlarla gelmiş birsürü bilgisiz arkadaşla aynı sınıfı paylaşmanın ezikliğini yaşadım
anadolu lisesini kazanan ve görgüsüzlükte sınır tanımayan bazı insancıkların aşağılayıcı tutumlarına maruz kaldım ve bunun sonucunda feci hırs yapıp bu insancıklara öss'de fark attım.
4 sene boyunca dershane dahil birçok yerde ilk etapta benden öyle büyük şeyler beklenmedi.
kazanamazsanız dünyanın sonu değil ey sevgili kardeşlerim,
olumsuzluklar her zaman kötü sonuçlar doğurmaz bazen itici bir güç olurlar sizi iyi yerlere götüren.hiçbir zaman kompleksleriniz olmasın,kompleksli ve sizden şu an için daha üstün gözüken zavallıları da takmayın takarsanız da gün gelip de onlardan daha iyi yerlere geldiğinizde onların yüzünde oluşan ifadeyi düşünün.ben hep bunu düşünmüştüm gerçi o gün geldiğinde bunun hiçbir önemi olmadığını,hatta yaptığımın en az onlarınki kadar büyük bi eşeklik olduğunu anladım ama sonuçta işime yaradı.sonuç olarak nerede olursanız olun iyi şeyler yapmak elinizde ama anadolu lisesi özellikle fen lisesi müthiş bir avantaj sağlar.üstelik şu an süper lise diye birşey de yok hepten çuvallarsınız.hiçbir fark yok diyen denyolara da inanmayın.ya nazar değmesin diye,ya kazanamamanın verdiği hayal kırıklığıyla,ya da ben geldim ama takmıyorum bak demek için söylüyorlardır.oturun çalışın lan veletler,işiniz ne
toplamda 100'de 100 doğru yapan 200 küsür öğrencinin olduğu söylendi. bunlardan sadece 97'si aynı zamanda okul birincisi olduğu için bunlar 1. olarak gösterildi.
böyle çok fazla 1. çıkınca da milli eğitim bakanı televizyonlarda "bakın artık dersaneye gitmeye gerek yok, sorular çok kolay bundan sonra" demeye getirdi lafı. oysaki hiç mi farkında değil bu tip sınavların kolay veya zor olmasının hiçbir öneminin olmadığının? bu sınavların amacı bir sıralama yapmaktır. eğer kontenjan az, girmek isteyen öğrenci fazla ise sınav yapılır, bu sınav sonucuna göre bir sıralama yapılır ve öğrenciler bu sıralamaya göre yerleştirilir. sorular zor olursa, herkes için zor olur, puanlar düşer, ama hangi okula kaçıncı sırada giren hep bellidir aşağı yukarı. sorular kolay olduğu zaman da puanlar yükselir, bu seneki gibi bir sürü full çeken çıkar. şimdi nolucak? eleyici soru olmadığı için bu sene birçok öğrenci doğum tarihine göre sıralanacak, sırf daha erken doğduğu için bazı okullara giremeyecek. üst sıralarda bir sürü yığılma olacak. ilk 500'e girenlerin ancak girebildiği galatasaray lisesi, ilk 900'e girenlerin girebildiği istanbul lisesi gibi okullar bundan sonra sadece full çekenleri mi alacaktır? hatta bu böyle giderse bundan sonra full çekmek de yetmeyecek, aynı zamanda okul birincisi olmak ve rakiplerinize göre daha geç bir tarihte doğmuş olmanız(yani yaşça küçük olmanız) gerekecektir.
milli eğitim bakanı olması uygun görülen bir kişinin bütün bunları bilmeyerek sırf "artık dersanelere ihtiyaç kalmadı" demek için öğrencileri bu duruma getirmek ne kadar doğrudur? o zaman öyle bir sınav yap ki herkes full çeksin, sadece doğum tarihlerine göre sıralansınlar. bu tip sınavlarda amaç eleyici olmak ve sağlıklı bir sıralama yapabilmektir. dersaneye ihtiyaç duyulmaması için kolay soru sorulmaz, okul derslerine uygun sorular sorulur, ama bu sorular içerisinde zor ve eleyici sorular da eklenir.