90'larda sıkışıp kalmış insanların ne bugüne ayak uydurabilmelerinin, ne de tam olarak geçmişe dönebilmelerinin sıkıntısıdır bu albüm. roger waters istediğini söyleye dursun, thom yorke, waters'ın beğenmediği o ağlak sesiyle benzersiz yaralayıcı bir ilacı gelip tam önümüze bıraktı. battığımızın, ıslandığımızın, fakat gene de hala dilimizde daha mühim, daha yüce, eskiye, sıkışıp kalmışlığa dair bir şeylerin kaldığının farkında olan albüm.
the wall'daki gibi bir düşüş değil. kendi kendini en sonunda mahkemeye çıkarmayacaktır computer ve ki,
kashmir kadar da temiz değil istekleri ve ki,
sheer heart attack kadar bir bohem melankolinin tadını çıkarabilecek denli kendinde de değil, fakat dedim ya, 90'larda sıkışıp kalmaktı ok computer. 21. yüzyıla hazır omamaktı. pink floyd'un '
duvar'ı ile sevişmeyi denemek gibiydi.
güneşimiz neondu bizim. neondan yağmurlar, neondan öpüşmeler, neondan huzursuzluklar. gökkuşağı neondan. dinimiz yarabbim 1984 amin.