|
|
- radiohead'in üçüncü stüdyo albümü. 1984 ten esinlenip yazıldığına dair söylentiler vardır.
- radiohead i çok sevmemekle birlikte albümleri içinden en çok hoşuma gidenidir. hele ki paranoid android derin etki bırakmıştır bünyemde.
- radiohead'in 3. albümü. elektronik izler taşımaya başlasa da eski rock tarihine bir saygı duruşu olarak da kabul edilebilecek olan, içindeki her şarkının klasik değerine sahip olduğu, çok karmaşık ve bir o kadar da anlamlarla dolu cd kitapçığı * ve şarkı sözleri bulunan, george orwell'in 1984 adlı klasiğiyle bir çok bağlantısı olan bana da bu kadar uzun cümle kurduran sanat şaheseri, state of art.
- paranoid android şarkısı akıldan çıkmayan 1997 tarihli radiohead albümü.
diskografi :
(bkz. airbag)
(bkz. paranoid android)
(bkz. subterranean homesick alien)
(bkz. exit music(for a film))
(bkz. let down)
(bkz. karma police)
(bkz. fitter happier)
(bkz. electioneering)
(bkz. climbing up the walls)
(bkz. no surprises)
(bkz. lucky)
(bkz. the tourist)(azureel, 13.08.2004 12:18 ~ 12:27)
- her parçası konservatuarlarda ders olarak işletilmesi gereken albümdür kendileri.
tanıştıralım. ok computer - okuyucu, okuyucu - ok computer
- radiohead'in gönüllerde taht kuran "rock böyle de pekala yapılır" diyen süper albümü.
- vakti zamanında ömrümden ömür yemiş olan albüm...
- fitter,happier,more productive
comfortable
on sundays ring road supermarket
fond but not in love
still kisses with saliva
a pig in a cage on antibiotics
radiohead-ok computer
şeklinde tanımlanabilir.
- (bkz: strung out on ok computer)
- radiohead'i zirveye taşıyan albüm.rock tarihinin ilk 10 una rahatça girebilicek yıllarcada dinlenebilicek olağanüstü başyapıt.
- 1984'den esinlenerek yazılmıştır dedikodusu ne kadar doğrudur bilinmez ama 1984 okurken arka planda en iyi giden albümlerden biri olduğu su götürmez bir gerçektir kanımca.. bir diğeri de şudur hatta:
(bkz: mezzanine)
(bkz: massive attack)
- grammy ödüllü radiohead'in üçüncü stüdyo albümü. paranoid android adlı şarkı lise yıllarımın vazgeçilmeziydi. kesinlikle en iyi radiohead albümü. sürekli dinleyecim ender albümlerden biri.
- radiohead'i radiohead yapan albümdür. bir de bunun turnesi vardır ki meeting people is easy dvd'sinde belgesel gibi izleyiciye sunulmuştur.
radiohead'in üçüncü stüdyo albümü olmakla beraber pablo honey ve the bends'den oldukça farklı bir yapıdadır.
- roger waters kendisine radiohead'in pink floyd'un devamı olarak görüldüğü ve onun bu işe bakışının ne olduğu sorulduğunda "en iyi albümleri olarak gösterilen ok computer'ı dinledim ve çok zayıf bir albüm olduğunu düşünüyorum, bizimle hiçbir alaka kuramadım" demiştir. tabii roger waters kendi imalatından başka müzikleri şimdiye değin beğenmiş midir, bu soruyu kendisine sormak daha akıllıcadır.
- baharı iliklerinize kadar hissetiğiniz bir günde bile dinlediğinizde sizi alıp kasvetli bir sonbahar ortasına atacak olan depresif albüm.ayrıca bir çok müzik dergisi tarafından yapılan en iyi yüz albüm sıralamasında çoğu kez kafaya oynamıştır.hatta rollda okuduğum malt röportajında cenk'in söylediğine göre albüm çıkarmasına sebep gruptur.(bkz: malt)
- hayatımı değiştirmedi.
ben değişirken girdi hayatıma.
böyle bir zamanda karşılaşırsan ok computer'la, gideceğin yön değişebiliyor. öyle bir sanat eseridir işte...
- (bkz: nigel godrich)
- yıllardır radiohead'i uzaktan takip eden bir müzik sever olarak, bugün 1984'ü bitirmenin şerefine winamp'e koyup dinlemeye başladığımda ne kadar güzel bir şey olduğunu farkettim. şarkıların güzelliği bir yana, sıralanışları bile güzel. seni bilmeden geçen günlerin m.k.
- 90'larda sıkışıp kalmış insanların ne bugüne ayak uydurabilmelerinin, ne de tam olarak geçmişe dönebilmelerinin sıkıntısıdır bu albüm. roger waters istediğini söyleye dursun, thom yorke, waters'ın beğenmediği o ağlak sesiyle benzersiz yaralayıcı bir ilacı gelip tam önümüze bıraktı. battığımızın, ıslandığımızın, fakat gene de hala dilimizde daha mühim, daha yüce, eskiye, sıkışıp kalmışlığa dair bir şeylerin kaldığının farkında olan albüm.
the wall'daki gibi bir düşüş değil. kendi kendini en sonunda mahkemeye çıkarmayacaktır computer ve ki, kashmir kadar da temiz değil istekleri ve ki, sheer heart attack kadar bir bohem melankolinin tadını çıkarabilecek denli kendinde de değil, fakat dedim ya, 90'larda sıkışıp kalmaktı ok computer. 21. yüzyıla hazır omamaktı. pink floyd'un 'duvar'ı ile sevişmeyi denemek gibiydi.
güneşimiz neondu bizim. neondan yağmurlar, neondan öpüşmeler, neondan huzursuzluklar. gökkuşağı neondan. dinimiz yarabbim 1984 amin.
|