kafamdaki odtülü imajını oluşturan şöle bir olay gerçekleşmiştir.
yer: antalya, uluslararası cevher hazırlama sempozyumu
sempozyumu düzenleyen: odtü
öncelikle şu bilgiyi veriyim: odtü'lü maden mühendisleri bizim bölümün gereksiz olduğunu düşünmektedir. (ama şunu da gördüm ki sempozyumda konuştuğumuz 5 kişiden 4 ü çok güzel bölüm, gerekli vs gibi şeyler derken bir tek odtü lüler gereksiz diyordu.)
odtü lülerin itü lü olduğumuz için üstten bakmaları, küçük dağları ben yarattım modundaki davranışları ilk geldiğimiz andan beri vardı. bunu da şu küçük olayla özetliyim..
bir öğretim üyemiz ile sempozyumdaki standları geziyoruz, bir stantda durduk adam (odtü mezunu, hede şirketinin hödesi) sizin bölüm gereksiz dedi. bizde hocamızla buna cevap veriyoruz, o sırada biri geldi, orta yaşlarda oturaklı bir adam, tanıştırdılar, odtü maden mühendisliği hede profesörü diye. o sırada
adam bizim hocamıza senin alanın ne dedi.
1 dk önce tanıdığın bir insana nasıl "sen" diye hitap edebilrsin.
işte bu hitap bile, nasıl kendini beğenmiş insanlar olduklarını göstermektedirler.
ordaki odtü lülerin %99'unda bu davranışları gördük. sadece birinde görmedik, istisani bir durumdu galiba. kendisiyle oturduk, yemek yedik, muhabbet ettik vs. kendisi de odtü'lülerin bu tavırlarından ve itü vs odtüdurumundan şikayetçiydi, biz dalgamıza bakalım diyordu.
odtü'lü derken genelleme yapılmıştır. tabiki bütün odtü'lüler böyle diildir. ama bnm gördüklerimin %98'i böyle.
bu arada ordaki diğer %1 de başka bir tanıdıktır, yanlış yazılmamışır yani.
kendileri hakkında zeka,çalışkanlık....vs hiç şüphem yok.ancak bazı konular dışında....
bahsi geçen odtülü dost bir firmada gayet teknik olmayacak bir iste yeni mezun olarak çalışmaktadır,karşı taraf işe odtüsüz bir okuldan yeni çıkmış mühendis arkadaşımızdır.
odtüsüz:-vayöbne....üç em'de çalışmak isterdim yaf gerçekten eğlenceli olurdu ama türkiye'deki firma üretim yapıyo mu ki leee??
odtülü:-ne ne anlamadım?
odtüsüz:üç em üç yav alla
odtülü: haa ha "tri em" mi?
odtüsüz:brrr....
odtülü:ha sen oraya mühendis olarak alınabileceğini mi sanıyorsun?
odtüsüz:vayy,br,,çiş,hnmdfms..........
odtülü:ama iyi para veriyolar ordaaa
efendim bu mevzu odtülü arkadaşımızın para kaygısı üzerine sürüp gitti.vel hasıl kelam hem mühendislik ünvanına kendi çapında bir yaklaşım sergiledi,hem türkçe konuşanı aşağıladı,hem de paragözlüğünü saklayamadı.
her neyse örnekleri çoğaltalım.
bir gün türkiye'ye ilk defa gelen ve ağzı şaşkınlıktan kapanamayan ispanyol bir arkadaş ile odtülü bir dostla denize nazır soluklanmak için oturulur.
odtülü arkadaş,odtüsüz arkadaş ve ispanyol arkadaş limonatalarını içerek birlikte olmaktan memnun olduklarını dile getirirler.
ve birden ilginç biçimde birkaç dakika geçmeden odtülü arkadaş ile odtüsüz arkadaş arasında bir afedersiniz "sidik yarışı" başlar.orda,burda çalışmış,okumuş odtülü arkadaşa kimse laf etmemektedir;fakat kendisi odtüsüz arkadaşa ardı arkası gelmeyen sorula sorar.
_e, ne yapıcaksın,okul bitti mi?
-nereye gideceksin?
-e, şimdi ne yapıyorsun?
cevaplar verilir,ama kılıçlar çoktan çekilmiştir odtülü arkadaş pes etmez devam eder.arkada unutulan zavallı ispanyol arkadaş ki mühendistir,kendince güler geçer ve odtülü orada bırakılıp uzaklaşılır.
odtüsüz arkadaş harvard mezunu olsa ne olacaktı,bilemiyorum.ama bazen sadece para kazanmak için okudukları izlenimine kapılıyor ve dünyayı odtüden ibaret gördüklerini düşünüyorum.
hatta bazen öyle düşünüyorum ki bu arkadaşlar başka elemeler de olsa idi odtüye alınırlar mıydı?öss'ye o kadar odaklanmışlar ki yüksek puan alınca,kendilerini ilginç bir sosyal konumda görüyolar.halbuki yaratıcılık,neyi bilmen gerektiği durumlarda daha önemli.ve bunu da hiç bir okul vermediği gibi hiç bir sınav da ölçmüyor.
ayrıca o derece iyi bir teknik eğitimden çıkıp niye teknik olmayan işlerde çalışıyorsun ve kaynakları boşa harcıyorsun,belki daha hevesli gençler var...
şimdi bu örnekleri çoğaltmak hatta hal ve tavırları copy paste etmek mümkün.nedeni anlaşılamayan bir odtülü sendromundan söz edebilir ama genelleme yapılamaz.
fakat şurdan bu sendroma tutulmuş güzel arkadaşlara lafım şu ki;"bre kardeşim iki puan yüksek alıyosun diye,bi sen mi zekisin be!!!!......"
ingilizce eğitimi veren yabancı diller yüksek okulu, 5 fakülte, 93 yüksek lisans ve 61 doktora programının yürütüldüğü 5 enstitü, kuzey kıbrıs kampüsü'ne bağlı 12 lisans programına devam etmekte olan öğrenciler ve tabii ki yine bunlardan mezun olmuş bilmemkaç insan daha düşünüldüğünde, odtülüleri herhangi bir genellemeye tabi tutmak birazcık zorlamadır.
bir genelleme yapılacaksa da sağlıklı bir örneklem oluşturulduktan sonra yapılmalıdır.
itülüden tiksinmeyen insandır muhtemelen. bir itülünün kendine beslediği nefreti ve önyargıyı gördüğünde şaşıran, "ulan on numara mühendis olsan ne olur, kompleksini yen de gel" diyen insan da olabilir.
bir odtülü olarak vatdafak diyeyim de genellemenize katkıda bulunayım.
odtü mezunu olan insan evladıdır, ayrıca bahsi geçen hayvan benim, ve tabi bundan gurur duyuyorum. başka üniversiteleri beğenmez doğrudur, ama bi gidip kampüsü mekanı gören de başka üniversite severse ben ona ne diyeyim. akademik başarıya kafam girsin, başka hangi üniversitede prezervatif hayratı var, başka hangi üniversitenin kampüsünde hayvanlar gibi devrim yazan üniversite stadyumu vardır, başka hangi üniversite de bahar şenliklerinde yirmi beş bin sarhoş genç olur, he diyen beri gelsin.
doğulmayıp , sonradan olunan bir şey olmasına rağmen neden bu kadar abartıldığını anlamadığım şeydir. tamam içlerinden çok üstün yeteneklerini üstün insanlıklarıyla taçlandıranlar olsa da bunlar diğer üniversitelerde de çıkıyor anam babam.yani odtülü olmak acayip zeki , başarıdan yıkılan adam olmayı gerektirmiyor.
ayrıca adam odtüde kıytırık bir bölümde okuyup , itü endüstri mühendisliğinde okuyanı aşağılarcasına bok atarcasına konuşuyor , anlayamıyorum yani okulun adı insanları sınıflamada bu kadar önemli mi.
yani bilmiyorum ama önemli olan odtülü olmaktan çok bu sıfatı hak etmek , içini gerzekçe kıyaslamalarla boşaltmamak gibi geliyor.
bok atıldıkça altının değerinden kaybetmediğinin ispatıdır. kafası boş bir sürü adamın, olduktan sonra kendi kendine iş yapma becerisi kazandığının ispatıdır. neyin ne olduğunu bilmeyen boşlukla tartışmayla zaman kaybetmeyi de sevmeyendir. kendinden başkasının ne olduğuna bakıp ona değer vermeyendir. tanımadan kimseye durduğu yerden bok atmayandır, efendi olmaya çalışan ama inceden sinir yapandır da aynı zamanda. bu da az bişi boş kafalı olduğunun ispatıdır zannımca.
an itibarı ile kafası güzel olandır da bunlarla birlikte.
birtakım sözlük yazarları bunların hepsini tanıyorumuş anladığım kadarıyla. öyle güzel genellemişler. hepsiyle tanışmış onların akademik birikimlerini ölçmüş mesleki başarılarına vakıf olmuşlar. hatta pratik zekaya sahip olup olmadıklarını bile anlamış bizim yazarlar. helal olsun. binlerce insandan bahsediyoruz arkadaşım. bunların içinde senin bahsettiğinden çok daha boktan adamlar olduğu gibi; pratik zekasıyla, akademik bilgisiyle, mesleki başarısıyla götünden tespit sallayanların ağzına sıçacak adamlar da vardır. ha sen oturduğun yerden böyle bir popülasyonun tamamını kapsayacak şekilde işkembeden genelleme uyduruyorsan, yerim ben senin türkiye de tek olduğunu iddia ettiğin okulundan aldığın eğitimini de pratik zekanı da.
edit : (bkz: @3815008) bak görüyomusun ben de o güruha katıldım.*
uzerlerinden çok güzel dalyaraklik yapılıyor gördüğüm üzere. paragöz, kompleksli, amerikan uşağı gibi yakıştırmalar var. yakıştıramadım. kendi adıma, bilkent ve bogazicini akademik anlamda daha başarılı buluyor olsam da odtu'nun ve öğrencilerinin başarıları ortada. niye sik sik ediyorsunuz anlamıyorum.
burda anlatılanların çoğunun yaşanmış şeylerden söylendiğine inanıyorum.
bilmeyen kafasına göre osuran yoktur herhalde. di mi ?
bu yüzden ben de başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum.
geçen cuma işyerinden arkadaşlarla dışarı çıkalım dedik ki bu arkadaşların ikisi de odtülü.
yukarıdaki kötülemelerin hiçbiri bu iki arkadaşım için geçerli değildir diye düşünüyorum.
neyse gittik bir yere ve bunların başka iki arkadaşı daha geldi. onlar da odtülü.
muhabbet geyik geyik ilerlerken sonradan gelenlerden biri dallama gibi konuşmaya başladı.
güya arkadaşlarına söylüyor. "dostum en kısa zamanda çıkmaya bakın ordan. valla bak bu para yetmez size. ben bile bak biliyosunuz sizden çok almama rağmen bana bile yetmiyor. ilerde sorun olacak. gözünüz hep dışarıda olsun"
bu cümlenin noktasına bile dokunmadım.
ve bunun gibi birkaç şey daha konuştu.
kaldı ki "ordan çıkmaya bakın hemen" dediği yer koç holding bünyesinde bir firma.
özellikle isim verdim ki "aa mala bak iyi bir yer diyor. kime göre iyi aq" demeyin diye.
uzatmak istemiyorum. ağzının payını verdim elemanın ama önemli olan şuydu bence.
benim işyerinden arkadaşlarım, bu bahsi geçen odtülünün konuşmalarından utanarak bana baktılar.
arkadaşlarını da bu duruma düşürecek kadar konuşmayı bilmeyenleri, insan olmayanları da var yani.
en başta dediğim gibi. genellemiyorum.
bu tarz insanlar her yerde olur. can sıkan, tilt olunan.
bir boktan anlamayan insanlara bazı yetkiler verildiği zaman, dünyanın en önemli moduna geçerler.
işte bu arkadaş da öyleydi.
tekrar söylüyorum.
genellemiyorum.
ama dellendim ben o gece.
o ayrı.
sadece kuzenimden (yakinen tanıdığım tek odtülü) yola çıkarak söyleyebilirim ki:
işini bir şekilde zamanı gelene kadar bitiren; gırgır, şamata, başkalarının ne yediği, ne içtiğiyle kafayı bozup da bünyede sıkıntısal semptomlardan ileri gelen hcl'i zinhar salgılatmayan insanlardır. genelledim, çok da güzel oldu.
insanların fazlasıyla gözünde büyüttüğü kişilerdir, bir de ilk defa bu sözlükte gördüm, itü'de okuyanların odtü diyince kayışları geriliyor resmen, bunun nedeni nedir bilmem ama odtülülerin itülülerle bir sorunu yok. dünyalı biz dostuz.
boğaziçilinin, itülünün okullarını sevmesi ve okulları ile gurur duyması gayet normal karşılandığı halde; onların bunu yapması saçma, ukalaca, sikik, boktan bir davranışmışcasına göze batan insan topluluğu. en az altıncı nesil kadar genellenmişlerdir, lakin o kadar fazla sayıda ve o kadar çeşitlilerdir ki gelip görmeyenin yorum yapması yasaklanmalıdır. daha geleli bir ay bile olmamıştı ki hayatımda gördüğüm (tv de gördüklerim bile dahil) bütün insan tiplerinin 5 katı kadarıyla karşılaştım.
paragrafın ana fikri: genelleme ve önyargı kakadır.
not gibi: odtü kerhane değil okuldur. düşülmez, tercih edilir.
not gibi2: odtüde ego yükseltici dersler, ilaçlar ya da aletler bulunmaz. bu sebep ile bütün odtülüler alınlarına odtü dövmesi yaptırıp, hacettepe ya da itü civarlarında,at üzerinde, kibirli bakışlarla, ellerinde kırbaçla dolaşıp küçümseyen hakaretler ile diğer sıradan(!) üniversitelerdeki öğrencileri ezmez ve falakaya yatırmazlar.