taktiğe gerek yoktur. kuzenin 2 sene öncesine ait kartı alınır (artık o cüzdanın değişmez bir parçasıdır) cüzdandan çıkarmamak suretiyle gösterilir, paşa paşa girilir.
ne kadar kimliksiz bir taktik bilemiyorum fakat varsa bir arkadaşınızın kimliğini renkli fotokopi çektirin, minibüsle başarıyla gireceksinizdir. kapıdaki güvenlik 5x10 cm boyutunda kırmızı beyaz birşey görmek ister, gerisiyle ilgilenmez pek.
taktiğe gerek yoktur. yayayken böyle kendinizden emin, sanki etrafta güvenlik görevlisi yokmuş gibi bir tavır takınırsanız elinizi kolunuzu sallaya sallaya girebilirsiniz.
tecrübe doğrultusunda; panele geldim, konferans vardı filan demek, güvenlik görevlilerinde bi taraflarına kazık batırmış gibi "olmaaaz, gesin taalimat aldık" türü spontane bi tepki yaratmakta ve haliyle sonuçsuz kalmaktadır.. onun yerine, rak konserine geldik işte bilet ehehe, derseniz rahat rahat girebilirsiniz...
bi de, rastgele bi hocanın adını verip onunla görüşmeye geldiğinizi söyleyebilirsiniz... genelde arayacakmış gibi yapıp, geç bakalım diye yol verirler...
queen tişörtü giyecek, a-1 kapısında görev yapan queensever bıyıklı amcaya, o güzel insana denk düşmeyi umacaksınız. şansınız yaver giderse noam chomsky muamelesi görürsünüz.
otostopla mis gibi girilir efendim.bu odtülüler o kadar süper insanlardır ki baş parmağınızı kaldırıp başınızı hafif sağa doğru büküp acıklı küçük emrah bakışı yaptığınız herhangi bir vesait sizi krallar gibi istediğiniz binaya götürecektir.helekide arabasına bindiğiniz şahıs bir hocaysa sohbet muhabbet devam edersiniz yola,odtülü olmadığınız halde.denenmiştir.
giriş kapısı önünde, büyük ihtimalle okul içerisinde görevli olan ve dolayısı ile arabasında kapı tarafından otomotik olarak okunan bir araca otostop -ik türden el hareketleri yapılır. okula giriş çıkışı hiç de çetrefilli olmayan can -ım odtü çalışanının(öğretmeninden tut da kimine kadarsa işte) hoşgörüsüne sığınılır ve görevlilerin gözlerinin içine baka baka, az evvel attıkları "almam, gözüm üzerinde, sıkıyorsa bir daha dene!" bakışlarına aldırmaksızın haşırt diye girilir.
odtüde okuyan iki arkadaş ve istanbul, eskişehir, bursa'dan gelen 3 öğrenci odtü'ye nasıl girebiliriz diye düşündükten sonra taksiyle gidelim dedik. başkasının kimliği yok tabi bizde. kendi kimliklerimizi gösterelim dedik taksinin içinden. hocam yemedi tabi. taksiden indirdi bizi...biz ık mık derken odtü lü arkadaş hemen çevirdi; bizi göstererek: 'arkadaşlar istanbul, eskişehir, bursa'dan geldiler, kütüphaneye bakacaklar, araştırma için'.. adam izin kağıdı istedi ve arkadaşım bu sefer de: 'bilmiyorduk ki biz kağıt istendiğini, bilseydik alırlardı. o kadar yoldan geldiler şimdi nasıl alsınlar, bir daha ne zaman gelecekler ki...' diyerek bizim içeri girmemizi sağlamıştır...
bahsedilen kimlik odtü kimliğiyse eğer öss kimliksiz giriş için en güzel taktiktir. hatta ilk girişten sonra kimlikli giriş yapar taktiğe ihtiyaç duymazsınız...
mp3 çalar son ses açılır, tercihen gürültülü bir şeyler seçilir (benim favorilerim fear factory ve hatebreed). ardından "ben uçmuşum hocam dünya ne ki hayat ne ki" moduyla baş aşağıda, gözler ifadesiz bir şekilde kapıdan süzülürsünüz. arkanızdan bağırsalar bile o müzik sayesinde duyamazsınız, bu şekilde güvenlik görevlisi arkanızdan koşup yakanıza yapıştığında şaşkın ve uçmuş ifadeniz daha gerçekçi görünür. görevli size acırsa ne ala.
* "dksk ya geldim" taktiği:
"ben dksk ya katılmak için geldim" ya da "okulumun dağcılık klübünden yolladılar beni" derseniz işe yarayabilir.
* hostes valizi taktiği:
dev boyutlu, o çekiştirilen hostes valizleri var ya, onun içine girin. sizi çekiştire çekiştire kampuse soksunlar. (bu taktik elbette sadece sizi çekiştirecek kişi bir odtü öğrencisiyse işe yarar, yoksa ne anladık değil mi?)
ee bunlar da olmazsa helikopterle indirme, tankla ya da panzerle girişme gibi taktikler de var elimizde ama tavsiye edemiyoruz. girmezsiniz, o olur.
gayet bıkkın bir şekilde konferans için geldim demek işe yarıyor efendim.ha ne konsferansı diye de sorarlarsa orası sizin hayalgücünüze kalmış.
en son girdiğimde eşli danslar için geldim demiştim.güvenlik görevlisi de sırf sormak olsun diye çok anlarmış gibi ne tarz dans diye sormuştu.-işin kötüsü ben de dansın d sini bilmem,bilsem belki daha yaratıcı şeyler bulabilirdim- neticede benimle orda 2 tur salsa çevirmesinden çok korktuğum girişimdir.evet.
yeşil çift katlı otobüslere binip girmektir. çünkü cüzdanın içine odtü kimliğine benzer başka bir şey koysanız da dikkatli kontrol yapılmamaktadır bu kapıda. hatta güvenlik görevlisine "ben odtü'den değilim" denilse bile güvenlik ses etmemiştir. başka bir zaman da gene aynı kapıdan el kol sallaya sallaya girilmiştir.
açıklama: radyoodtü, bir hayli eleman çalıştırmakta olan bir kuruluş. türkiye'de 150.000 mehmet yılmaz var olduğu gerçeği düşünülecek olursa, son derece garantici bir yöntemdir.
açıklama: evet, kkm. yamulmuyorsam açılımı kongre kültür merkezi. fakat bu güzide binanın ismini kısaltma biçiminde zikretmek hem kişiye odtülü havasını vermekte büyük etki sahibi olur, hem de karşıdakine özgüvenin dibine vurmuş bir insan portresi çizmeyi sağlar. kkm'de haftanın beş günü bir sergi muhakkak vardır. bu nedenle bu taktik de gayet güvenilirdir. biraz iddaa tahmini tadında oldu ama neyse.
taktik 3- kütüphaneye gireceğim.
açıklama: bu taktiğin işe yaraması, biraz sizin şansınızla, biraz o günkü ziyaretçi sayısıyla, biraz da denk geldiğiniz güvenlik görevlisinin insafıyla ilintilidir. eğer şanslıysanız, bu cümle sizi içeri sokmaya yetecektir. ama kıl bir görevliye denk gelmişseniz, ya da o gün işleri güçleri yoksa; "ne işiniz var kütüphanede?" "neden odtü?" "şimdi, normal şartlarda içeri almıyoruz." gibi bilumum rahatsız edici bahane ile karşılaşabilirsiniz. bu nedenle bu taktik biraz christoph daumvari, 1-0 yenikken üç forvete dönüp maçı 2-1 kazanmayı hedefleyen, ancak 2-0 yenilmeyi de bu vesileyle göze alanlara uygun bir taktiktir. eğer başka birini uygulama şansınız varsa başvurmayın derim.
taktik 4- x günleri etkinliği için geldim.
açıklama: odtü, bu güzeller güzeli okul sosyal aktivitenin ankara'daki doruk noktasıdır- ya da bilkent parlayana dek öyleydi. öğrencilerin faaliyetleri ve topluluklarının sayesinde, sıkça paneller, konserler, konferanslar, sergiler, yürüyüşler bulmanız olasıdır. bu nedenle tarih, yer ve saati iyi kestirir; tarif ederken de çarşı içindeki bir mekanın adını doğru yerde kullanmayı başarırsanız güvenlikten geçmeniz olasıdır. yalnız bu katılacağınız etkinliğin güvenliklerin gıcık olacağı tarzda bir organizasyon olmamasını öneririm, görevliler ziyadesiyle huzursuzlaşabiliyorlar. sonraki girişlerinizi de mimlenerek tehlikeye atmak istmezsiniz. yaşadım oradan biliyorum.
taktik 5- duyarlı ve bilinçli öğrenci profili.
açıklama: burada aslolan, 68 kuşağının ön saflardaki üyelerindenmiş gibi bir maske ve kostümün altına iyi bir oyunculukla girmeyi başarmaktır. şu şekilde yapılır: yüzde mağrur ve güven dolu bir ifade, gözlerde de durdurulmaktan hoşlanmayan bir aktivistin bakışları bulunur. dolmuş, otobüs ya da tabanvay vasıtasıyla içeri girilir. kimlik kontrolü geldiği zaman, görevli yokmuş gibi davranılır. zaten eğer bu rolü iyi oynamışsanız, şüphe çekme ihtimaliniz düşüktür. fakat düşük bir olasılıkla, güvenlik görevlisinin kimliğinizi sorması durumunda, yapmanız gereken: "bir de kimlik mi göstereceğim? bu okul bizim kardeşim. sizden önce bizim sözümüz geçer. bu okul bizim okulumuz" şeklinde cümleleri güzelce kurmaktır. bunun ardından, odtü'nün tarihindeki birer gurur bayrağı olan bu güzel insanları az çok tanıyan güvenlik görevlisi, çok çok yüksek olasılıkla kafa sallayıp geçecektir. ha, adam iyice kıl çıkar da, kimlik görmekte diretirse, başı 154 ile başlayan, altı haneli bir numara söyleyin, ve "yarın sabah burada görüşürüz" diyin. bu da işe yaramazsa bana buradan mesaj atabilirsiniz, memnuniyetle bu giriyi yerim.
bu yöntemlerden biri sizi odtü merkez kampüs a-1 girişinden içeri sokmak için muhtemelen yeterli olacaktır.
not: odtü'yü çok seven, odtülü olmayan ve bu yöntemlerle pek çok kez, o sonbaharda muhteşem bir görünüm alan çift şeritli yoldan giriş yapmış biri olarak, işbu taktiklerin kullanıcılarının işine yaramasından büyük kıvanç duyarım.
sürekli yaptığım taktik: staja geldim. kimse, hangi şirket? kart varmı? gibisinden birşeyler sormadı. işe yarıyor. sadece toplasan 2 kez bu tür sorularlar karşılaşmışımdır. bu durumda da şirket ismi için siemens diyebilirsiniz, akılda kalıcıdır, şekli de koyarsınız. kart içinde, kısa dönem staj yapacaklara şirket kart çıkartmıyor abi diyorsunuz oda halloluyor.
çalışıp öss'de kazanmaktır. evet, en temiz yol budur. "yarraamı temiz yol kolay mı lan orayı kazanmak" dediğinizi duyar gibiyim ama, yapan nasıl yapıyor efendim? ehe..
1- a4(yüzüncüyıl) kapısından geçerken uzaktan ve kendinden emin bir şekilde cüzdanı açıp göstermek.içinde kart olsun ya da olmasın pek önemli değil.worldcard ve kentkart daha makbule geçer.
2- taksiyle girerken -taksiciye tamamen durmamasını söyleyerek- yine boş cüzdan göstermek.
3- dolmuşla girerken kendini biraz da acındırarak bankaya geldiğinizi söylemek.hatta abartıp bankanın yerini sormak.görevliye teşekkür etmek.
4- dolmuştan a1 de inmek ve danışmaya gidiyormuş gibi yaparak sola kıvrılmak.işte içerdesiniz.isterseniz yürürsünüz isterseniz bir sonraki dolmuşa binersiniz.
5- yürürken şimdi cüzdanı çıkarmak da çok zor iş ya triplerine girmek.eliniz cebinizdeyken yürüyüp geçmek.o arada zaten başkaları geldiği için sizi unutuyorlar.
6- ben odtükentte oturuyorum demek.üstüne görevliden bir de selam alırsınız.
bunların bazısını denemiş olmak için denedim bazılarına da şahit oldum.hepsi işe yarayan taktikler.
otomobille gidince de bir şekilde giriliyor, kardeşimi alcam, arkadaşı bırakcam vs. ancak şenlik zamanında alkollü içecekleri bir şekilde bulup alabiliyorlar ama tabi sen yine giriyorsun. zaten arıza çıkartmaya kalksa ona da misafir kartı veriyor arabaya, öğrenci kimliği olsun olmasın veriyor onu da. nasıl bir şey anlamış değilim yani
a1 kapısından her girişimde elimi kolumu sallayarak girerim, şimdiye kadar sadece 1 kez kimlik sordular ona da "teknokent" dedim geçtim. ama tabi hep sabah gittiğim için yoğunluktan dolayı hep pas geçiliyorda olabiliri ya da ortamda fazla uzun olmamasından adamlar beni fotoğrafik hafızaya almışlardır diyede düşünüyorum.
öğrenci ya da personel değilseniz zaten girmeyin boşverin.