deprem mühendisliğinde, bir
fay hattı üzerinde
depremlerin zamanla bir yönden diğer yöne ilerlediğini öne süren
hipotez. büyük depremlerden sonra televizyonlarda duyulan "fayların birbirini tetiklemesi" hadisesi aşağı yukarı odak göçüyle iç içedir.
odak göçü için örnekler verelim:
1939'da büyük erzincan depremi sonrası kuzey anadolu fay hattı üzerinde büyük depremlerin zamanla batıya doğru kaydığı görülmüştür. arada vuku bulan tosya-ladik depremi gibi daha batıda olan depremler bu hipotezi doğrular gibi görünürler.
bu durum 1992'deki erzincan depremi'ne kadar böyle devam etti. depremlerin odağı batıya doğru gidiyorken erzincan depremi araya sıkıştı ve hipotez zırhtaki ilk çatlağı verdi.
ancak, burada unutulmaması gereken bir şey var: erzincan, üç büyük levhanın (anadolu levhası, arap levhası, avrasya levhası) birleştiği, 3 kilometre derinliğe kadar sağlam kayaç bulunmayan bir birleşim noktasında bulunmaktadır. dolayısıyla, erzincan'ın kaderini tek fay belirlemez; erzincan aradan kısmen çıkarılabilir.
bu bilgi ışığında zaman ve mekân yolculuğumuza devam edersek, karşımıza tarihimizin en büyük depremlerinden biri çıkar:
17 ağustos 1999 marmara depremi.
sonuç: odak göçü halen bir hipotezdir. uzun süre de hipotez kalacak gibi görünmektedir. ancak, bizi olası istanbul depremi hususunda endişelendirebilecek kadar da iyi işleyen bir hipotezdir. zira, marmara'daki
kuzey anadolu fayı'nın sonraki durağı belli:
istanbul.