ağızlık bölümünde birbirine yapışık, ortası soluk geçmesi için aralıklı iki kamışı olan bu çalgıyı çalabilmek için dudakların ince, nazik, dişlerin düzgün ve eksiksiz (ön dişler) olması, aranılan özellikler arasındadır. kamış bölümü ağza alınır, sol el yukarıda ve sağ el aşağıda ses deliklerini kapatacak biçimde az eğimli olarak, yere doğru tutularak çalınmaktadır. bu çalgıya başlamak için, onbeş yaş iyi, iki-üç yıl öncesi zararlı, onsekizden yukarısı da gecikmiş olur. her gün, üç-altı saat çalışılabilir.
obuanın ses dizisindeki sesleri; kalın bölümde acıklı ve boğuk, orta bölümde dokunaklı ve parlak, ince ve en ince bölümde ise, yeğin ve keskin bir ses dizisine sahiptir.genel olarak, bir renk çalgısı olarak kullanılır. sesleri güçsüz olduğundan, özellikle açık yerlerde verilen konser ve dinletilerde bir ezgi çalgısı olarak, solo görev vermek yanlış olabilir. çünkü, sesi duyulmayacak kadar güçsüz çıkmaktadır (açık yerlerde).
obua, solo olarak
senfoni orkestrasında,
armoni mızıkalarında,
soluklular beşlisinde,
kamışlılar üçlüsünde vb topluluklarda yer almaktadır. onun tatlı, dokunaklı rengi, bestecinin çobanlama duygularını dinleyiciye ileten önemli bir özelliği vardır.