mükemmeliyetçidir,çalışmak için yaşar,onlar için hayat ak ve karadan ibarettir, ayrıntılar bütünden daha önemlidir.kontrolü sürekli elde tutmaya çalışır,kati ve dönülmez kuralları vardır.kendilerini işe yaramaz ve yetersiz olarak algılama eğilimleri yüksektir.
asağıdaki tarz düşünce biçimi baskındır.
"kontrolü elde tutmalıyım"
"her şey benim istediğim düzende olmalı"
"düzensizlik beni deli ediyor"
"ayrıntılar bütünden daha önemlidir"
"ben olmasam her şey kontrolden çıkacak"
"hata yapılmamalı, hata yapıyorsan başarısız bir insansın demektir"
çizgilere basmadna yürümek
yoldaki kare taşları çıkılan merdiven sayısını saymak
mütamadiyen yolda görülen bütün tabelaları okumak
topluma açık tuvalet yerlerinde kapıyı mendille tutmak
ilerlemiş boyutları tek sabunla elini yıkadıktan sona o sabunu atmak
elini kaynar suda yıkamak
kapıyı ritmik şekilde en az 5 yada 6 kez açıp kitlemek
takıntılardır.insanlara anlatınca size kısmı deli gözüyle bakarlar aynı bardaktan bir daha su içemediğiniz için evdeki su bardağı sayısı 50lere vurur ve annenizin çığılıklarıda buna eşlik eder.mesaj atarken doğru numaraya yolladığınızı bildiğiniz halde ya eski sevgilime gittiyse yanlışlıkla diye ileti raporlarını asla silemezsiniz.kaldırıma çıkarken sağ ayakla basarsınız ki eğer kaldırım sol tarafınızdaysa bazen kendiniz bile gülersiniz.bazı batıl inanaçlarda obsesif kompulsife sebebiyet verir...
hayvanlarda da obsesif kompulsif davranışlar mevcuttur. 100metrelik bir uzunlukta ileri geri giden atlar buna en iyi örnek olarak verilmiştir. tedavi amaçlı olarak fluoksetin önerilir. bu bildiğimiz prozac'ın etken maddesidir
obsesif,hastalığın kişinin kafasında oluşturduğu saplantılar;kompulsif ise bu saplantılardan kurtulabilmek için istemdışı olarak yaptığı hareketler anlamına gelir.
korkunçtur.şöyle ki kişi kontrol manyağı olur,dünya kendi etrafında dönmektedir ve o onu kusursuz hale getirmelidir.örneğin odanın ışığını defalarca açıp kapayıp yanlış bir şey yapıp yapmadığından emin olamamak,her şeyi belli sayılarda yapmak,belli cümleleri kendi kendine tekrar edince korkunç bir şeyi engelleyeceğini düşünmek,her şeyi belli bir kurala uydurmak istemek ve uymayınca(ki uymayacaktır) panik yaşamak.14 yaşımdayken bir yerde düşürdüğüm kürdanın birinin ölümüne yol açacağını düşündüğüm için panik halinde sokaklarda dolaşıp o kürdanı aradığımı biliyorum.çaba göstererek ve ilaç kullanarak geçebilen bir hastalıktır fakat iyileşmek tamamen kişiye bağlıdır.eğer ki hayatı serbest bırakabilirseniz* başarmışsınız demektir.kişinin bu hastalığı yenip yenmediğini düşünmediği günler geldiği zaman hastalık geçmiş demektir örneğin.
öte yandan her insan zaman zaman belli takıntılar oluşturur,bu obsesif kompulsif olduğunuz anlamına gelmez.
biraz zaman geçirdikten sonra rahatsızlık vermeye başlayan kişiliktir.kendisindeki ve etrafındaki her şeyin en iyi,en mükemmel olmasını isteme gibi bi çabası vardır.
yaklaşık yedi yıldır her gün kurtulmaya çalışıp, her defasında daha beter yenildiğim, her hangi bir insanın kazanma ihtimali çok düşük olan bir nevi insanın beyniyle savaşı.
özet olarak şöyle diyim;
bir kere uğurlu bir sayınız var benimki 6.her şeyi ama her şeyi bu sayıya göre yapıyorsunuz.örneğin 6 bardak su içmek ya da yemek yiceksiniz çatalı elinize 6 kere dokunup alıyorsunuz, şimdi diceksiniz e neden yapıyorsun yapma. işte olay öyle değil. bu öyle birşey ki eğer onu altı kerede yapmazsan içine bir his geliyor ve 6 kere yapmadın mı yandın, aman aman en korktuğun şeyleri düşündürüyor sana, yok aile'nin başına birşey gelicek, yok sevgilinden ayrılcaksın, yok şu dersten kalıcan, okuldan atılcan askere alcaklar, yani kısacası hayatı insana zindan eden, insanın potansiyelini kullanamamasını sağlayan garip bir hastalık. artık öyle bir duruma geldi ki, kitap gazete okuyamaz oldum ve keşke kanser olsaydımda bu lanet başıma gelmeseydi diyorum. ama kararlıyım psikayatr'a gidicem en kısa zamanda.
psikolojik bir hastalık ve toplumda aykırı olarak kabul edilen insan grubunun genel adıdır. bu hastalığa sahip olanlar bir şeyi 1 veya 2 kez değil 10-100 kez düşünmektedirler. bu şekilde düşünmedikleri taktirde dünyanın onlara ipnelik yapacağı kanısına varırlar.
dipnot: 10-100 aslında belirsiz bir sayıdır. obsesif kompulsifine göre değişir.
türkçesi saplantı- zorlantı bozukluğu olan bi rahatsızlıktır,,bu tip hastalar bu durumdan aşırı derecede rahatsızdırlar ve bu durumda yoğun bunaltı yaşarlar..en ii tedavi yöntemi bilişsel davranışçı terapi yöntemidir..
obsesif kopmpulsif tanısı alabilmesi için kişinin bu davranışının farkında olması, bundan rahatsızlık duyması, bırakmak istemesi fakat yapamaması gerekir. kompülsiyonun hastanın hayatını etkileyecek derecede ciddi olduğu durumlardır. hijyen obsesyonları en sık görülenler arasındadır. başkasının dokunduğu birşeye dokunamama, eli bir yere dokunduktan sonra anında yıkama ihtiyacı hissetme, eli defalarca yıkama (yaralar oluşturacak kadar) buna örnektir. bu durumda "temizlik" obsesyon yani saplantı, "yıkama davranışı" ise kompülsiyon yani zorlantıdır
geçmişte yaşanan bazı olayların bir tür değişik yansıma şeklinde olabilir.
örnek: genç yaşta evlilik dışı hamile kaldığı için çok kötü şartlarda kürtaj olan kadının, bu tiksintiden kurtulabilmek, kafasından bir nebze de olsa atabilmek için; sürekli, ellerinin derisi parçalanana dek yıkaması.
kişinin önemli sayılabilecek süre vaktini oyalayan , belirgin sıkıntıya veya işlevselliğinde önemli ölçüde bozulmaya yol açan tekrarlayıcı obsesyon ya da kompulsiyonlarla süren bir psikiyatri bozukluğudur. bu konuda okuduğum çarpıcı bir araştırmada ise şöyle yazıyordu , aşkın ve obsesif kompulsif bozukluğun kimyasal profilleri benzerlik gösteriyor olabilir . yani; aşk ile akıl hastalığını birbirinden ayırmak zordur . sonuç , aşık olarak bilinçli bir şekilde kendimizi psikolojik bunalımlara itiyoruz .
(bkz: aptallık etmeyin aşktan uzak durun)
takıntı hastalığıdır.. akla hayale gelmeyecek şeylere takar bu insanlar..mesela;
yolda kendi kendinize fotoğraf çekerken kadraja kapalı bir hatun girer yanlışlıkla onuda çekersiniz sonra binbir
fantezi kafanızı kurcalar senaryo başlar.o kadın bunu gördü fotoğrafının internete düşüceğini düşündü yemeden içmeden kesildi vs...
anne eve çiçek almıştır ve evde beslenen kedi sürekli gider çiçeklerle oynar...sonra dank eder kafaya..''acaba o çiçeklerin toprağında kene varmıydı?
evet evet kesin vardı ve kediye bulaştı..evde kimse farketmedi ve kene beni ısırdı.
asıl hastalık sayılması gereken kısımların düşüncelerle sanrılar olması gerektiği hastalık. takıntıları kendilerine aittir dışarıdaki kişiye zararı yoktur ama iş içine düşünceler karıştımı, kafadan olaylar uydurmalar, yanlış yerde takılıp kalmalar, yalan suçlamalar, en basit şeyi bile dünyanın sonuna getirmeler başlar. o zaman fenadır.