belki ilginizi çeker
  1. · as good as it gets
  2. · fetişist bıldırcın
  3. · herkes mi obsesif kompulsif olur anasını satayım
  4. · obsesyon
  5. · zeynep in sekiz günü
  6. · obsesif kompulsif
  7. · monk
  8. · obsessive compulsive disorder
  9. · islami kitaplardaki 1111 mucizesi
  10. · faverin
gündem
  1. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  2. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  3. · günün tek şarkılık özeti
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  6. · tanrıya sorulacak tek soru
  7. · colin kazım richards
  8. · sokak satıcısı diyalogları
  9. · döner

obsesif kompulsif bozukluk  

 sayfa  / 3
  1. saplantılar(obsesyon) ve bunları giderme davranışları(kompulsiyon) olarak görülen psikiatrik hastalık, hastanın kafası bir şeye saplandı mı illa onu yapmaya zorlanmıştır
    (greeen, 04.05.2004 23:32)
  2. hafif herkeste görülebilecek bir rahatsızlıktır. çok sık el yıkamak, girdiği odadaki karoları saymak, yol üstünde belli bir çizgide yürümek bu rahatsızlığa örnektir.
    (nienna, 02.09.2004 17:56)
  3. kompulsif (sürekli tekrarlanan ve durdurulamayan) bozuklukların içindeki en tehlikeli olanlarından...
    (bkz: fetişist bıldırcın)
    (tutkuyakar, 30.01.2005 23:11)
  4. takıntılar ciddi bir şekilde kişinin hayatını engelliyorsa hastalık olarak görülen ve uzun ve zorlu bir tedavi süreci geçirten problemdir. kişi bu takıntıları yüzünden artık normal yaşamına devam edemez, yemek yiyemez, tuvalete giremez, okula gidemez, insanlarla iletişimi kopar, en sonunda fiziksel hastalıklar dahi başlar. bu tip durumlarda çevredeki insanlara ve özellikle de aileye önemli bir görev düşer. kişi kademeli bir şekilde takıntılarından kurtulmalıdır, yoksa takıntılar ilerledikçe içinden çıkamayacağı bir karmaşaya sürüklenir.
    (marla singer, 11.09.2005 16:34)
  5. obsesif kompulsif bozukluk, çoğu kişi tarafından sıklıkla el yıkamak ve çizgilere basmamak olarak anlaşıldığı için zararsız ve dışarıdan bir panda gibi sevimli gözüken bir hastalıktır. bir de çekene sormak lazımdır. ben siz sormadan yanıtlayayım.

    - bir odadan çıkarken ışığı en az on kez kapayıp açmak;
    - sınav bitiminde sınav kağıdına yazılan şeyleri, özellikle ismi, on kere kontrol etmek; onun kesmemesi ve üstüne hocadan kağıdı rica edip tekrar bir on kez daha kontrol etmek;
    - yarı yoldan dönüp kapıyı kontrol etmek,
    - gece tüm apartmandaki dairelerin kapılarının önündeki terlikleri, ayakkabıları düzeltmek; (kendi eviniz yetmez çünkü)
    - bir cd-tray'i on kere açıp kapamak;
    - durmadan muslukları kontrol etmek;
    - telefon numarası çevirirken yarıda kesip tekrardan çevirmek (en az beş kere);

    bu böyle gider... fakat en kötüsü nedir bilir misiniz? ben söyleyeyim... hafiften susamışsınızdır. sadece bir bardak su içmek istersiniz... bir bardak su içersiniz... sonra bi bardak daha... bir bardak daha... bir bardak daha... bir bardak... bir bardak... artık mideniz suyu almaz olur, yine de içersiniz... elinizde değildir...

    bu hastalık öyle çizgiyle, eğriyle bitse güzel. hayat zindan olur zindan... taşak geçen en adidir...

    (bu giriyi on kez okursunuz bi de)
    (hepten aykırı, 04.10.2005 23:16)
  6. (obsesif kompulsif bozukluk=obsessive compulsive disorder).takıntı(obsesyon) edilmişlerin sürekli tekrar edilen zorlantılara(kompulsiyon) dönüşmesi.genel olarak takıntı-zorlantı eşleşimi şöyledir;

    mikroplardan,pis olmaktan korkmak - yıkamak
    kendine ya da başkalarına zararlı olduğunu sanmak - tekrarlamak
    kontrolü kaybettiğini sanmak, agresif dürtüler - yapılanları kontrol etmek
    izin verilmeyen cinsel düşüncelere sahip olmak - dokunmak
    uygun olduğu düşünülmeyen düşüncelere sahip olmak - sıralamak/düzenlemek
    aşırı dinsel veya ahlaksal şüphe - saymak
    şefkat,anlayış ihtiyacı - gizlice saklamak/biriktirmek
    anlatma,sorma,itiraf etme ihtiyacı - dua etmek

    amaaan zaten belli bunların eşleştirilebileceği, deyip geçmemek lazım.çünkü genelde bu hareketlerde herkes sonuç olarak yaptığı eylemden bahseder.altta yatan sebep barizse de,kimse onu bulmaya çalışmaz.bunlardan çıkarılabilecek bir sonuç;hepimizde okb olduğunun yanı sıra okb'nin herkesde olduğudur.bu yüzden okb'mizden kaçmayalım,onu sevelim,ona değer verelim,farkında olalım.
    (arkeopteriks, 11.12.2005 02:39 ~ 02:48)
  7. konusu açıldı mı herkesin "aa bende de vardı ondan, küçükken bööle çizgilere basmadan falan yürürdüm" şeklinde kendi anılarını anlattığı kişilik bozulukluğudur. böyle durumlarda gerçekten rahatsız bir insanın içinden heralde her konuşana önce sağdan sola sonra soldan sağa beşer kez geçirmek gelir.

    (bkz: herkes mi obsesif-kompulsif olur anasını satayım)
    (radula, 07.01.2006 19:19)
  8. günlük hayatımızda bizlere çok yakın duran masum takıntılarmış gibi görünen rahatsızlıklardır.örneğin her gece yatmadan önce kitap okumak güzel bi alışkanlık gibi gelebilir ama kitap okumadığınız gecelerde uykunuz bölünüyorsa o artık bir obsesyon haline gelmiştir...
    kaynak:bilim ve teknik
    (cellmania, 29.06.2006 16:21 ~ 16:23)
  9. genellikle tedavi edilmeyen uzun süreli ve şiddetli depresyonun beraberinde getirdiği, özetle takıntı hastalığıdır. kişiden kişiye çok fazla fark gösterebilir. eğer rahatsızlık sebebi günlük yaşamı etkiliyorsa ve kişi bu takıntılar sebebiyle kafayı yeme noktasına geliyorsa obsesif bozukluk, günlük hayatını etkilemiyor, "yok ben ben sadece düşünürüm ama fazla takmam" deniyorsa obsesif kişilikten bahsedilebilir. obsesif bozukluklar içinde en pis olanı temizlik titizlik ve hastalık kapma konularında olanıdır. kişi kimseye dokunamaz, bir yere oturamaz, kapı kollarını tutamaz, otobüse metroya binemez, bunlardan birini yapsa kafayı yer,sürekli mikrop kapmayı hasta olmayı düşünür felaket seneryoları üretir. biri yakınında konuşsa ulan bu adamın ağzından çıkan miktoplar ağzıma şurama burama girdi der, şunun dökülen derilerini soludum , bu bardağın içine havadan şu kondu vs vs gibi normalde aklımıza gelmeyecek şeyleri takıntı yapar. elleri yüzü sürekli kolonya veya başka temizliyicilerle silmekten dakikalarca yıkamaktan paramparça olmuştur çatlamıştır. evinin duvarına bir pislik gelse orayı balyozla parçalayıp oyacak kadar çıldırabilirler. biri yanlışlıkla dokunduğunda bu cinayet sebebidir. sinir krizi geçirebilir, kavgaya tutuşabilirler. en son nokta evden dış dünyaya çıkamamaya başlarlar. tedavisinde bir takıp antidepresanlar kullanılır. gelişme çok güçtür ve çok fazla çaba gerektirir. antidepresanlar kişinin uyumasına ve rahatlamasına yardımcı olur ama genel olarak takıntılar aynen bir süre devam eder, düzenli tedavi ile normal yaşama devam etmeye yetecek kadar azaltılabilir. genel olarak bir çok kişide obsesif kişilik vardır ve bu belli dönemlerde artabilir belli dönemlerde yok olabilir. düşünülürse "kapıyı kilitledim mi? ocağı söndürdüm mü ? şunun içindeki neydi? gibi genel şeylerden belli sayılarla yapılan işlerin , para saymanın ,ölçmenin defalarca tekrar etmesine kadar günlük yaşamla ilgili herşeyi takıntı haline getirmek mümkündür. obsesif kişiliğe sahip kişilerin bunun bozukluğa dönüşmemesi için dikkatli olması, kendilerini fazla dinlememesi ve depresyona girdiklerinde, bunalım yaşadıklarında bi deli doktoruna görünmeleri ilerki yaşamlarının zehir olmaması için menfaatlerine olacaktır. unutulmamalıdır. "takıntı" içerde pusuya yatmış beklemektedir.
    (sade, 07.09.2006 23:25)
  10. "as good as it gets" filminde jack nicholson'ın gayet başarılı canlandırdığı psikiyatrik rahatsızlık...
    (van den budenmayer, 07.09.2006 23:39)
  11. evden çıkarken tekrar tekrar ocağı kapayıp kapamdığını kontrol eden,sağ ayakla dışarı adım atmazsa içi rahat etmeyen,kaldırım taşlarının çizgilerine basmamak için büyük özen gösteren,mükemmeliyetçi insanların da dahil olduğu saplantı ve zorlantıları içeren rahatsızlık.
    (pati, 17.09.2006 22:28)
  12. psikiyatrlar faverinadlı bir ssri türevi antidepresanı önerir ama yinede herşey senin iradende bitiyor diyerektende verdiği ilacın bir boka yaramadığını belli ederler.
    (baruch, 11.10.2006 18:44 ~ 18:44)
  13. paranoyayla arasında oldukça ince bir çizgi vardır. şöyle ki; paranoyak olan kişi takip edildiğine inanır ve ona göre hareket eder (yolunu değiştirir,hızını arttırır, vs). obsesif kişi ise 'takip ediliyor olabilirim' diyerek sadece arkasına bakar.
    bir kavşakta neden yokken sürekli dönen bir araba görürseniz, sürücüde büyük bir ihtimalle obsesif kompulsif bozukluk vardır. birine çarpıp çarpmadığını anlamak için geçtiği yerden bir kez daha geçiyordur.
    (creepy creep, 09.01.2007 15:39)
  14. şunu şöyle yapmazsan şöyle olcak diye diye insanın içini kemiren hastalık.
    (restless times, 08.02.2007 00:07)
  15. her geçen gün daha çok duyulan bir kişilik bozukluğu çeşididir.mükemmeli istemekten çok daha farklı, çok daha komplike birşeydir bu insanların istedikleri şey, çünkü bazen isteklerin mükemmelle yakından uzaktan alakası yoktur..öylesinedir..o anda aklına gelmiştir, canı istemiştir, saçma sapandır ama onun için doğrudur.
    bu takıntılı insan çeşidi istediklerinin %100 doğru ve yerine getirilmesinin şart olduğuna inanır.çok zor bir tiptir,ama paranoyak desen değildir, deli desen hiç değil..

    yinede kızgın anlarda, ebeveynler ve psikopata bağlamış sevgileler için konulacak en favori teşhisdir.

    (bkz: obsessive compulsive personality disorder)
    (magicpie, 06.04.2007 23:46)
  16. (bkz: ocd)
    (gxix, 14.04.2007 04:04)
  17. bundan 10-12 sene öncesine kadar sahip olduğum rahatsızlık...

    bir çırpıda aklıma gelenler:

    - yatarken odanın ışığını 21 kere açıp-kapamak...

    - kişisel alışverişleri belirli yerlerden yapmak, eğer aynı şehirde o yerlere çok uzaksam yaklaşana kadar beklemek...

    - kutu kolayı aynı yerden almak, çıktıktan sonra aynı yerde açmak ve biraz ilerideki çöp konteynırına kadar içip bitirerek o konteynıra atmak...

    - sabuna demir kapağı tam ortadan değil de biraz geriden takıp uzun kalan tarafı mıknatıslı sabunluğa uzun taraf sol üste gelecek çekilde çapraz takmak...

    - yatmadan önce walkman'de aynı şarkıyı tam 6 kez dinlemek...
    (van den budenmayer, 16.04.2007 02:43)
  18. (bkz: obsesif kompulsif)
    (van den budenmayer, 16.04.2007 02:45)
  19. obsesif kompulsif bozukluk baş belası, insanın performansını yarı yarıya düşüren illet, pis bir hastalık. el yıkama, çizgilere basmama bunlarla kalsa iyi denilebilir. sürekli kafada dolaşan düşünceler, şunu şöyle yapmazsam şöyle olacaklar vs.
    olayların akışını değiştiremeyeceğini bilirsin ama şunu yapmazsan şöyle olacakları da bir türlü engelleyemezsin, kafandaki kusursuz resmi yakalamak istersin ama o da bir türlü olmaz. bir şeyi kafanda düşündüğün gibi gerçekleştiremeyeceğine inandıysan o işe hiç başlayamazsın, ya hep ya hiçler vardır, griler sana göre değildir. bi dönem antidepresan kullanırsın onlar da pek bir işe yaramaz. kurtulamayacağını bilmek daha da koyar. arka planda devam eden gürültü dinmek bilmez. kaçarsın ama asla tam anlamıyla kurturulamazsın.
    (restless times, 22.04.2007 21:11 ~ 24.03.2008 19:35)
  20. national geographic dergisinin 2006 şubatında aşk ile karşılaştırdığı bozukluk. hatta kapakta aynen şunlar yazıyordu :

    *aşkın ve obsesif kompulsif bozukluğun kimyasal profilleri benzerlik gösteriyor.
    *anlamı : aşk ile akıl hastalığı aynı özellikleri taşıyor.
    *anlamı : aptallık etmeyin. aşktan uzak durun.

    ahanda olayın devamı için :

    (bkz: http://www.nationalgeographic.com.tr/...)

    haberi ben değil national geographic yaptı.
    (amuda kalkan imam, 19.06.2007 21:10 ~ 23.06.2007 18:23)
  21. saplantı zorlantı bozukluğu olarakta bilinen kişileri en çok zorlayan rahatsızlıklardan biridir. adından anlaşılacağı gibi obsesyon ve kompulsiyon durumlarının ortak devam ettiği aynı zamanda kişilerde depresyon, anksiyete, bipular bozuklukla baş gösteren çok uçlu zor bir rahatsızlıktır. tekrar eden davranışlar halinde görülür.

    dsm 4'e göre obsesyon belirtileri;

    eşyaları belirli bir düzen veya düzenleme içinde yerleştirilmek,
    bir şeyi doğru yapmak için o işi yavaş yapmak,
    doğru olduğuna emin olmak için bir şeyi tekrar tekrar yapmak
    bazı sayılar, sözler, sesler veya imajlarla çok ilgilenmek,
    bazı sayıların şanslı bazılarını ise şanssız olduğuna inanmak,
    eski veya gereksiz şeyleri daha sonra ihtiyacım olur diye atamamak,
    mikrop kapmak veya kirlenmekten çok korkmak,
    aids olmaktan veya aids olduğumdan korkmak,
    başkalarına zarar vermekten korkmak,
    bir felaketin olabileceğinden korkmak,
    kafir dini düşüncelerimden dolayı suçluluk duymak,
    sapkın cinsel düşüncelerimden dolayı utanmak ve suçluluk duymak.

    dsm 4'e göre kompulsiyon belirtileri;

    defalarca ellerini yıkamak, duş almak ya da dişlerimi fırçalamak,
    evi, perdeleri ya da arabayı defalarca temizlemek, yıkamak,
    her şeyi düzenli yerleştirmek ve düzeltmek,
    kapalı olduğundan emin olabilmek için kapıları, suyu, elektriği, ocağı kontrol etmek,
    belirli bir sayıya kadar sürekli saymam gereksinimi hissetmek,
    eski gazeteleri, dergileri, mektupları atamamak
    bir felakete ya da kazaya sebep olup olmadığını anlamak için gazeteleri okumak, haberleri sürekli takip etmek,
    bir şeyin olduğundan ya da olmadığından emin olmak için insanlardan güvence vermelerini istemek,

    dsm 4'e göre tanı kriterleri;
    yukardaki belirtilerle beraber aşağıdaki durumların en az 5'i teşhis edilmelidir.

    temas ile hastalık bulaşacağı ya da kirlenileceği düşüncesindeki aşırılık.
    kapıyı kilitleyip kilitlemediği, tüpü kapatıp kapatmadığı, bir eylemi yerine getirip getirmediği konusunda aşırı tereddüt yaşama.
    eşyaların düzensiz ya da simetrik olmamasından aşırı sıkıntı duyma hali.
    çocuğunu yaralama, ibadet ederken küfür etme isteği gibi zihni sürekli meşgul eden düşünceler.
    tekrar tekrar pornografik görüntülerin görülmesi, çocuğuna cinsel saldırıda bulunacağı gibi endişelerin olması.
    asıl amacı unutturacak şekilde ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma ile uğraşıp durur.
    işin bitmesini zorlaştıran mükemmelliyetçilik gösterir.
    etkinlik ve arkadaşlarından yoksun kalacak şekilde kendini işe adar.
    ahlak, doğruluk, değerler gibi konularda esneklik göstermez.
    özel bir değeri olmasa bile eski, değersiz şeyleri elden çıkaramaz.
    görev dağılımı yapmak ve başkaları ile birlikte çalışmak istemez.
    para harcama konusunda hem kendisine, hem de başkalarına karşı cimri davranır.
    katı ve inatçıdır.

    tedavi; ilaç tedavisinin yanı sıra davranışçı psikoterapiyle desteklendiğinde sonuç veren kontol altında tutulabilen bir rahatsızlıktır. ancak hem hastanın hem doktorunun çok çok sabırlı ve uyumlu olmaları gerekmektedir, hastalar tedaviyi kesme isteğinde çok sıklıkla bulunacak, her şeyi bu kadar düzgün yaparken nasıl hastalandıklarını anlamayacaklardır.
    http://www.psikoloji.gen.tr/
    (kurutulmus kelebek, 24.09.2007 11:51 ~ 30.09.2007 18:04)
  22. anal karakterliğin uç noktalara taşınmışı... takıntılı olma hastalığı da denilebilir bir yerde....
    (goliath the necromancer, 11.11.2007 03:45)
  23. lavaboya ellerini yıkamak için girilir. sonra banyoyu temizlemeye başlanır. sonra da bütün evin duvarlarına,kapılarına kadar silip süpürmeye kadar gidebilir...
    (nokturnal mania, 20.03.2008 02:57 ~ 04:20)
  24. tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır,kontrolsüz ve mantıksız davranışlar sergileyen rahatsız kişi kolay bir tedavi yöntemiyle sağlığına kavuşabilir.
    (hiçkimseninferidesi, 31.03.2008 23:41)
  25. mezhep, din vs. ayrımı yapmadan; şaman ya da peygamber olduğunu iddia edenlerin, yakalandığı hastalık...

    detaylı bilgi için:

    http://ffrf.org/...

    dipnot 1: daha ayrıntılısını bulursam onu da ekleyeceğim...

    dipnot 2: obsessive compulsive disorder yerine böyle olunca çok düzgün bir türkçeyle dile getirilmiş oluyor(!) evet(!)
    (orochimaru, 29.05.2008 17:38 ~ 21:17)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil