avrupa yakası dizisindeki dursun olma ihtimali bir hayli yüksek olan garsondur.
anne tadında ve fazla anlayışlı olan bu tiplerin suratına, ''sanane lan tarrağım?'' diyemezsiniz bile. öyle etkileyici bakar zira.
- o yemek bitmeden kalkılmayacak!
- sanane lan yarr...
- sus! bir de laf yetiştiriyo... ararım ananı.. arimmi?
- böyle bir manyakla ilk defa karşılaştığım için yiyecem... tamam yiyecem lan, bakma öyle...
mutfakta tezgahın ardındaki aşçının sarfettiği emeklerin boşa gitmesini istemeyen garsondur. adam akşama kadar eşşek gibi çalışsın yemek yapsın etsin, sen gel masayı donat sonra yarısını yemeden git. afedersin ama adam küfretse yeridir, haketmişsin.
+hesap alabilir miyiz?
- o yemek bitmeden kalkılmayacak.
+ahah çok şakacısınız beyefendi..
- kızmaya başlıyorum ama terlik geliyo şimdi..
+oha.
- bak bak.. sokaktan neler öğrenmişsin. bi daha duymıyım o lafı.
+ (gözlerine bakmak)
- sigara mı içiyorsun sen? yine o arkadaşların dimi? allah onların belasını versin.
içinde çocuğunu besleyen bi anne şevkati vardır. o müşterisinin daima iyiliğini ister. onun işinde başarılı olmasını, derslerinde hep pekiyi getirmesini hatta üşütüp hasta olmamasını ister. yemek yerken eğer terliyse soğuk su getirmez, aşırı terliyse sırtına havlu koyar. işte böyledir o garsonlar, böyle düşünürler müşterilerini.
- o yemek bitmeden masadan kalkılmayacak. yoksa sikerim.
- oha lan oha!
- ne var yarram? getiriyoruz o kadar, bitirin işte.
- ??
- sik sik bakma suratıma, ye yemeğini...
sanmıyorum ki böyle biri işe alınsın tabi. şaka hep bunlar, anı olsun diye.
mutfaktaki aşçıdan korkan garsondur. nitekim bir kere garson arkadaş ile aramızda yaşanan diyalog;
(tok oturulmuş bir masada tabak bitmemiştir)
- ne oldu beğenmediniz mi yemeği hanımefendi?
- beğendim teşekkür ederim.
- ama yememişsiniz?
- hayır, yedim.
- bakın hala tabakta duruyor yarısı
- doydum, yiyemedim
- ama ben şimdi bunu mutfağa götüremem ki, aşçı çok kızıyor hanımefendi
- ?!?!