yanılmıyorsam yıllar önce dinlediğim bir seda klasiği..
ne demek istediği o şarkıda aşikar bir basitlikte vücut bulmuş ise de şimdilerde aklıma takılan böyle bir cümle benim için amma üzerinde düşünülmeye değer olmasıyla birlikte kast ettiği o özne hep saklanmış gibi gelir bana nerede ve nasılını bilmeksizin olduğu yerde değişmeyen yerini koruyarak..
anlaşılmayan renksiz dünyanın kareterleri arasında oldukları sanılsa da sanı ve sanrılara inanmayanlar için bu da bir anlam devşirmeye meyletmez tüm geç kalmışlığına ve geçmişine rağman..
oysa hep insan bekler bir şeyleri ve bir yerleri kendi dünyasının görünen kısımlarında ve hep aradığı yeniye rağmen görebildiklerinin eskileri arasında..
döner, dolaşır, gezer, eğlenir, değiştirir ya da tüm bunların gerçekten sadece olduğunu zanneder gerçek olmadıklarını anladığını anlayana dek ve tüm olanların kendi iç dünyasının gördüğünü zannettiği sanrılar olduğu anlamasına kadar.. ve ta uzakların hayalidir onunda tüm beklenti ve hayalleri arasında seçebildikleri ve bekledikleri.. hayallerde uzaklaşır, hayallerde yakınlaşır ta ki o kendini bilene ulaşana ve onu bilene dek..
kim bilir insanoğlunun da istediği belki kendini bilmesi ya da bunu bilerek yahut bilmeyerek istemesi ve onun da kendini bilmesini istemesi..
son şarkılar çalar yüreğimde
yıldızlar kayar kaybolur gider
gölgemde izi dururda neden uzaktır bilinmez
unutması çok zormuş gözlerimde tütüyor
çılgın gibi sevdim o kendini biliyor
belki oda sevmişti hiç ayrılmam demişti
bir gün veda etmişti istemeden gitmişti
o kendini biliyor ne haldeyim bilmiyor
neden geri dönmüyor o kendini biliyor
şu karanlık gecelerde
hasretiyle vuruyor
beni böyle ağlatan o kendini biliyor
belki oda sevmişti hiç ayrılmam demişti
bir gün veda etmişti istemeden gitmişti
o kendini biliyor ne haldeyim bilmiyor
neden geri dönmüyor o kendini biliyor
o kendini biliyor ne haldeyim bilmiyor
neden geri dönmüyor o kendini biliyor