güzel kurgu, güzel ve sade anlatım; kötü felsefe.
bir şeyi gerçekleştirmek istediğinizde evrendeki her şeyin amacınıza ulaşmanız için birlik olduğunu öğütlüyor. tıpkı kişisel gelişim kitapları gibi, tıpkı
the secret gibi. sen istedikten sonra her şey olur; arzu etmen yeterlidir -kusura bakmasınlar, alaaddin'in sihirli lambasına sahip değiliz.
simyacı, vecizeleri ciddiye alındığında insanı özne olmak, düşünmek ve direnmek zahmetinden alı koyabilecek bir safsatalar manzumesidir. yalnızca masalsı, gizemli bir kurgu olarak, "zevkine" okunacak bir fantastik kurgu olarak telakki edildiğindeyse iyi bir kitaptır.
paulo coelho'dan ancak bir gizemcilik ve tevekkül öğretisi beklenebilirdi zaten. o ki gençliğinde hippi olmuş, kendi söylediğine göre "her aşırılığı yaşamış", ama sonradan dindar kesilmiş birisidir.
gençlere ise "aman yavrum ben gençlikte yanlışlıklar yaptım; siz etmeyin" buyurur.
bu bağlamda (bkz:
ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz)
masa çok şık, servis güzel, sürpriz fena değil ama yemekler olmamış. on üzerinden dört puan.