belki ilginizi çeker
  1. · teknik üniversite
  2. · oğuz atay
gündem
  1. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · 2012
  4. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  5. · annenin gençlik fotoğrafları
  6. · günün tek cümlelik özeti
  7. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  8. · herkesin bildiği dandik ama komik şarkılar
  9. · standart adam

oğuz atay neden okunmalı  

  1. birçok, birden çok, çok, sebepten dolayı diyerek cevap verilecek sorudur.

    öncelikle belirteyim, hayatta her şeyin bir neden-sonuç ilişkisi içinde ilerlemesinden ve bir samurun topraktan çıktığı anındaki kadar yorgun insanların, bizlerin, her şeyi doğal seyirlerinin dışında bir nedenle birlikte yaşamalarından, öyle ya, nedenlerin tümünden nefret ediyorum. oğuz atay’ı neden okumalı? bilmiyorum, nedenini bilsem onun ismi oğuz atay olmazdı zaten. gelgelelim, dedim ya, bizler yorgun insanlarız, bizler beyin yorgunu, zihin yorgunu, hayal yorgunu, iş yorgunu, bebek kokusu yorgunuyuz. hayatımızın kendimize ait tüm dar alanlarında elimizde kalan yegâne tutamaklarımız “neden”lerimiz. “modern hukuk” dediğimiz kavrama bir bakın, sonuçlara değil, nedenlere göre kurulu. “beni neden seviyorsun ya da bu elbiseyi neden alıyorsun ya da bu kitabı neden okuyorsun ya da okuduğunu neden anlıyorsun ki anlamaktan yanaysan neden yanasın” diyorlar da bilmiyorlar anlamak nedenleri ortadan kaldırmaktır! madem bizler yorgunuz, ben de argın bir yazı yazayım öyle ise, oğuz atay neden okunmalı diyerek. dedim ya, aslında bu bir neden-sonuç değil. bu sadece bir andaç. ithafı üstat atay’a ait.

    "evet! (dedi keyiflenen okuyucu) işte bu zekice, işte bu deha; işte bunu alıyor ve hayran oluyorum buna. tam aynı şeyi ben de yüzlerce kere düşünmüştüm! başka deyişle, bu adama bana kendi zekamı hatırlattı ve bu yüzden ona hayranlık duyuyorum.” *

    bir yazarı okumak demek, yalnızca bir yazarı okumak demek değildir. bir yazarı okumak, kendi kavramlarınızın, hadi yumuşatmadan söyleyeyim, kendi zekâmızın yetmediği ve zihnimizde kara bir delik gibi beliren tüm karanlık noktalara ışık tutmaktır. yazar, farklı bir kıyıda, bir başka düzlemde, bir “öte”de duran, “öte diyar”dan seslenen, her zaman her şeye “yabancı” bir zihin değil midir? oğuz atay okumak demek, bir “yabancı”da bir “tanıdık bulmak demektir. oğuz atay okumak, kendi zekânıza keyifli bir işbirliği teklif etmek demektir. nasıl mı? bak şöyle:

    "önce kelime vardı" diye başlıyor yohannaya göre incil. kelimeden önce de yalnızlık vardı. ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık... kelimenin bittiği yerde başladı, kelime söylenmeden önce başladı. kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık, kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.” *

    hemen hepimiz biliriz, yeni ahit’in ilk cümleleri şöyledir: “önce söz vardı ve söz tanrıydı ve söz tanrı katındaydı.” atay, ince zekâsı ve muhteşem kurgu gücü ile, kutsal kitap’ın çoğumuza çok yakın; fakat “yabancı” iletisini, yerel bir hüzünle, yerel bir yalnızlıkla anlatır. belki de hiçbir zaman ilgi duymayacağınız hristiyan ikonografisine “yabancı” olmak değil, “kelimenin içindeki yalnızlığı” keşfederek kederli bir kardeşlik kurmaktır. neden oğuz atay okunmalı? el cevap: çok katmanlı bir kültür arkeolojisi kurduğu ve yazınında çok kültürlü öğelere yer verdiği için. (neden-sonuçlardan nefret ediyorum, hâlâ!)

    “ben buradayım sevgili okurum, sen nerdesin acaba?” *

    post-modern edebiyat’ın en temel kuramlarından biri, yazarın, hikâye ya da öykünün herhangi bir yerinde yazarla doğrudan iletişim kurması. birçok post-modern romanda görürsünüz; yazar, romanın herhangi bir yerinde “işte sevgili okur, kahramanımız da böyle yaparken ben yazıyordum, bu satırların yazarı, vs…” gibi söylem çoğulluğu içeren cümleler kurar. oğuz atay, yalnızca üstte epigrafladığım öyküde değil, birçok eserinde bu bağı öylesine incelikli kurar ki, hangisi yazarın aslı hangisi kahramanın aslı ve hangisi sizin aslınız anlayamazsınız. kısacası, atay da anlatıcı modundadır çoğu zaman. öyle olur; fakat “başka türlü bir şey” yaparak. bambaşka. burada atay’ın kendi kaleminden anlatayım ne demek istediğimi:

    “yeni bir dil yaratmak istiyorum. beni kendime anlatacak bir dil. çok denediler, efendimiz. allah’tan, ne denediklerini bilmiyorum, olric. hiçbir geleneğin mirasçısı değilim.” *

    kilit noktalar ilk ve son cümleler: “yani bir dil yaratmak istiyorum” “hiçbir geleneğin mirasçısı değilim.” post-modern edebiyattan beslenerek, kendine ait bir “dil”, bir “biçim”, bir yazın kurabilen kaç tane yazar biliyoruz? o vakit, oğuz atay neden okunmalı? min’el cevap: post-modern edebiyat harmanından beslenerek kendine ait bir dil kurabildiği ve türk edebiyatı’nda o güne kadar (hatta daha da sonra) eşi benzeri görülmemiş bir anlatı biçimi yakalayabildiği için okunmalı. (neden-sonuçlardan yine nefret ediyorum.)

    geldik sona. oğuz atay; içimizde pusu kurmuş bekleyen “acı” ile dalga geçmek için okunmalı:

    “dağılın! kukla oynatmıyoruz burada, acı çekiyoruz!” *

    oğuz atay; tüm bilinçsiz kıskançlıklarımızı serseri bir tokat gibi yüzümüze çarptığı için, tüm yaşamasız günlerimizi bize kara mizah ile anlattığı için okunmalı:

    “onları kıskanıyordum onları beğenmiyordum. oynadıkları oyunu hiç anlamıyorlardı. yaşamak istiyorlardı en çok buna kızıyordum." *

    oğuz atay; beklenmedik bir ölümü uzak bir “merhaba”ya çevirdiği için okunmalı:

    “bizim sokaklarda da şöyle iki hanelik şirin bir mezarlık olsaydı... ve her gün işimize giderken kavuklu ya da sarıklı bir mezar taşıyla merhabalaşsaydık... ve çok ihtiyar bir kadının çok gecikmiş ölümü bizi böyle sarsmasaydı.” *

    yeter. tüm nedenlerden ve tüm neden-sonuçlardan nefret ediyorum.

    “seni bütün kötülüklerine rağmen seviyoruz diyorlar ya, işte ben onu istemiyorum albayım.” *

    ben de istemiyorum oğuz abi!
    (birtakım şeyler öyledir, 24.09.2009 19:00 ~ 26.09.2009 15:19)
  2. fazla şoven dursa da:

    çünkü o da bir teknik üniversiteli diye cevap verilebilcek önermedir.

    (bkz: teknik üniversite)
    (sol anahtarı, 24.09.2009 20:06 ~ 26.09.2009 16:07)
  3. ''oğuz atay'ı oğuz atay'cılardan kurtarmak için okunmalıdır'' şeklinde cevap verilmesi gereken soru.
    (otsuz deli ökkeş, 24.09.2009 20:14)
  4. roman okumak için, güzel roman okumak için, kendini okumak için.
    (ben çok ciddiyim ablacığım, 24.09.2009 20:19)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil