• görseller

    • nurettin sözen
    • nurettin sözen
    • nurettin sözen
  1. istanbul büyükşehir eski belediye başkanı zat.
    istanbul'un a.k. insanların başında gelir, yolsuzlukların haddi hesabı yoktur döneminde.
    ama hiç üstüne gidilmemiştir. olan iski skandalının piyonlarına olmuştur.
    artık sivas milletvekilidir chp'den.
    istanbul için bir gram yararı olmadığı gibi, kendisinden önce başlanan projeleri de yolsuzluk olabilir zamazingosu ile durdurup yerlerine daha fazla yolsuzluk yapmş, istanbul'a zaman kaybettirmiştir.
    temizlenmeye başlayan haliç'i de tekrar b.k yuvası haline getirmiştir.
    ayrıca ikarus'ları da istanbul'a kakalayan amcadır. kolektörleri de kapatan üstüne bir de sahil yolunun altına bedrettin dalan'ın döşeyeceği büyük künkleri ne gereği var diyerek kaldırtmış yerlerine ufak borular koymuştur. geçen sene hepsi tekrar büyük künge dönmüştür. dolayısı ile nasıl ileri görüşlü bir amca olduğu meydandadır.
    döneminde istanbul'da bir gram su bırakmamıştır, çocukluğumu susuzlukla geçirmeme sebep olmuştur. ve bu adam milletvekili...
  2. star tv'nin (interstar) ilk kurulduğu sıralarda yerel seçimlere denk gelindiğinde bu adamın son günleri yaşandığı için her gün geri sayım yapılırdı televizyonda.

    "interstar haber merkezinden iyi akşamlar, önce şu vtryi izleyelim:
    nurettin sözen... senden kurtulmaya 43 gün kaldı...
    şimdi haberler..."

    her akşam sağ üst köşede seçime kalan gün sayısı ve nurettin sözen'in kafatasının daha doğrusu kellesinin resmi bulunurdu.

    düşünün artık nasıl bir nefretle bu şehirden kovulduğunu. nasıl oluyor da böyle bir adamı herhangi bir parti bünyesine milletvekili olarak alır ya... ben bu adamdan önce 5-6 yaşlarımda bu şehirde evimde musluğa ağzımı dayar, su içerdim.
  3. işçi dostu belediye başkanıdır. öyleki, onun döneminde belediye işçileri hayatlarında görmedikleri kadar yüksek maaş almışlardır. buna rağmen, daha fazlasını isteyerek seçimlere yakın dönemde çöp toplamama eylemine gitmişlerdir. benzer bir olay bugün olsa tamamı taşeron firma tarafından kapının önüne konacak işçilere o zaman hiç bir müdahelede bulunulmamış aksine eylemleri belediye tarafından anlayışla karşılanmış ve en sonunda uzlaşmaya varılmıştır.

    ayrıca, iski'de yapılan yolsuzluğu bizzat kendisi savcılığa ihbar etmiş, ve bütün davalardan dokunulmazlık zırhına girmeden önce beraat etmiş belediye başkanıdır.

    son olarak, istanbul'a tramvayı ve doğalgazı ilk getiren belediye başkanıdır.

    (bkz: önce insan)
  4. 1989 - 1994 yılları arasında istanbul büyükşehir belediye başkanlığı yapmış olan shp'li isimdir.

    refah-fazilet-akp çizgisinin 15 yılda gerçekleştiremediği, son 3-4 yılda zorlaya zorlaya kör topal adımlar atabildiği toplu taşımada, tek dönemlik görev süresi boyunca pek çok önemli işe imza atabilmiş, bugünkü ana metro hatlarının temelini oluşturacak projeleri çizmiş, bir kısmını bitirmiş, bir kısmına başlamış fakat görev süresi bittiği için bitirememiş, bir kısmı ise erdoğan'ın seçilmesi nedeniyle kağıt üzerinde kalmıştır.

    en büyük eksikliği tecrübesizlik olmuş, çevresindekilere sahip çıkamamış ve fazlasıyla yıpranmıştır. iski skandalı ve belediye işçilerinin grevleri sözen için yıkıcı unsurlar olmuştu.

    ezcümle, cennet mekan ya da tu kaka tanımlamalarının dışarısında, makul bir gözle değerlendirilip hatalarıyla sevaplarıyla hakkının teslim edilmesi gereken kimsedir.
  5. eğer bugün recep tayyip erdoğan başbakansa bunda payı hayli yüksektir. iski yolsuzluğu diğer onca yolsuzluğun yanında ayyuka çıkınca millet de "bunlar müslüman adamlar hiç olmazsa çalmazlar, bunları deneyelim" diyip milli görüş'ün belediyelerine yüklendi. o sayede recep tayyip erdoğan'da bir basın toplantısında fatiha ile başlayacağı belediye başkanlığı kariyeri yoluna girmiş oldu.

    bir de bunun döneminde yağmur yağmıyordu arkadaş, deli gibi su kesintileri. sonra allah'tan allah'ın sevgili kulu tayyip geldi de, yağmur duası falan, yüzü suyu hürmetine yağmurlar başladı tekrardan.
  6. işçi dostuymuş, aman aman herkese yüksek maaş vermiş, metroyu yapmış (oha!), doğalgaz ı getirmiş (oha2) aslında çok iyi bir adammış...

    bu kadar cahillik, ancak tahsille mümkündür derler bizim orada.

    nurettin sözen, '89-'94 arası shp den belediye başkanlığı yapmış [yapamamış] bir zattır. istanbul un neredeyse bütün büyük sorunları bu adam döneminde doruğa ulaşmış, şehir tarihinin en rezil dönemlerini yaşamıştır. bizim peder ne zaman bu adamın adı geçse sinirlenir, sonra anlatmaya başlardı. sokaklarda toplanmayan çöplerden oluşan çöp dağları, mahalleli üzerlerine kireç atıyor hastalık çıkmasın diye. sokaklar leş gibi kokuyor, kanalizasyonlar iptal olmuş durumda, bok fışkırıyor logarlardan. su yok, haftada 1 gün çamurlu bir su akıyor musluklardan, içsen içilmez, bidonlarla su biriktiriyor insanlar, çeşmelerin başında kuyruklar, su kavgası yapan insanlar. sürekli yakılan kalitesiz linyit kömürü yüzünden nefes alınamaz bir hale gelen hava, her gün bölge bölge açıklanan hava kirlilik raporları. [göztepe de tehlikeli sınırın üzerinde, beşiktaş a sınırda, çocuklarınızı dışarıya çıkartmayın] otobüsler çalışmıyor, 15 dakikalık yolu 1.5 saatte ancak gidersin. belediye de rüşvet dağı aşmış, en ufak işleminde bile adamın cebine para sokmadan ilerleyemezsin, ki iski skandalı bütün her tarafı çalkalıyor. gecekondulaşma artık boğaz sırtlarına kadar ilerlemiş, şehirde güvenlik yerlerde sürünüyor.

    bu zat a bir televizyon programında soruyorlar, 28 nisan size ne hatırlatıyor diye. cevap veriyor, 28 nisan 1960 bilmem ne diye. çünkü hatırlamak istemiyor 28 nisan 1993 ümraniye çöplüğü patlamasını. göz göre göre 39 insan ölmesini, gecekonduların üzerine bok yağması sebebiyle çöpün içinde boğularak ölen insanları.

    geçenlerde bir televizyon programında soruyorlar buna, kanal istanbul hakkında ne düşünüyorsunuz diye. utanmadan 'çevresel felakete yol açar' diye cevap veriyor, be kardeşim, hadi eyvallah çevreye zarar verecek bu proje ama bu laf senin ağzından nasıl çıkar yahu? kendi dönemindeki çevreyi hatırlamıyorsun değil mi?

    hepsinin ötesinde, kendisi istanbul da bu dönemden sonra hiç bir sol (bu adamlara bir de solcu diyorlar ya) partinin seçim kazanamayacağını garantilemiştir. kendisinden sonra gelen recep tayyip erdoğan, hiçbir ekstra iş yapmadan, sadece belediyenin normalde sunması gereken hizmetleri [çöpleri toplamak, suyun akmasını sağlamak, taşımayı halletmek gibi] sürdürerek adeta kurtarıcı sıfatını almıştır, o gazla da başbakanlığa kadar gitmiştir görüldüğü üzere.

    velhasıl kendisi çok büyük bir siyasetçi ve belediye başkanıdır. erdoğan ın bu günlere gelmesinde az emeği yoktur. işçi dostu, ezilenin yanında, aslında iyi adam, tabi canım tabi. töbe töbe...
  7. bu adamın oğlunun bizzat tanırım, babası belediye başkanıyken oğlu üniversitede öğrenciydi. okula belediye otobüsüyle gelir gider, ikinci el ve hatta kimi zaman az yamalı kıyafetleri giyerdi. üzerinde hep aynı montu gördüm. kendisi söyleyene kadar ve hatta söylediğinde bile inanamamıştım nurettin sözen'in oğlu olduğuna. en sonunda ısrarlarımıza dayanamayıp kimliğini çıkarıp göstermişti. çocuk annesini küçükken kaybetmiş ve sadece babasıyla büyümüş, başka kardeşi de yoktu. şimdi soruyorum, eğer nurettin sözen yolsuzluk yapan bir hırsızsa oğlu neden bu kadar tutumlu ve efendi olsun? böyle bir çocuğa sahip bir insan kimin harcaması için para çalacak?

    buna rağmen dolandırıcılık yaptı diyorsanız, nurettin sözen 94'te görevden ayrıldı ve 2002'ye kadar milletvekili değildi. şimdi de değil. hakkında bir tek hüküm bile yok. iktidarda akp olmasına rağmen ve kendisi muhalefet partisinden olmasına rağmen bir tek suç bile bulunamadı. düşünün şimdi izmir belediyesini nasıl didik didik ediyorlar, bir suç bulsak da içeri tıksak diye. sözen'in bir suçu olsa hiç bırakırlar mıydı? ayrıca belediye başkanlığı bittikten sonra da, herhangi bir şirket kurup onun başına falan geçmemiş sözen, eskiden olduğu gibi yine cerrahpaşa'da doktorluk yapmaya devam etmiş.


    bazı arkadaşlar işçi dostu olduğuna inanmıyorsa gidip arşivlere baksın. recep tayyip erdoğan başkan olduktan sonra bütün belediye işçileri kadrodan çıkartıldı ve taşeron firmaya devredildi. dolayısıyla sendika ve grev hakları kalmadı. böyle olunca, ezim ezim ezilse bile işçi sesini çıkaramaz oldu. o zaman seçime yakın dönemde gördüğünüz çöp dağları böyle bir grev sırasında birikmiş dağlardı. işçinin sesini duyurma yöntemi çünkü budur. ama siz işçiyi köle diye görürseniz ve sesini çıkarmasına izin vermezseniz elbette ne grev olur ne bir şey.

    seçime yakın star'da sözen aleyhine bir kampanya vardı. o zaman star cem uzan'a aitti ve en büyük özel televizyondu (diğer kanallar yeni yeni kuruluyordu). medya gücünü tamamen elinde bulunduran uzan da, sözen'le olan bir anlaşmazlığı sonucu bu gücü sonuna kadar kullandı ve herkesin beynine yalan yanlış bilgileri doldurdu. şimdi milletin aklında kalanlar da bu bilgiler malesef.

    evet hava kirliliği vardı, ama ondan önce de vardı. ama doğalgaz projesi istanbul'a o dönem geldi. ilk doğalgaz o zaman kullanılmaya başlandı istanbul'da.

    tramvay yine o dönem de açıldı. bilen bilir, eskiden millet caddesinin ortasında terchili otobüs yolu vardı, orası aslında tramvaya hazırlık olsunda diye ayrılmıştı ve kısa bir sürede gerçek amacına kavuştu. taksim - 4levent hattının inşaatına da sözen döneminde başlandı. hatta rte seçildikten sonra açılışa sözen'i de çağırdı.

    bunları söylemeyi kendime borç bildim, o yüzden yazdım uzun uzun.