ortaokul yıllarımı, 4 senemi geçirdiğim güzide okul. kısaca
çalık diye bilinir.
kayseri fen lisesinin -o zamanlar- 96 olan kontenjanının üçte biri çalıktan gelir her sene, bu yüzden "çalıklı" iseniz adapte sorununuz olmaz. ilköğretimin uzatılmasından sonra her anadolu lisesi gibi kalitesi biraz düşmüştür malesef..
gelgelelim hocalarına.. kelimenin tam anlamıyla efsane hocaları vardır, hepsinin ayrı bir başlıkta incelenmesi gerekir:
mustafa ay
mustafa sönmez çiçek
hikmet kıranatlıgiller
alparslan arı
metin sağır
serap tüylek
haki doymuş
imdat eylikler
emel ömer yücel
saymakla bitmez vesselam.
öyle çok anlatılır ki bu okulda yaşananlar, alakası olmayan insanlar bile hocaları tanır hale gelmiştir. şahsen bizim sınıfta hocaları delirtmek için para toplanıp balon alınır derste şişirildikten sonra ağzı sündürülerek o tiz sesten çıkarılırdı, hoca o tarafa yönlendiğinde diğer taraftan bir tanesi pencereden atlardı, hoca zıvanadan çıktıktan sonra sınıf bir iki dakika susar sonra ağız kapalı "mmmm" nidalarına başlanırdı, birinin kahkahasıyla sessizlik(!) yine bozulur film yine başa dönerdi... garip geliyor şimdi, gerçekten yaşandı bunlar.