son yıllarda popülaritesi tavan yapmış bir metal türüdür. caga caga güm güm riffler, zibidi bir dj eşliğinde turntable kullanımlı hip hopsal * ögeler, melodiler, vasat vokaller bu müziğin öne çıkan özellikleri; icra eden gruplara baktığımızda gördüğümüz üzere. ayrıca adam gibi gitar sololarının atılmayışı hatta abartırsak hiç atılmayışı bu türe müziğe önem veren kitle arasında pek olumlu bakılmayışının ardındaki önemli bir sebeptir. bundan ötürüdür ki bu türün henüz ortamlara yeni akan özenti gençliği amiyane tabirle ayakta sikmek amacıyla ortaya çıkartıldığı söylenegelir. eğer olayı gerçekten buysa şu sıralar ve geçmişte hitap ettiği kitleye baktığımızda amacına ulaşmış gibi görünüyor. ha bu türü dinleyip de death, black, gothic, speed gibi tarzları dinleyen yaşı kemale ermiş metalik karakterler de yok değildir. kaidelerin zerre kadar siklemediği istisnalardır. zevk meselesidir. ötekidir, berikidir.
etkileşim içinde bulunduğu ve benzerlik gösterdiği türlere bakacak olursak bunlar arasında atmıkcore, rapcore, tırtcore ve düğünlerin vazgeçilmezleri olan oturmaya mı geldik metalle eller havaya metali gösterebiliriz. icra eden en popüler grupları saymak gerekirse: limp bizkit, korn, linkin park, slipknot gibi örnekler verilebilir ve çoğaltılabilir. türkiye'den örnekleme yapmak gerekirse milyonların sevgilisi, animasyon klibi üstadı manga başı çekmektedir. kimilerinizin "bu grupların hepsi aynı şeyi mi yapıyor, hay kulağına attırayım senin" türü şeyler dediğini duyar gibi oluyorum. görüşüm şudur ki icra ederken kullandıkları teknikler arasındaki ufak farklılıklar bu grupları aynı tür içinde toplamaya engel değildir. hatta hiç engel değildir; adamı hasta etmeyin. diğerlerinin aksine korn'da dj olmayışı buna örnek olarak verilebilir.
sonuç olarak yazdıklarım boyunca serpiştirdiğim subjektif görüşlerimi toparlıyor ve bu tür oluşumları dinlemek yine bir derece onu geçtim, bunlara tapmayı, kıçını imzalatmak için groupie olmayı göze alabilecek olan çılgın gençler varsa yol yakınken gidip kendilerini tasavvufa adamalarını öneririm. *
korn'un doksanların ortasında adidasla patlamasından sonra amerikan rock piyasasını ele geçiren gayet kolpa bi tarzdır. şarkı başına 3 bilemedin 4 riff, abidik gubidik scratchler/efektler, bi pop bi rap bi hardcore vokaller. böyle bol gelgitli, yanarlı dönerli bi hede. melodiden eser yok. adam gibi parça yapısı namına pek bişi bulmak mümkün değil. sözler desen bikaç istisna dışında anca 15-16 yaşındaki veletlere hitap eder derinlikte. bu yüzden metal camiasında aşağılamak için mallcore denir nu metale.
yaklaşık bi 7-8 sene sorunlu dejenere amerikan teenleri adeta tapmıştır nu metale, bütün mainstream rock/metal piyasası da slipknota, limp bizkite özenmiştir, göklere çıkarmıştır. afedersiniz bi sakso çekmedikleri kalmıştır...belki de çekmişlerdir ne biliyim. gelip geçici bi akım olduğu başladığı gün belli olmuştu zira kaliteli ve keyifli müzik namına çok az şey barındırır. zaten müzikten çok kinin, nefretin, ezikliğin, fazla enerjinin çocukça kusulması gibi bişidir.
şu günlerde yerini metalcorea bırakmaktadır. vakti zamanında "ayh slipknot, canım limp bizkit, kurbanım sana linkin" diyen revolver, metal hammer, kerrang! gibi camianın önde giden dergileri şindi fred durstün yedi ceddini esefle kınamaktalar, yeni çıkan metalcore gruplarını da yere göğe sığdıramamaktalar. insan ister istemez merak ediyo, bundan bi 6-7 sene sonra trend değiştiğinde gene aynı densizlikleri yapacaklar mı diye.
sözün özü; bu tip akımlara fazla kapılmamak lazım. içlerinden gayet iyi gruplar çıkabiliyo ama büyük çoğunluğu da birbirinin karbon kopyası tırt gruplar oluyo. şunu da dikkate almak lazım; metal de artık müzik endüstrisinin iyice içine girdi, gayet ciddi meblağlar dönmekte piyasada. paranın bulaştığı herbi şey gibi metal de dejenere edilip sömürülücektir. önemli olan ise müziği kulakla dinlemek, delikleri olan başka uzuvlarla değil.
ilginç geldi şimdi, bu tip müzik yapan gruplar hem sisteme entegre olmak istemiyor, ana bacı sövüyor, hem de sistemin nimetlerinden bol bol faydalanıyor.
"yakında sistemi yıkacağım,
önce cebimi yıkamam gerek,
sonra götümden kobra çıkarıp,
mtv'ye dolayacağım,
ahhh yee
ipimle kuşağım s.kimle taşağım,
adidas mı giyeceğiz lan
.mına koduklarım,
zaten durum da yok,
şu albümü alın, biraz da biz şekil yapalım.."
bu da benim yeni kurduğum "manipulator" isimli grubun hiti. haftaya mtv'deyiz. 5000$ bulabilirsek top 20 listesine 5. sıradan giricez. hadi bakalım.
sürekli olarak sorunlu gençlik teması üzerinde duran, "yok sen beni hiç siklemiyorsun", "sikmişim dersleri", "annem ve babam gerizekalı" şeklinde genel geçer sözlere sahip müzik türü. genel olarak yukarıda bahsedildiği gibi, gitar çalmayı en alt düzeyde bilen biri bile bu gruba dahil şarkıları çok kolay çalabilir, belki de bu yüzden yabancı müzik dinlemeye yeni başlayan genç kesimin ilgisini bu kadar çekmiştir. asıl patlamasını linkin park- hybrid theory ile yapmıştır, sonra ayağa düşmüştür. belki bu tarzda staind hip-hop'a daha uzak durmasından dolayı, belki de biraz aaron lewis hatrına dinlenebilir. diğerleri iki kuruş etmez, hepsi birer patlamalık baruttur; zaten akibetleri belldir.
bu müziğin temsilcilerinden korn ve limp bizkit, son dönemlerde pink floyd'a dadanmıştır. korn'un the wall coveri ve limp bizkit'in wish you were here coveri şarkıların orjinalini mumla aratmaktadır. bu coverler afedersiniz bi boka benzememekle beraber, 15 yaş bunalım gençliği tarafından pek tutulmuştur.
new metal’den gelir, giren çıkan belli değildir, itinayla bok atılır.
80lerdeki müziği hepimiz dinledik, hala da dinliyoruz. evet görüyorum hep msn’de. ancak sanatı, müziği eskilere göre değil, bağlamına göre eleştirmek gerektiğini de unutuyoruz.
rock ve metal müzikte 80leri, plastik sanatlarda rönesans'a benzetebiliriz (denge, kompozisyon, karmaşıklık, altın oran, teknik mükemmellik, vs.. ). bunlar nesnel kavramlardır, bunları sevebilir, bunları "iyi", "güzel" buluyorum diyebilirsiniz, lakin bunların bir sanat eserinde bulunması gerektiği yazmıyor fikir ve sanat eserleri kanunu’nda. bu özelliklere sahip olmayan eseri yerin dibine sokmak sadece kişinin zevklerinin bir hezeyanıdır. zaten taa 19. yüzyılda sanatçılar bunlardan (doğayı veya olayları bire bir taklit etmekten) sıkılmaya başladılar. önce empresyonizm geldi, sonra ekspresyonizm, kübizm, derken bugünkü postmodern sanatlara kadar geldik. müzikteki değişimi de buna benzetebiliriz: gerçek sanatçılar ve dinleyicilerin bir kısmı mükemmel düzenlenmiş, tekniğin konuştuğu, "altın oran"lı şarkılardan başka şeyler aramaya başladılar. yeni müzikte türler birbiriyle harmanlanmaya, yeni soundlar ve fikirler üremeye başladı. evet o her öğünden sonra bok atılan limp bizkit bile yeni bir şey yaptığı için, evet evet sanat yaptığı için yeni müzik içinde kendine sağlam bir yer edindi. tekrar ediyorum, hayır sanat sadece görkemli, karmaşık, zor olan değildir. bülent ersoy veya bob ross hiç değildir. örneğin yeni birşeyler yapmak isteyen bazı metal gruplarında gitar solosu kullanılmıyor çünkü bu tür müzik için solo artık sanat değil zanaat ürünü haline geldi. bunun sebepleri de uzun uzun tartışılabilir (ipucu: sanat giderek biçim olarak sadeleşiyor, hamlaşıyor, öz olarak çoğalıyor). ve hayır, satriani, vai gibi insanların bu konuyla hiçbir ilgisi yok, indir o elini.
yeni metal türlerine bok atarken en etkili silahlar en zayıf cephe olan linkin park üzerinde deneniyor dikkat ederseniz. numetal gibi tanımı belli olmayan bir kategoride her daim zayıf noktalar bulunabilir doğal olarak. slipknot’a da numetal kategorisinde bok atan insanlar isterlerse ve dinleme lütfunda bulunurlarsa linkin park ile slipknot arasındaki 17 farkı şıp diye sayabilirler. numetal’e laf sokma ihtiyacı içindekilere en azından neyin numetal olduğunu neyin olmadığını iyice öğrenip ondan sonra işe girişmelerini tavsiye ediyorum bu noktada. maalesef kolay değil tavsiye ettiğim iş, yeni birşeyler içeren her metale numetal denebiliyor zira.
numetal konusunda 20 yaşlarında gencecik insanların dedeler gibi sabit fikirli, gerikafalı olması ve üstelik bunu yaparken kendilerini gerçekten “dede” konumunda görerek “15 yaşında veletler dinler bunu peeh” hilesine başvurmaları gerçekten kaygılandırıyor beni, uyku uyuyamıyorum. uyuyabilirsem de elinde kill'em all plağı olan 15 yaşındaki veletlere "ne böğürüyor bu herif, asıl müzik glam rock'tır" diyen pelüş saçlı adamları görüyorum rüyamda. peşlerinden koşuyorum, diyorum ki: “rock ve metal müzikte yaşananlar yozlaşma, kirlenme değil, sanatsal çeşitlenmedir. sevmemek tabi ki size kalmış, kimse sanat teorisyeni gibi düşünmek zorunda da değildir, paşa paşa istediğinizi dinleyin, ama jonathan davis evinize gelip gitarınızı mı kırdı yavrum, bu hırs bu kin niye?”
80lerin adamlarına jonathan davis’ten bahsetmem saçma tabi, rüya işte.
hakiki öz metalci veya yeni metalci tüm grupların önlerinde eğileceği metalin yaratıcılarından metallica st. anger gibi basit bir albüm yaparak bu tarzı selamlamıştır.
sebebi nedir peki, daha kolay olması, yok satması ve cebe tomarla para girmesi.
belki şu an burda oturup bok atması kolay bir tarzdır ama merak hep ederim, hard rock gibi bir tarzdan sonra 80lerde heavy metal akımı çıktığında hard rockçılar, seklenlerin sonlarına doğru thrash ve death metal baş gösterince heavy metalciler, şu an götik, senfonik, doom orta malı olduğunda thrashçiler bok atmamış mıdır acaba.
mesela bruce dickinson'la yapılan bir repörtajdan alıntı:
gazeteci: what is all this labelling about? prog metal, black metal, this or that metal.
aslı new metal olan ve sert metalciler tarafından alay konusu yapılıp nu metal olarak lanse edilmiş müzik türüdür. farkındaysanız metal türü demiyorum.
adı üstünde popülerdir, belli bir dönem fırtınası eser geçer. geriye otobanda uyuşuk uyuşuk toz toplayan zayıf rüzgarları kalır. sonra birden saf rock'n roll güneşinin yakıcı ışınları süzülür bulutlardan; asfaltta bir yanık kokusu bırakarak.
aslında "sert gitar partisyonları + fıçıfıçı" değildir. adı üstünde new metal'dir. hatta zamanla nefret etmekten vazgeçip godsmack ve türevi grupları sevmeye bile başlamışımdır. sonuçta bu beste güfteler de havadan düşmüyor. emek var. emeğe saygı falan fistan (hatta +rep)
insan kelimelere takılmayınca daha rahat yaşıyormuş bunu farkettim uzun müddet önce. müzikte de hayatta da durum aynı. ayrıca bu bir sosyal mesaj değildir ve kendini 10 saniye içinde imha filan etmeyecektir.
başarılı bir temsilcisini göremediğim, dinleyici kitlesinin büyük bir çoğunluğunun diğer metal türlerinden bihaber olduğu, ne idüğü belirsiz müzik türümsüsü. en iyi örneğini st anger ile yine metallica yapmıştır iyi de halt etmiştir. load reload rezaletlerine tav olan bebeler bile bozdu bunlar tu kaka demiştir.
gençliğin yeni trendi olan ama metal ile alakası olmayan bir tür (bkz: ne idüğü belirsiz). arada sırada konuştuğum ve bu türü dinleyen bazı arkadaşlarım var. thrash metal ile karşılaştırıp nu metal daha öte daha iyi diyorlar. onları ezmek istemiyorum (maksat kalpleri kırılmasın) her seferinde sessiz duruyorum konu değişiyior. bilseler metal müzik öyle madafaka demekle olmuyor. ama bu lafı sarfeden arkadaşlar için şunu söylemeden geçemeyeceğim "hay aklınızı sikiyim müzikten hiç mi anlamıyorsunuz"
herkesin zevki kendine de çok afedersiniz sikilesi bir zevktir. niye apayrı şeyleri bir araya getirip harmanlama duygusu bu kadar götlerini dürtüklemektedir bu arkaşların bi türlü anlam verilememektedir. müziği yapan eşşek kadar herifler olmasına karşın piyasa ayağına ortaokul-lise geçişlerine hitap etmektedir. metalle alakası yoktur, bu ipneler yüzünden nice metalciler sikik genellemelere kurban gidiyor ve gitmeye de devam edecektir.