when i look into your eyes
i can see a love restrained
but darlin' when i hold you
don't you know i feel the same
'cause nothin' lasts forever
and we both know hearts can change
and it's hard to hold a candle
in the cold november rain
we've been through this auch a long long time
just tryin' to kill the pain
but lovers always come and lovers always go
an no one's really sure who's lettin' go today
walking away
if we could take the time
to lay it on the line
i could rest my head
just knowin' that you were mine
all mine
so if you want to love me
then darlin' don't refrain
or i'll just end up walkin'
in the cold november rain
do you need some time... on your own
do you need some time... all alone
everybody needs some time...
on their own
don't you know you need some time... all alone
i know it's hard to keep an open heart
when even friends seem out to harm you
but if you could heal a broken heart
wouldn't time be out to charm you
sometimes i need some time... on my
own
sometimes i need some time... all alone
everybody needs some time...
on their own
don't you know you need some time... all alone
and when your fears subside
and shadows still remain
i know that you can love me
when there's no one left to blame
so never mind the darkness
we still can find a way
'cause nothin' lasts forever
even cold november rain
don't ya think that you need somebody
don't ya think that you need someone
everybody needs somebody
you're not the only one
you're not the only one
"nothing lasts forever
even cold november rain" dizeleri forumlarda imza olası şarkı. 9 dakikayı aşan efsane klibinde axl denyosu fotomodel bi hanımkızımızla evleniyor, grup üyeleriyle pek çok atraksiyona katılıyorlar, bir kasım günü verdikleri şatafatlı davette soğuk bi yağmur bastırıyor (panik yapan bi davetli 4 katlı pastaya balıklama dalıyor, açık büfeyi sömüren aç insanlar masa altlarına saklanıyorlar) ve ne yazık ki axl'in taş gibi karısı ölüyor. aralarda da axl'in piyano çalışını, orkestranın gruba eşlik edişini, slash'in çölün ortasındaki kilisenin önünde gibson'ıyla sevişmesini ve sonlara doğru slahs'in axl'in piyanosunun üstüne çıkıp döktürmesini izliyoruz. klibin konusu da del james denen bi ademoğlunun "without you" adlı kısa öyküsünden esinlenerek yazılmış. ayrıca evlenirken gelinin attığı bi bukle pembe suni çiçeğin güzel bi film hilesiyle tabutunun üzerine düşmesi ve boyasının soğuk kasım yağmurunda tabutun parıldayan siyah yüzeyinde akması da hafızalarımıza kazındı.
klibi baştan sona izledikten sonra edit: grubun şarkıyı icra ettiği konser salonundaki insanların oscar töreni edasıyla giyinmiş olmaları ve şarkıya şabalakça eşlik edişlerini gözden kaçırmışım. 90ların başında mtv'nin daha serbest olmasından kaynaklanan grup elemanlarının fütursuzca sigara ve içki içme sahneleri nostalji havası veriyor. gelinin attığı pembe çiçekler gülmüş. bi de, len gerçek gülün yağmurda rengi akmaz di mi??
"güzelim grubu ne hale getirdin lan axl" dedirten parça.kamyon gibi soundu ve parçaları olan appetite for destruction albümünden sonra, piyanist şantör tripli axl rose, bayan vokalistler, string section vs. zırvaları ile beni gülme krizlerine sokan bir klibi de vardır bu parçanın
kasımda dinlenmesi farz olan, dinleyince sözlerle yerle bir olup, üzerinize sololarla toprak serpilen, kesinlikle dünyanın en güzel şarkılarından biri olan gnr klasiği. insan yapımı dışı da bir klibi vardır.şarkı etkisinin limiti sonsuza gider.
girişindeki piano solosuna taptığım, 6.47.dakikadan sonra gelen elektro gitar solosunda kendimi kaybettiğim umarım 12 temmuz 2006 guns n roses istanbul konserinde çalarlarda dinlerim dediğim parça.
yağmurdan kaçarken pastaya atlayan adam efsanesi bu parçanın klibindedir. "neden neden??" diye haykırırım her zaman. canım düğün pastasının altına mı saklanasın geldi kasım yağmuru altında? bok ettin güzelim pastayı, axl heykelciği de heba oldu arada. ama hakkını vermek lazım klibi çok güzeldir, bir kilometre taşıdır, dir dur. kadının ölümü de en az pastaya atlayan adam kadar muammalıdır. şarkı desen zaten fazla lafa gerek yok pek çok insan gibi gitar solosu itibariyle (biraz öncesi aslında) ben de havaya girerim üstüne de moral bozuksa bir don't cry patlattım mı tamam zaten. yağmurdan kaçarken pastaya atlamayın.
klipte kadın zaten hastadır ancak bunu belli etmez.düğün günü arabaya binerken kadının bakışı çok şey anlatmaktadır aslında.kadının öleceği bellidir ama kadın bunu axldan saklamıştır.yağmur sahnesinde adamın pastaya atlaması ise herşeyin dağılışını temsil etmektedir.
bir derginin yaptığı dünyanın en iyi 100 solo sıralamasında 6. sıradadır zaten son 2 dk da atılan solo benim de bayıldığım ayıldığım slash'ın gitarı ağlattığı solodur.
mükemmel bir guns n roses şarkısı, sözlerine bir yerde rastayıp sırf o muhteşem anlatım için şarkısını araştırıp bulduğum, defalarca üstüste dinlememe rağmen sıkmayan, her defasında insanı biraz daha etkileyen muhteşem şarkı. 6. dakikadan sonra ritim değiştirği için orda kesip şarkıyı 6 dakikaya düşürdük ancak bişeye benzemedi. içersine tek bir ses daha katılsa bir dakika eksik olsa büyüsünün kesinlikle bozulduğuna inandığım muhteşem kasım şarkısı. dinlenmeli dinlettirilmelidir, her kulak bir kere duymalıdır, dinlememişse çok büyük bir şey kaçırıldığına eminim.
9 dakikalık enfes bir guns n roses klasiği. slash tarafından icra edilen solo rock tarihinin en iyi soloları arasında sayılmaktadır. şarkının klibi de bir nevi kısa film gibidir. klipte axl rose'un o zamanki kız arkadaşı stephanie saymour oynamaktadır ki bu da klibi güzel kılan özelliklerden.
sonundaki soloyu çıkartınca pek de birşey ifade etmeyen şarkı.sonuna kadar birşey anlamadığınız "bu ne be abicim bok gibi." dediğiniz fakat tamda bunu dediğiniz anda solonun başlaması ile kılcal damarlarınızdan kanın çekilmesini hissettiğiniz böylece şarkının ruhunun sonundaki soloda gizli olduğunu anladığınız kompozisyon.
" cause nothin' lasts forever, even cold november rain" sözleriyle milyonlarca defa ruhumu sayısız özlemlere teslim ettiğim kusursuz şarkı. ömür boyu ağlatma garantisi vardır.
bir şarkı, insana yaşadıklarını sorgulatıp, pişmanlığa sevk edecek derecede katarsis yaşatıp o insanı aydınlatabiliyorsa, her başarılı sanat ürününün gerçekleştirdiği işi başarıyorsa, o ürün bir sanat eseridir.
her kıtasında çeşit çeşit (duygusal)hayata dair iç burkan detayların, akıllı ve doğal bir bütünlükte bir araya geldiği pek az şarkı var bunun gibi. günümüzde üzerine şakacılık yapıp diyaloglarımıza dize dize bir hal olduğumuz kalıp sözlerin (nothin' lasts forever and we both know hearts can change) mantık süzgecinde de sallandırılmış, saf duygu hali.
aslına bakacak olursak, şarkıda ayrılmak üzere olan ve duyguları tavanda bir çiftin hissettiği tüm duygular, neredeyse, sırasıyla var:
1
---------------------------------------------------
"when i look into your eyes
i can see a love restrained
but darlin' when i hold you
don't you know i feel the same
'cause nothin' lasts forever
and we both know hearts can change
and it's hard to hold a candle
in the cold november rain"
sevgili ile yapılan ayrılık konuşması. "büyümeye" giriş: karşı tarafın duygularının farkında olmak. her ne kadar can yaksa da onu anlamak. var olan kuş kadar sevgiyi de muhafaza etmeye çalışmak. öte yandan, farkındalığı göstermek ve "bu bana da olabilirdi, ne yapalım dünya böyle" diyerek kendini avutmaya çalışmak.
---------------------------------------------------
2
---------------------------------------------------
"we've been through this such a long long time
just tryin' to kill the pain
but lovers always come and lovers always go
an no one's really sure who's lettin' go today
walking away
if we could take the time
to lay it on the line
i could rest my head
just knowin' that you were mine
all mine"
şarkının bu sözlerinde ton inceliyor, anlıyoruz ki sinirler yıpranmış. yalnızlığın ıssızlığından korkulduğu için bu kadar uzuun zamandır birlikte olunduğundan dem vurulup karşı tarafa yara vermeye çalışmak. fakat, ileri gitmemek ve bir takım genellemeler yaparak aşkın bu yıkım halindeki olağan suçluları aklayıp suçu genele vurmak. hemen ardından da "se sa"lı cümlelerle, "keşke" kokulu bir tonda fakat hala ümitli bir biçimde küllerden yeni -eskisi gibi- bir aşk yaratmaya çalışmak. karşı tarafı buna inandırma adına (bu yeniden doğuşun şahsi formülünü de inceden vererek) her şeyi yapacağına dair taahhütler vermek.
---------------------------------------------------
3
---------------------------------------------------
"so if you want to love me
then darlin' don't refrain
or i'll just end up walkin'
in the cold november rain
do you need some time... on your own
do you need some time... all alone
everybody needs some time...
on their own
don't you know you need some time... all alone"
sözler verildi. hararet biraz olsun atıldı. sıra karşı tarafı havaya sokmakta. karşı tarafın halinin farkındalığına dair sözler verdikten sonra, anlayışlı olma zamanı. "ben bu aşk için her duruma hazırım, seni bekliyorum. top sende" diyerek karşı tarafın gururunu okşamak. bu anlayışlı ve sevgi dolu tavrın yanına biraz da "all alone" gibi ürkütücü sözler serpiştirerek (yalnızlık ıssızlığı) karşı tarafı etkilemek.
---------------------------------------------------
4
---------------------------------------------------
"i know it's hard to keep an open heart
when even friends seem out to harm you
but if you could heal a broken heart
wouldn't time be out to charm you
sometimes i need some time... on my
own
sometimes i need some time... all alone
everybody needs some time...
on their own
don't you know you need some time... all alone"
anlayışlılık halinin burada da devam etmesi söz konusu. bu sefer karşı tarafın sosyal yaşamı ele alınmak üzere; eğer bu boka girerse gelecekteki şahsi kazançlarından bahis açarak, empatinin dibine vurmak. ve bu noktada solo girdikten sonra söylenen sözlerle birlikte karşı taraf etkilenmiş addedilip bu sefer karşı taraftan da empati (ve kısmi bir evet cevabı-msısı-) beklendiğini belirtmek lakin bunu da karşı tarafa verilen "formül"e sadık kalarak "sometimes i need some time... on my own" sözleriyle vererek, "bu işi çözmek için çırpınıyorum ancak mantığım hala yerinde, budur bizim çıkış yolumuz" havasında vermek; bu sayede güven de vermeye çalışmak. ve gene solo. (bu sololara fonetik bağlamında "sigaradan derin nefes çekme sessizlikleri" gibi görsel ve canlı bir mana yükleyebiliriz.)
---------------------------------------------------
5
---------------------------------------------------
"and when your fears subside
and shadows still remain
i know that you can love me
when there's no one left to blame
so never mind the darkness
we still can find a way
'cause nothin' lasts forever
even cold november rain"
süreç gözden geçirildikten ve bir takım çözümler ortaya atıldıktan sonra vaziyetin nihayete kavuşmasına beş kala; en vurucu sözleri ortaya dökmek (bir nevi, "in conclusion" hesabı). verilen formülün sürecini ortaya dökmek. kafadaki soru işaretlerini silmek adına en gerçekçi halde konuşmak. (son iki satıra kadar, bu kısımdaki sözler öyle vurucu ki, pek fazla şey söylenemez herhalde.) son iki satıra gelindiğinde de; sözlerin başında genelleme amaçlı kullanılan kalıbı bu sefer ayrılık üzerine kullanarak sevimli bir zeka oyunu ile ilk altı satırda söylenenleri muhteşem bir şekilde süslemek.
---------------------------------------------------
6
---------------------------------------------------
"don't ya think that you need somebody
don't ya think that you need someone
everybody needs somebody
you're not the only one
you're not the only one"
şarkının coşum ânı. gerek duygusal, gerek mantıklı, gerekse de öngörüsel tepkilerden sonra; bir önceki kısımdaki karmakarışık bir olayı çözmüş dedektif özgüveni ile karşı tarafı alenen "doğru yola" çağırmak. eğer bu kısımdaki sözler, şarkının genel ritminde ve renginde gitseydi, bu şarkı hakkında bu denli şey yazılamazdı bence. "ikna etmiş insan" coşkunluğu olması gerek zira burada, bu sözlerle. "you're not the only one" sözü ise, "fazla naz âşık usandırır" tadında, axl rose yapısında bir insana cuk oturmuştur.
---------------------------------------------------
bu şarkının girişindeki klavye introsunu bulabilmek için axl rose bir ay boyunca bir odada kafa patlatmış ve sadece pizzayla beslenmiş şeklinde efsaneler vardır. zaten söz müzik axl rose'undur. şimdiye kadar yazılmış en iyi sözlerden biri olduğunu düşünürsek axl rose'a olan sempatim artıyor, engelleyemiyorum.
sololara gelelim, şarkıda çok solo var ama herhalde "'cause nothin' lasts forever even cold november rain" dendikten sonraki slash solosu en karizmatik olanı. konserlerde slash'ın piano'nun üstüne çıkıp kafasını sallaya sallaya o soloları atması şahanedir. hatta kasım ayındaki bir konser sırasında, o solo sırasında yağmur yağmaya başlamış diye bir şehir efsanesi vardır, myth busters araştırmalı bu konuyu.
kişisel yorumumu da belirteyim şarkıyla ilgili, sen tut kasım ayı, yağmur ve aşk üçlemesi arasında bağ kur, otur efsane bir beste yap sonra en iyi 100 gitar solosu arasına giren sololarla donat, sonra gel benden kişisel yorum bekle, yorum yapmak istemiyorum, sadece kasım ayında yağmur yağan bir coğrafyada yaşadığıma seviniyorum, bu kadar.
edit: live era albümünde bu şarkı öyle bir çalınır ki, az daha akıl sağlığımı kaybediyordum. 12 buçuk dakika sürdüğünü söyleyeyim de dinlemeyenin çükü şişsin. ben her gün dinliyorum, ya ya..