akımın ilk dönemi 1963'te sona ermiştir. yapımcılar artık genç yetenekleri desteklemekten vazgeçmiş, halk da bu genç yönetmenlere gösterilen ilgiden sıkılmış, endüstrinin ekonomik krize girmesi de tuz biber olmuştu. 1963 cannes festival'inde françois truffaut'nun
la peau douce (yumuşak ten) filmine gösterilen tepki de somut bir başlangıç olmuştur.
ancak bu tersine dönüş kısa sürdü. truffaut ve diğer yeni dalga yönetmenleri film çekmeye devam ettiler. sinemadan kopmayan bu dalgacı'ları iki gruba ayırabiliriz;
birincisi, godard, chabrol, truffaut, rivitte ve rohmer'in içinde bulunduğu (zaman zaman eleştirmenlik yapan) sinematek müdavimlerinin grubu,
ikincisi, "sol kıyı" denen, agnes varda, alain resnais, ve chris marker gibi sinematekçilerden daha yaşlıların oluşturduğu gruptu. bu grup, politika ve sanatın diğer dallarıyla da ilgilendikleri için, sinemaya ilk grup kadar bağlı değildi.
bu iki grubun dışında kalanlara da
jacques demy'yi, gerçeküstücü
georges franju'yu ve belgeci
jean rouch'u örnek gösterebiliriz.