yatarak para kazanılan nadide mesleklerden..istanbula gelene kadar türkiyemi gezmeniz gerek o kadar
* *
işi bilen
hukuk mezunlarının yaptığı ultra gereksiz meslek, ayrıca (bkz.
para tuzağı)
yeni talip olan birinin kavuşmak için en az on yıl beklemesi gereken titr.
vergi kaçırmanın imkansız olduğu meslek.
(kelam, 25.06.2006 00:35)
herşeyin noter huzurunda yapılması nedeniyle noterin neden bu kadar huzurlu olduğunun merak edilmesi ve ilk noter tasdikli nüfus cüzdanı örneğine ödedenen yığınla paradan sonra nedeninin anlaşıldığı meslek.
+ büyüyünce ne olacaksın çocuğum
- ben noter olacağım büyüyünce
+ aferin oğlum
hiç bir iş yapmadan iyi para kazanan mesleklerden biri. tek sorun büyük bir şehirde noter olmadan önce önce türkiyeyi dolaşmak zorunda kalmanız.
noterler kendileri ve birinci dereceden yakınlarına ait noterlik işlemlerini yapamıyor ve başka bir notere başvurmak durumunda kalıyorlar. eğer bulundukları yerde kendilerinden başka bir noter yoksa, bu işlemleri hakim yapıyor. (gereksiz bilgi.)
diploma onaylatmak için ösym ile ortak soygun girişimi içinde bulunan hede ve bu noterler s.kinin doğrultusunda hareket etmeleriyle tarafımdan soyutlanan unsurlardır.
aynı tür
evraklar için tarifesi
il'den il'e değişiklik gösterebilen
meslek/
kurum...
misal: sadece
ankara'da halledilebilecek
bürokratik bir işiniz var ve kalkıp ankara'ya gittiniz... tam işiniz hallolacakken noterden
vekaletname çıkarılması gerektiğini öğrendiniz... eee bir vekaletname için yaşadığınız
şehire geri dönemezsiniz, "gideyim bir notere çıkartayım bari" dersiniz ve vekaletnameyi çıkartırsınız... iş
faturaya geldiğinde 120 ytl'den aşağı ödemezsiniz... halbuki aynı vekaletname yaşadığınız şehirde 26 ytl'ye çıkarılmaktadır...
tecrübe ile sabittir... haa benim önceden haberim olduğu için vekaletnamem ile ankara'ya gitmiştim, orası ayrı...
boşuna okul okuyup çile çektiğimi kafama vuran meslek. basit bir ingilizce tercüme belgesini onaylamak için tam tamına 131.25 (yazıyla yüzotuzbir nokta fakin yirmibeş) yeni türk lirasını benden alıp "yahu sizin ne riskiniz yada emeğiniz var da bu kadar parayı alıyorsunuz" soruma ise yüzüme bön bön bakarak zaten bildiğim cevabı fark etmemi sağlamıştır.
sanılanın aksine noterin aldığı paranın büyük bir kısmı devlete gitmektedir. genelde bulundukları memleketlerde ise vergi rekortmeni olurlar.
bu kadar parayı kazanmak için kimin güvenini kazandıklarını merak ettiğim meslek grubu. akşama kadar oturup çay kahve içip gazete okuyup sadece yarım saatte bir bir sürü imza atarak ömürlerini dolduran insanlar.
olmak için hukuk fakültesini bitirmenizi gerektiren meslek. mezun olduktan sonra 15-20 yıl sıranızın gelmesi için beklersiniz. nihayet noter olunca da ayda 5-6 milyar gibi çok da anormal olmayan bir parayı kazanana kadar ise 10 yıl kadar doğuda ve anadolu'nun diğer pek çok ücra köşesinde çalışırsınız. bu seviyeye ulaştıktan sonra ise 2-3 yıl içinde aylık geliriniz 20-30 milyara çıkar, ama yaş çoktan elliyi bulmuştur. çok riskli ve sanılandan daha zor, stresli bir meslektir. bütün bunların yanında sizi iki imza için yüz ytl kazanan beleşçiler sanan ergen mühendislerle uğraşırsınız. noterleri kötülemek, aşırı vergi topladığı için devleti kötülemek yerine, vergi toplaması için para verdiği memurları kötülemekten farksızdır.
daktilo, klavye gibi bilimum yazı yazma araç ve gereçlerinde hız rekorları kıran insanların dahil olduğu meslek grubu. ayrıca gayet sıkıcı bir meslek olduğunu tahmin ettiğim meslek. sürekli aynı işle uğraş, onayla, imzala nereye kadar.
a : adamın biri varmış, hiç terlemiyormuş. neden
b : çünkü noter'miş
türkiye'nin her yerini gezmek zorunda kalmalarının nedeni noterliğin sınıflara ayrılmış olmasıdır. yamulmuyorsam, üçüncü sınıf noterlikten başlamak üzere birinci sınıfa kadar yükselerek yıllar hatta on yıllar süren bir dönemden geçmeniz gerekebilir. bir bölge için sınıflandırma bölgenin nüfusu ve işlem hacmi dikkate alınarak yapılır. atama adalet bakanlığının işidir. noterlikte atama iki şekilde gerçekleşebilir. bakanlığın yeni ihdas alanı açması ve bir bölgedeki noterin emekli olması. iki durumda da başvurabilecek noterlerin nitelikleri açıklanır. nitelikleri yerine getiren veya daha nitelikli noterler arasından atama yapılır. elbette genellikle en nitelikli noterin atanması ile gerçekleşir. bu niteliklerin en başında noterin mesleğinin kaçıncı yılında olduğu gelir.
aslında kolay olduğu kadar zor bir meslektir de. özellikle denetimleri oldukça ağır ve kılı kırk yarar şekilde geçer. harç dönemleri vardır ve vergileri oldukça yüksektir. müfettişleri adalet bakanlığı gönderir. eğer işlemlerde bir usülsüzlük ya da eksiklik bulurlarsa... noter ciddi bir ceza alır.
ayrıca noterlerin kazandıkları paranın büyük bir bölümü devletin cebine girer. dolayısıyla yanılıp paraya para demeyeceğinizi sanmayın derim.
merak edenler için; babam noterdi oradan biliyorum.
(memento, 03.03.2008 19:32 ~ 19:34)
bugüne kadar düzgün cümle kuranına rastlamadığım meslek erbapları.
elimden onlarca farklı noterin elinden çıkmış yüzlerce belge geçti, bunlar arasında imza sirkülerinden vekaletnameye, nüfus kayıt suretinden noter kanalıyla yapılan tebligatlara kadar birçok farklı türde belge bulunuyordu, ancak bunların büyük kısmında neredeyse cümlelerin yarısından fazlası, kalanlarda da en az iki üç cümle ismin -e haliyle başlayıp -i haliyle bitirilmiş, gereksiz yere önce zamir ardından ismin kendisi kullanılmış, yüklem unutulmuş, bölünmemesi gereken cümleler orta yerde şak diye bitirilmiş haldeydiler.
samimi söylüyorum, senelerdir bu tespiti yapabilecek kadar fazla noterle muattap oldum ve maalesef üzülerek ve emin bir şekilde söyleyebilirim ki bu çok saygın olduğu iddia edilen meslek sadece türkiye'de değil dünyanın hemen her yerinde dili kullanmaktan aciz insanlar tarafından yapılıyor.
daha iyi anlaşılması için bu giriyi bir noter elinden okuyalım:
bugüne kadar henüz düzgün cümle kurmamıza rastlamadığım noterler meslek erbapları.
elimden onlarca farklı noterlerin elinden çıkmış yüzlerce belge geçti, bunlar arasında imza sirkülerinden vekaletnameden, nüfus kayıt suretiyle noter kanalıyla yapılan tebligatlardan birçok farklı belge bunlar bulunuyordu, zira bunların büyük kısmında neredeyse hemen hemen cümlelerin yarısından fazlası tamamına yakını, kalanlarda da en az iki en çok üç cümle ismin -e haliyle. hemen hemen cümlenin yarısından fazlası tamamına yakını, kalanlarda da en az iki en çok üç cümle ismin -e haliyle başlayıp -i haliyle bitirilmiş, gereksiz yere önce zamir ardından ismin kendisi o isim kullanarak, yüklem unutulmuş zira bölünmemesi gereken cümleler orta yerde "şak" diye bitirilmiş haldedirler.
samimi söylüyorum, senelerdir bu tespiti yaptığım kadar fazla noterle yıllarca muattap oldum ve maalesef üzülerek ve emin bir. söyleyebilirim şeklindedir ki bu çok saygın olduğu iddia edildiği iddia edilen meslek sadece türkiye'de ülkemizde değil dünyanın hemen her yerinde çoğu yerde dili kullanmaktan aciz insanlar tarafından eliyle yapılıyor.
(abarttığımı düşünen olursa uydurma bu örnekten bin kat daha beter hatalarla dolu istediği kadar noter elinden çıkma belgeyi kendisine gönderebilirim. hem de "münferittir" denmemesi için her biri ayrı bir noterin elinden çıkma belgeler.)
sanırsam 2009 yılında tüm noterlerin işi bitecektir. kapatıyorlar(mış).
binbir çeşit damganın olduğu paranoyakça aslını ver kopyalıyayım, parayı öde damgalasınlar mantığı çalışan pekte normal olmayan ama parası iyi olan bir çeşit kurum
ve diğer şeyler topluluğu tarafından
galata perform sahnesinde sergilenen tiyatro oyunu.
bireyin devletle burun buruna geldiği kurumlardan biri olan noterde geçen oyun, devlet ve kişi arasındaki boşluklar ve sessizlikler üzerine kurulu. bugünün türkiye’sinin görünür kılındığı “noter”de, devletin bireyden üstün tutulduğu bir yapının içinde yaşanan karşılaşmalar konu ediliyor.
günümüz türkiye’sinde farklı nedenlerle susturulan, sessizleştirilen, yeri geldiğinde öldürülen bireyin yakarışı, oyunun tümüne, özellikle de sürprizli sonuna hâkim oluyor. oyun, noter ortamına dayanarak, bir ses ve sessizlikler bütünü olarak yorumlanıyor. ancak, bu noter alışılageldik bir noter değil; sararmış sayfaların, eski masaların, dolapların ve bıkkın yüzlerin ardında çok garip şeyler oluyor!
* * (ceyus, 20.02.2009 12:53)
bizim gibi bürokrasisi tavan yapmış memleketlerde her bi sikte kullanılmaya mecbur kılınan yerler.