belki ilginizi çeker
  1. · do
  2. · guido d arrezo
  3. · yeni başlayanlar için elektro gitar
  4. · raga
  5. · picado
  6. · robert fripp
  7. · flüt
  8. · binary
  9. · mutluluk veren küçük şeyler
  10. · doğuşkan
gündem
  1. · aklidengegorecelibikavramdir
  2. · 100 opera
  3. · domuz gribi
  4. · ismail yk
  5. · dersim katliamı
  6. · tahrik edici erkek kokuları
  7. · author
  8. · powerchallenge
  9. · hadi be

nota  

  1. bir devletin başka bir devlete yada onun elçisine verdigi yazili bildiri
    ultimatom jr.
    (azureel, 17.03.2004 02:33)
  2. müzik harfleri
    (azureel, 17.03.2004 02:33)
  3. müzik harflerine verilen ad. do re mi fa sol la si olarak 7 adettir. isimlerini bir ilahinin ilk iki kelimesinden almışlardır. önce ut re mi fa so la ti şeklinde olan bu müzik harfleri sonra bazı değişiklerle bugünkü hallerini almışlardır. bazı dillerde bu do re vb. yerine c d e f g a b harfler ile de kullanılırlar.
    (aziz, 19.11.2005 02:17 ~ 07.04.2006 00:24)
  4. do: ut queant laxis
    re: resonare fibris
    mi: mira gestourm
    fa: famuli tuorum
    sol: solue
    la: labii reatum
    si: sante johannes

    (bkz: guido d arrezo)
    (kurabiye, 19.11.2005 02:19)
  5. müzik yazısı. notaların isimleri şunlardır: do, re, mi, fa, sol, la, si. bunlar bazı ülkelerde(bkz: ingiltere, almanya) alfabedeki harflerle okunur. do-c, re-d, mi-e, fa-f, sol-g, la-a, si-h, si bemol-b. bu almanyada kullanılan sistemdir.
    (lillith, 26.01.2006 00:52)
  6. fransa------:do__re__mi__fa__sol_la__si
    italya-------:do__re__mi__fa__sol_la__ti
    kısaltma---:c___d___e___f___g___a___b
    frekans(hz):262_294_330_349_392_440_495
    (jugis nomen, 26.01.2006 01:54 ~ 01:56)
  7. ilk olarak italyada çıkan ve bir rahibin, ilahinin liriklerinin ilk harflerini alarak yazmış olduğu 7 farklı sestir.
    (kahnesty, 23.03.2006 19:23 ~ 25.05.2007 18:01)
  8. hint müziğinde ise şu isimlerle kullanılıyor:

    do: sa
    re: ri
    mi: ga
    fa: ma
    sol: pa
    la: dha
    si: ni
    do: sa

    heriflerin her işi antika.
    (manha de carnival, 15.05.2007 15:06 ~ 16:24)
  9. o meşhur diyalog:

    birisi: bütün şarkılarınızın birbirine benzediği söyleniyor??
    serdar ortaç: topu topu 7 tane nota var, kaç farklı beste yapılabilir ki!..

    sanırım kendisine 12 tane notanın olduğunu açıklamalıyız artık. belki "farklı" birkaç melodi besteler kalan 5 taneyi de kullanarak. işte isveçli bilim adamlarının keşfettiği yeni notalarla birlikte geçen haftanın talihli notalarının tam listesi sayın ortaç ;

    1 - do
    2 - do diyez / re bemol
    3 - re
    4 - re diyez / mi bemol
    5 - mi
    6 - fa
    7 - fa diyez / sol bemol
    8 - sol
    9 - sol diyez / la bemol
    10 - la
    11 - la diyez / si bemol
    12 - si

    ardışık rakamlardaki notaların arasında yarım ses bulunur. si diyez, do bemol, mi diyez ve fa bemol notalarının pratikte mevcut olmamasının sebebi de si-do ve mi-fa aralıklarının hali hazırda yarım ses olmasıdır.
    (jugis nomen, 01.08.2007 09:34 ~ 09:36)
  10. a = la
    b = si
    c = do
    d = re
    e = mi
    f = fa
    g = sol

    şeklinde, harflerle de gösterilirler. sol anahtarı'nın kökeni sol notasının karşılığı olan g harfidir.
    (üç kademeli su ısıtıcısı, 07.05.2008 16:05)
  11. devletler arasındaki en basit, sıradan yazışma biçimlerinden biridir. ota, boka, uçan kuşa bile yazılır bunlar. ultimatomla karıştırılmaması icap eder. ultimatom, latince son anlamındaki ultima'dan gelir. "son sözüm budur"u bu şekilde söyler devletler.
    (neyapmali neetmeli, 07.05.2008 16:22 ~ 12.07.2008 17:01)
  12. aralarında altın oran olan farklı frekanslardaki sesler.
    (uçan tavuklar kümesi, 15.07.2008 01:08 ~ 01:08)
  13. son beş yıldır piyasa şarkıcılarının bilmemekle övündükleri müzik şeysi. şöyle bir diyalogla örneklendirilebilir:

    x piyasa şarkıcısı : ben nota bilmiyorum , ama eğitime karşı değilim , tabii ki eğitim almalı şarkı söyleyecek bir insan.
    bunun alt mesajı: ben o kadar harikayım ki nota öğrenmeye ihtiyacım yok, bir çift uzun bacağım, silikonlu göğüslerim, alnımdan çıkıcakmışcasına gerdirilmiş kaşlarım, sponsorlarım var.
    (critical, 15.07.2008 01:29)
  14. ilkokuldayken bunların sırasını bize öğretmek amaçlı bir şarkı ezberletmişlerdi:

    do bir külah dondurma
    re masmavi bir dere
    mi denizde bir gemi
    fa gemide bir tayfa
    sol papatyalı bir yol
    la güneşden bir damla
    si ayşenin kedisi

    do ve yine şimdi tekrar si la sol...
    (miripiri, 17.06.2009 01:03 ~ 01:03)
  15. (bkz: petrucci music library)
    (ali kamber, 27.07.2009 22:15)
  16. türk dil kurumuna gidip değişmesini dilekçeyle sunacam bu kelime için.

    durum: israil'in türkiye'ye nota vermesi.

    yorum: ehe ehe do notası mı re notası mı hihi hihi..

    lütfen türk dil kurumu günümüzü berbat eden, yaşama sevincimizi içimizden alan bu tür esprilere mahal vermemek için değiştirin şu kelimeyi. nota demeyelim sadece ultimatom diyelim. nota demeyelim ne dersek diyelim.
    (sohodo serhan, 16.10.2009 12:14)
  17. müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli pisagor (pythagoras, m.ö. 530-450) tarafından atılmıştır. o kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır. pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. demirci ustasının, demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması pisagor’un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış.
    batı müziği 9. yüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu. 9. yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.
    arezzo’lu guido’nun (gui d’arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi. 11. yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan “porte”nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,….) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,….) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi.
    aslında müziğin dört parametresi vardır: yükseklik, süre, şiddet ve tını. bunlardan ilk ikisi zamanla genel kabul gören bir takım işaretler sayesinde kağıt üzerine dökülebilmiş, şiddet ve tını ise notanın yanında ek kelimelerle belirtilmişler ve kısmen de yoruma açık bırakılmışlardır.
    çeşitli sesleri belirtmek ve bunların birbirlerine karışmasını önlemek için sesleri temsil eden notalara özel isimler verildi. do, re, mi, fa, sol, la, si. ingilizce’de ve almanca’da ise notalar harflerle gösterildi(c=do, d=re, e=mi, f=fa, g=sol, a=la, b=si-ing.-, h=si-alm.-).
    nota isimlerinden ‘do’nun önceki ismi ‘ut’ idi. sesli harfle başlayan bu isim, notaları sırayla söylerken tutukluk yaptırdığından 12. yüzyılda ‘do’ olarak değiştirildi. almanya ve bazı ülkelerde ‘ut’ hala kullanılır.
    ‘si’ hariç diğer notaların isim babası gui d’arezzo’dur. arezzo bu adları aziz lohannes battista ilahesindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. yedinci notanın adı uzun zaman ‘b’ olarak kalmış, sonradan 13. yüzyılda sanete lohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ’si’ adını almıştır.
    notalamanın keşfi ve gelişimi müzik pratiğine olağanüstü bir gelişme ortamı yaratmıştır. notalama, icracıyı ezberden kurtararak hem müzik parçalarının uzamasına hem de çeşitli dönemlere ve ülkelere ait notalanmış eserlerin katılmasıyla repertuarın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine imkan vermiştir. nota sayesinde bir müzisyen bilmediği bir müzik parçasını icra edebilmek için tek başına yeterli bir hale gelmiştir.
    (zodiak, 12.11.2009 23:44)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil