gündem
  1. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  2. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · öğretmenler günü
  5. · yetenek sizsiniz türkiye
  6. · demokratik sol halk partisi
  7. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  8. · p
  9. · ytp

nostalji tripleri  

  1. nörologlar nasıl tanımlıyor bilemiyorum ama bana ve bir çok insana olan bir olaydır bu. durduk yerde insan kendini bir şeylerden kopmuş hisseder. her şey değişmektedir halbuki eskinin tadını arar insan, sanki o zamanlar daha mutludur. eski gazete görür, içi gider, dolar kaç liradır diye bakar. "aaa dolar o zaman 400 bin küsür muş vay be ne zamanlardı" diye tribe girer, burada anahtar kelime "vay be ne zamanlardı"dır. başka bir gazete görür, daha eskidir , hemen tv sayfasını açar "16:00 karaşimşek 17:00 a takımı" vay anasını der, "vay be ne zamanlardı..." duyan gören de sanki hayatının dönüm noktası o zamanlar sanır. halbuki ifade edilmesi çok zor bir vakıadır bu, kişinin kendi kendisiyle imajları ile saf iletişimidir.

    o vay be ne zamanlardı'nın içinde zilyon tane şey vardır. hep hoşlandığını söylemek isteyip de söyleyemediği kızlar gelir aklına, ama şimdi de vardır öyle bir ton kız, değişen nedir ? çekingendir hala kişi, hoşlandığına sevdiğini anlatamıyordur. ama gene de geçmişte olan, belki de daha uzak olduğu için, belki de daha kuş bakışı bakılabildiğinden ötürü tatlı gelir insana. aslında şu anda yaşayamadıklarını geçmişte yaşayabilmektedir belki de. bir leman dergisi görür, leman dergisi daha kalındır, daha doludur, all in one'dır. "ah be ne güzel zamanlardı" diye iç geçirir gene. şimdi aynı espirilerin zilyon tanesi vardır, pengueni, lemanı, lemanyagı, boku püsürü... lakin eski tadı gelmez, eskiden daha bir kolektif his vardır sanki (aslında türkiye koşullarında çok geçerlidir bu) kişi o çoğulluğu, o hep beraberliği görür geçmişte lakin geçmişte hep o çoğulluğun içine kendini dahil etmek isteyip edememiştir, şu anda da durum aynıdır ama geçmişe bakmak daha tatlı gelir.

    güneş batar, havadan bir koku gelir. öyle bir kokudur ki bu, bir anda hatırlar geçmişi , 95 senesini, 99 senesini, o zamanın kokularıymışcasına hatırlar. sanki vatanı, geçmişteki o güzel muğlaklık, belirsizlik arkasında saklı kalmış duygulardan, imajlardan ibarettir. bir tane daha koparır "eskiden ne güzel günlerdi beh!" halbuki değildir. eskiden de boktan günlerdir, sadece ergenliğin dengesiz hormonlarının veyahut geçmişte yaşanan ani duygusal salınımların etkisiyle heyecandır hatırlanan. o heyecan da aynı sebeptendir, kendini bir yere koyabilme, konumlandırabilme, paylaşabilmek isteği ve toplum tarafından kabul görebilme, yalnızlığın gerisinde yatan insanlara duyulan açlık. belki de ölüm korkusu, fiziksel değil gerçek ölümün korkusu...

    edit: hikayede 3. tekil şahıs üzerinden konuşulan kişi şahsımdır, 3. tekilden daha rahat yazılıyor ondan dolayı bu giri de böyle oldu...
    (skuba, 10.10.2006 01:13)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil