bazı ülkelerde insanın kıymetinin ne derece bilindiğinin güzel bir göstergesi. o günleri görebilmek için kaç fırın daha inşa etmemiz gerekecek kim bilir..
türkiyede olması neredeyse imkansız bir durum.
*
aslında cinayet süsü verilmiş bir intihardır.
kuzey avrupa ülkeleri intihar oranının yüksekliğiyle ünlü.
(not:
togisama da böyle düşünüyor.)
(chete, 05.04.2004 20:03 ~ 20:15)
çok uluslu olmamanın sonucunda insanlar arası kültür farkı yoktur ve dolayısıyla herkes kankadır.(bkz.
kanka ayağı göt ayağı)
adamların nüfusu az, olan nüfusun yaş ortalaması da bayağı yüksek. adam doksan yaşında eline satır alıp seri katil olacak değil herhalde. hem o soğukta kim dışarı çıkıp adam öldürür.
çoğu iskandinav ülkesi vatandaşlarının hak dinlerine inanmadığı düşünüldüğünde
(kökenlerindeki barbarlıktan ötürü- norman kültürü sonuçta)
o kadar ateist nasıl oluyor da o kadar uslu durabiliyor diye düşündüren durum.
birleşmiş milletler raporuna göre dünyanın yaşanacak en güzel ülkesi olmasının bir başka sebebi
polis bilgisayar sisteminin yılda işlenen cinayetler için "sıfır" sayısını kabul etmemesiyle alakalı bir durumdur
(bkz:
and the winner is)
(mavio, 15.07.2004 18:03 ~ 16.06.2005 17:28)
(mavio, 21.01.2005 18:07)
"gidelim biz öldürelim" o zaman diye düşündürten söz. sanki tüm ülkelerde sabit bir cinayet oranı olmalıymış gibi
istatistiklere oynayan norveç hükümetinin cinayete kurban gitmekten korkan paranoyak vatandaşlarının içini rahat tutmak amacıyla her yıl 1 ocakta bir kişiyi öldürmesi olasıdır. hani seçimlerde bu tip bir politikayı kullanıp da iktidara bile gelebilirler. hatta durun ben gidip norveçte siyasete atılayım...
nazar kessin diye boncuk niyetine gerçekleştirilen fiil(!) [kim demiş avrupada metafizik inanç yok diye]
norveçte televizonda ve gazetelerinde ne haberi çıkar merak konusudur.
(bkz:
haberlerde cinayet haberi olmaması)
norveçte eceli gelen insanların zaten günışıksızlığından dolayı bunalıma girip kendini intihar etmesi
* yüzünden öldürecek adam kalmadığından..
(bınar, 16.06.2005 09:23)
insanlara huzurun bile batmaması sebebiyle oluşmuş çok güzel bir istatistiktir. peki bu ülke bu kadar huzurlu mudur? geneli 2000 yılına ait olan bir takım önemli verilere bakmak gerekirse:
nüfus: yaklaşık 4.5 milyon (dalyan gibi de ülke,yayıl yayılabildiğine)
nüfus artış oranı: % 0.43 (yayılma hali zor bozulur bu artışla)
mülteci oranı: 2.11 mülteci / 1000 kişi (biz bizeyiz,tanıyoruz birbirimizi.gelenimiz gidenimiz hele ki kaçak gelenimiz pek az)
bebek ölüm oranı: 3.94 / 1000 bebek (hiçkimse "ben doğarken ölmüşüm" deme hakkına sahip değil,bebekleri bile daha şanslı)
ortalama hayat süresi: 78.79 yıl (dünyaya kazık çakıyoruz,kanser mi,o da ne?)
ortalama çocuk sayısı: 1.81 çocuk / 1 kadın (genelde tek çocuğuz,ilgi görüyoruz)
okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için % 100 (hepimiz kültürlüyüz,okumuş etmiş çocuklarız)
işsizlik oranı: % 3 (sabit maaşımız var,gasptan pek haz etmiyoruz bu sebeple)
sadece verilere bakmak yeterli oluyor bu ülkede vatandaşların içinde bulunduğu huzur halini anlamaya. demek ki neymiş,huzur da yeteri kadar fazla olunca pek batmıyormuş.
senede 2 cinayet işlense nüfus artış oranı sıfıra düşeceğinden, ülkesinin geleceğini düşünen aydınlanmış norveç vatandaşı cinayetten uzak durmaktadır.
gazetelerde üçüncü sayfa haberlerinin olmamasına sebebiyet verecek durumur.
iskandinav ülkelerinde yaşayan insanların soğukkanlılık özelliklerinin genlerinden kaynaklandığını düşündüğüm ve az da olsa buna bağladığım durum. motor sporlarında başarılı pilotların genellikle bu ülkelerin vatandaşları olmasının da bu tespiti destekleyici yönde olduğunu düşünüyorum.
adamların işi gücü var, dışarıya bağımlı değiller dış borç yok hatta gelecek nesiller için ayırdıkları fonda miyarlarca dolar var.sonuç olarak neden öldürsünlerki birbirlerini.polisin işide zordur bütün gün otur hareket yok kovalamaca yok.