galatasaray tribün müdavimi olmasının ötesinde galatasaray'la ilgili hiç bir öğretim kurumunun arka kapısından bile geçememiş,sırasıyla;düz ilkokul,düz ortaokul,düz lise ve dümdüz bir üniversiteyi (o da sidik zoruyla) bitirmiş,elle,cosmopolıtan,marie clarıe gibi dergilerin bırakın herhangi bir sayısını,dandik bir fanzine bile kapak olamamış yazarımsı!
zirvenin başlarında pek kimseye pas vermeyen, ağır takılan ancak söz ercan saatçi'nin leş spor (!) yazılarına gelince kendini tutamayıp isyan etmesiyle ercan saatçi karşıtlığı temelinde tanıdığım yazar. ilerde çeşitli zirvelerde yine görüşmeyi dilediğim, tanımaktan dolayı memnun olduğum güzel insan.
@3397935 nolu girisiyle beni benden alan yazar.sanırım bugüne kadar itü sözlük'te okuduğum en etkileyici giriye imza atmıştır kendileri.ne diyeyim ki, susmaktan başka.
girilerini beğeniyle takip ettiğim yazar. kendisini kişisel olarak tanımasamda renkdaş olmamız ve galatasaray hakkında girilerini çok beğenmem sebebiyle harbiden sevdiğim yazardır.
işbu giride, hazratleri, serdar ortaç şaheserlerinden bir tanesini ezbere yazma "becerisi"ni göstermiş ve akşam akşam beni sandalyeden düşürtmüşlerdir. valla ben bunun bu kadar "fanatik" olduğu bi galatasaray bilirdim, ama görünen o ki yanılmışım...
kendisine "ne sandıınnnn, serdar ortaç a değil ama sana mektup döşenirim" diye höykürmek istiyorum, şööle ciğerimden ciğerimden.
bi de hediye hazırladım yollıycam, "90 lık serdar ortaç karışık kaseti"
eeee yaş itibariyle, karışık kaset e alışkındır bu serdar ortaç sevdalısı yüce şahsiyet.
kendisine, son aşkı serdarla mutluluklar diler, saygılar sunarım efendim.
düpedüz kafkaesk bir sendromdu bu.anlatmaya çalıştığım tam da buydu işte hamam böceklerini soluksuz anlatırken.tamamı bilimseldi oysa.neyse.. ne bir meczup ne de kontrolsüz bir yalancıyım.olsa olsa kötü bir şaka olabilirim alkol kokulu!
duyargalarımı oynatabildiğim sürece sorun yokmuş gibi davranabilirim.
bu da bir şey değil mi?
şimdi herhangi bir gecenin içinden herhangi bir serzenişe yol alıyorum.belleğimde hep bir temmuz özlemi.
sonra eski rüyalar, salaş meyhaneler, damağımda ki kan tadı...
hayata dair herhangi bir işlevimiz yok.bu kendi tercihimiz.
baksana mesafeler ne çok azalıyor ve sonra yine nasıl da kocamanlaşıyor....
deniz yağdığı zamandı kar kenarına, biraz daha ısındı içim
biraz daha çoğalttım hayatı... seni...
kırgınlıkların arasında eski mektupları karıştırdım vakit geçsin diye.
vakit biraz daha hızlı geçsin diye!
yazdığın bilmem kaçıncı mektubun,bilmem kaçıncı sayfasındaki gölge sanki biraz kısıtlanmıştı,biraz mahsun:
''dur durak bilmeden yaşadık.bokunu çıkardık.son içtiğim kadeh dönüşüm oldu belki de.artık geçmişe sahip çıkma zamanı. utanmadan,ezilmeden.sokaklardan kimsesiz düşler geçiyor.düşler kadar olamazsak yuh bize! yürekteki o kekremsi tat biraz hüzün, biraz tat verir.
burada hep kar yağıyor gonca' ların üzerine...''
...
vakit geçti.biraz daha hızlı geçti.hep geçer zaten.
akreple yelkovanın telaşı değildir aslında bu.biliriz... bilirsin işte..
hem artık iri sözlerim de kalmadı söyleyecek.öylece dingin dikiliyorum hayata karşı özleme acı vererek.
...
ne demiştim?
baştan alalım iyisi mi;
bir gece yattım,sabah uyandım ama kalkamadım!düpedüz kafkaesk bir sendromdu bu.anlatmaya çalıştığım tam da buydu işte hamamböceklerini soluksuz anlatırken.
tamamı buydu işte!
''zaten bir rüyaymış bu rüya''
tüm hikayesi bu olan 5.nesil itü sözlük yazarıdır.