|
|
- biri mercedes motorsporları sorumlusu, biri renault f1 takımı patronu; ikisinin karakter, kariyer, başarı vs. farkını anlata anlata bitiremeyiz ama pilotlarıyla ilişkileri şu sırada medyaya öyle bir yansıdı ki sanki zıt insanlar.
biliyoruz ki kimi raikkonen üstüste iki yarış haftasonunda daha sıralama turlarına gelmeden mercedes motoru iflas edince gridde kazandığı pozisyondan 10 sıra geriden start almak zorunda kaldı ki, şampiyonluk için mücadele veren kimi için, hele böylesine iddialı olduğu pistlerde bunu yaşamak hazmedilebilir bir şey değildi. norbert haug bunun bilincinde olarak 2005 britanya gp'si sonrası bunun kendi hataları olduğunu ve raikkonen'e gerekli materyeli sağlayamadıkları için ondan özür dilediğini söyledi.
mercedes tarafında bu olaylar yaşanırken giancarlo fisichella, yine 2005 britanya gp'si itibariyle takım arkadaşı fernando alonso'nun 42 puan gerisinde yer alıyor. fisichella'nın alonso'dan daha hızlı olduğunu ya da normal şartlarda ondan daha fazla puan toplayacağını iddia etmiyorum ama bu kadar fark pilot özelliklerine bağlı oluşmaz. sezonun başından beri takip edenler rahatlıkla farkındadırlar ki ilk yarıştan* beri fisichella'nın başına bir şeyler geliyor. adını şanssızlık mı koyarsınız, ilgisizlik mi, taraf tutmak mı, orası size kalmış ama iki pilotun da patronluğunu yapmak göreviyle orada bulunan flavio briatore'nin her açıklamasında bu olaylardan bir cümleyle geçmesi, fisichella'nın yaşadıklarından neredeyse bahsetmemesi çok dikkat çekiyor.
2005 kanada gp'sinde olanları hatırlarsak, fisichella ilk defa (neden ilk defa olduğunu bilmiyoruz) alonso'nun önünde yarışı lider götürme şansını yakalamıştı. bütün dikkatler bu ikilinin üstündeydi çünkü alonso şampiyonlukta daha fazla avantaj kazanmak için fisichella'yı geçmeliydi. kameralar sık sık renault'nun üst düzey yetkililerinin telsiz butonlarına dönüyordu ve acaba bir emir (tabi bunu engelleyen kurallar nedeniyle ancak gizli yapılabilir) gelecek mi diye bekliyorduk. ancak alonso bırakın geçmeyi fisichella'nın temposu karşısında zorlanıyordu. ve talimat geldi "pozisyonlarınızı koruyun". ne olduysa fisichella'nın pit stop'unun çıkışında oldu. giancarlo hidrolik arızası nedeniyle yarış dışı kaldı. alonso, arkasındaki mclaren'lere karşı yalnız kaldı ama yine de yarışı kazanacaktı herhalde. ama bu sefer de alonso bir viraj çıkışı otomobilin arkasını duvara çarpınca süspansiyon hasar aldı ve yarış onun için bitti. iki pilotun nasıl yarış dışı kaldıklarına bakalım: fisichella - otomobilde arıza, alonso - kendi hatası.
fisichella garajına döndüğünde üstüste bu şanssızlıkların üzerinde oluşturduğu baskı ve tam da kendini ispatlama fırsatı bulmuşken kendi hatası olmadan yarış dışı kalmanın getirdiği sinir ile eldivenlerini yere fırlattı (hatırlayalım benzer bir durumda michael schumacher duvara kaskını atmıştı). yarıştan sonra briatore'den fisico'nun gönlünü alacak bir iki kelime beklerken onun söyledikleri buz gibiydi: "giancarlo'ya yarışması için para ödüyoruz, sinirlenmesi için değil. eğer durumu beğenmiyorsa başka bir takıma gidebilir." fisichella'yla benetton takımında da pek anlaşamadığını biliyoruz ama bu durumu hangi anlaşmazlık açıklayabilir ki... ya alonso, o kendi hatasıyla yarıştan çıktı. "unutmamalı ki o sadece 23 yaşında" (!!!). briatore bütün nefretini fisico'ya harcamış olmalı.
gelelim ingiltere'ye, renault yarışın başından beri mclaren'e takımlar şampiyonasında puan kaybetmek tehlikesi ile karşı karşıya. olabilecek her türlü puana ihtiyaçları var. alonso ilk cepten, fisichella ise 6. cepten başlıyor, yarışın son pit stopları yaklaşırken alonso 2., fisichella 3. sırada ve fark kapanıyor. raikkonen ise motor problemleri nedeniyle arkadan başladığı için ancak yetişebilmiş durumda. yani herhangi bir hata çok kritik puanların kaptırılması demek. alonso'nun pit stop'u her zamanki gibi tertemiz, fisichella'da ise 2005 fransa gp'sinde olduğu gibi yine sorun var. giancarlo lollipop'un önünden kalktığını gördüğünde gaza asıldı ama motoru sustu. bu durum f1'de arada sırada görülebiliyor ama giancarlo bunu kaç kere yaşadı? daha da ilginç olanı normalde zaten hemen dibinde olan mekanikerlerin çok hızlı davranıp motoru tekrar ateşleyebildiklerini biliyoruz ama renault pit ekibinde sanki kimse bu kadar bariz çözümü olan bu problemi çözemedi ve ağır adımlarla iş halledildi. adeta raikkonen'in geçmesi beklendi. briatore'nin yarıştan sonra bu konuyla ilgili söyleyeceklerini merak ederken o bu konuya değinmedi bile. herhalde alonso'nun şampiyonluk iddiası sebebiyle çok heyecanlandı ve söyleyeceklerini unuttu... yarıştan hemen sonra rtl muhabiri ona ısrarla fisichella ile ilgili sorular sordu (anlayabildiğim kadarıyla), briatore ise iki isteksiz cümleden sonra eliyle yaptığı işaretle sanki "ne alakası var biz burada şampiyonluktan bahsediyoruz" diyordu. keşke almanca'dan biraz çaksaydım da o kurnazca lafları çözebilseydim.
işte farklı takımlarda benzer görevleri üstlenmiş iki tecrübeli patronun farkı bu kadar olabilir.
- bu ikili arasındaki farklar aslında takımların mantalite farklarından kaynaklanıyor. mclaren-mercedes herzaman iki pilotuna da eşit muameleye özen gösteren bir takım olmuştur. ancak tabii ki yarış esnasında öncelik şampiyonluk mücadelesinde daha avantajlı durumda bulunan pilottan yanadır. takımın efsane patronu ron dennis de bunu her şartta vurgular. mclaren-mercedes'in patronları, yarışta yaşanan bir olayda çok bariz bir pilot hatası yoksa, yarış sonrası demeçlerinde hep ''suçlu bizdik'' der. ancak flavio briatore'nin alonso'ya olan sevgisi, onu ön plana çıkartma çabaları, ''ben genç bir pilotu alıp ondan bir efsane yarattım'' der gibi olan tavırları, kendisini oldukça antipatik bir patron havasına sokuyor. geçen sezon briatore ve trulli arasında yaşanan sorunlar da bunu gösteriyor. trulli'nin yaptığı bir hata sonrası briatore çok sert bir demeç vermiş, ardından trulli takımdan ayrılmıştı.
|