lise hayatım boyunca aldığım takip ettiğim güzel bir heavy metal(ve türevleri) dergisiydi. çağlan tekil, doğu yücel, tolga akyıldız, kerim tunçay gibi yazarları olan; vikingin tılsımı, oldschool, tripal enfeksiyon gibi köşeleri olan bir dergiydi.
boyun eğmemek, köle değiliz anlamına gelir.iyi bir dergi.aynı zamanda isveç'li black metal grubu. satanizm ile sürekli başı belaya giren dergi.radyosu da gayet hoştur.ancak şu aralar sıçmış,batırmış bir dergidir.
90lı yıllarda takip ettiğim bir havy metal dergiydi paso metallıca posterleri verirlerdi.o zamanlar internet bulamadığımız için güzel bi kaynak olurdu.judas present ve ıron maiden haberlerini iple çekerdik.güzel günlerdi..
türkiye'nin en güzel müzik dergilerinden biriydi, artık yok.
ortaokul yıllarımda okurdum, hem de satır satır. pek çok grubu bu dergi sayesinde tanıdım. arkadaş ortamı dergisiydi, zaten okuyan biri kolayca farkedebilirdi. yazılarda birbirlerine yalandan ayar verirlerdi, gülerdim. çağlan tekil'in azminin, pedro loco'nun, doğu yücel'in, bahadır uludağlar'ın, tolga akyıldız'ın eseridir.
amatör ruhun anlam kazandığı yer burasıdır. başından sonuna kadar her sayısında "gelecek ay çıkamayabiliriz" endişesi vardı. bizde de para yoktu ama millet o zamanlar dergiye verdiği 3 kuruşun hesabını yapardı. götü toparlamak için azıcık zam gelse bin özür dilerlerdi, üstelik alternatif bir başka dergi de yoktu. yine de okur tepkisi alırlardı. şimdi internetten alamadığım hiçbir şey sunmayan bir bilgisayar dergisi 10 ytl olmuş, reklam ansiklopedisi. para kazanmak amacıyla değil ama parasız dergi çıkarmaya çalışmak nasıl bir duygu, bunu hissedebildim. tek amaçları yaşatabilmekti dergiyi. artık siktirboktan dergilerin cd-dvd verebildiğini görünce aklıma kapanan non-serviam gelir, uyuz olurum.
sonra dergi çıkabilmek uğruna rock ve alternatif müziğe yer vermeye başladı, zaten satanizm olayları gündemdeydi. şebnem ferah falan kapak oldu. adını ns yaptılar. çok tepki aldı tabii, piyasa oldu dediler. başarısız bir konser organizasyonu tuz biber oldu, dergi sonunda battı.
çocukken her şey daha bir güzel gelir insana. hepsi birer devdiler benim için, muhabbetlerinin hastasıydım. tolga akyıldız kızlarla olan maceralarını anlatırdı, gülmekten katılırdım. bazen yarım bırakırdı şerefsiz, meraktan ölürdüm "ulan düşürebildi mi düşüremedi mi acaba" diye. sonra evlendiğini yazmıştı. büyüyünce en çok istediğim şey onlar gibi bir ortamımın olmasıydı. özellikle eski sayılarının tadını halen hiçbir dergide almıyorum. hayatımda en çok keyif aldığım ropörtajları, en süper grup yazılarını, albüm kritiklerini, konser izlenimlerini non serviam'da okudum.
lisede devamlı olarak takip ettiğim ve sayı kaçırmadığım heavy metal ve türevleri dergisi. ilk çıktığı zaman şirin mi şirin bir ''satanist şirinler'' posteri verip dikkatleri üzerine çekmişti. yazar kadrosu olarak kaliteli bir dergiydi , bizden biriydi , sıcacıktı öhü öhüsonraları logosunu değiştirdi ve ''ns'' şekline getirdi. bu konu hakkında sorulan sorulara derginin editörü çağlan tekil ''bu 'ns' olayı hayatta en sevdiğim bir kaç gruptan biri olan suicidal tendencies in 'st' olayına bir göndermedir , ötesi yoktur'' gibilerinden bir açıklama getirdi. ns nin hemen altında yazan metal , rock , electronic , gothic , osur , fos gibi türler ise gerçekten dikkat çekiciydi. e hal böyle olunca sadık dinozor metalci abiler dergiden desteğini çekti dergi cumburlop denizi boyladı.