|
|
- ulan bu sikik hikaye her yeni yıl zamanı yayınlanmak zorunda mı be! herifin, yani o'henry'nin kitabından okuduk vakti zamanında, yetmedi ortaokul yıllarında sabah gazetesinde gördük sevindik, "aaa anne bak! öğretmen bu hikayeyi okutmuştu bize, meşhur olmuş" diyerek havasını filan attık, ama eee insaf be, nedir bu kardeşim her sene sene, kabusum oldu lan artık, sadece sabah gazetesi almayarak da olmayacak gibi geliyor bana, yeni yılın ilk bir haftasında eve hiç gazete sokmamak lazım, bir yerlere sıkışır paranoyası yaşıyorum.
hadi o da bir şey değil. tamam, tavuk suyuna çorba türündeki hikayeler, sevgi-barış-dostluk ayakları, ayşecik-sezercik diyalogları, bütün dünya buna inansa hayat bayram olsa havaları gerekli zaman zaman bizim millete. ama bu ne lan böyle? bu zamanda böylesine boktan duygu sömürüsü mü olur, duygu yok ki sömürüsü olsun. ne biçim bir manyak zincir-tarak uğruna biri ölmüş moduna girer.
neymiş efendim noel zamanında karısına tarak almak için herif saatini satmış. kadın da sırf kocasını mutlu etmek adına upuzun, muhteşem saçlarını kestirip onun parasıyla dallamanın saatine zincir almış. hediye verme anı gelip çatınca ikisi de siti tutup kalmış tabi. bak bak ne trajik ya! hikayenin sonuda bi duygusallık bi duygusallık, ulan sanırsınız kadın gidip birine vermiş, adam da çükünü komple kestirmiş. manyak mısınız lan siz? zincir ve taraktan bahsediyoruz be, kullansan ne olur kullanmasan ne olur, millet götüyle güler lan buna. gene uzuyacak saçın teyzeceğim, sen de yeni bir saat alırsın be amca.
asıl mesajın bu olmadığının ben de farkındayım. ilgilenmiyorum.
- yılbaşı kutlamak amaçlı alınan hediyedir. şöyle bir takılayım diyerek başlık kombinasyonlarıyla sörf yaparken istemeden karşıma çıktı bende vurdum klavyenin tuşuna. birde böyle bir tanımın, sözlüklerin şahı asrın yazarı, büyük insan, kayser sozer tarafından yazıldığını görmek beni daha çok duygulandırdı. inanın ağlamaktan tuşları göremiyorum. yalnız özellikle gözüme takılan bir hediye olarak ''zincir-tarak ne ayak?'' diyesi geliyor insanın. bu arada tarak demişken, uzun zamandır tarak kullanmadığımı farkettim. saçlarım ne hikmetse taranma gereksinimi duymuyor, elimle iki hareket yapıyorum hemen düzeliyor. oysa sadece tarak mı lazım insana? bunun şampuanı var, saç losyonu var, suyu bile önemli! eğer kireçliyse o bile saça zarar verir.
abi konu nereye kaydı yaa? na'ptın baba sen ya? valla bişi yaptığım yok içimden bir şeyler yazmak geldi takıldım. toparlayalım, vel hasıl kelam içinde bulunduğumuz dünyada hristiyan aleminin isa'nın doğum gününü kutlamak adına birbirlerine aldıkları hediyedir noel hediyesi. saatten zincirden tutunda farklı nesnelere kadar değişkendir, önemli olan insan sevindirmek.
http://img128.imageshack.us/...(nothing, 30.11.2007 21:30 ~ 22:46)
|