kelimeler bire bir incelendiğinde dünya düzeni anlamına gelmekle beraber esasen türk'ün dünyayı adaletle yönetme ve aleme düzen verme davasını anlatır. türk'ün tarih boyunca yüklendiği misyondur. bu misyonun milletimiz tarafından yüklenilmesi hem dünya için hem de türklüğün bekası için elzemdir. çünkü türk kendine böylesi devasa bir görev belirlemez ise ufak hesaplar arasında kaybolmaya mahkum olur. türklüğün bu görevi üstlenmekten yorulduğu yerlerde başka kavimler bu emaneti devralabileceklerini düşünmüşlerdir lakin bu kavimler dünyaya düzen değil kan ve gözyaşı getirmişlerdir. -(bkz: dünya jandarması olarak abd)- daha sonra bu konuya uzun uzun değinmek üzere sözlerimi arif nihat asya'dan bir dörtlükle noktalıyorum:
"ne işimde kayırdım kimseyi ben
ne de bozdum nizamı kimsem için
ya çocuk gel nizam-ı alem'e uy
ya feda ol nizam-ı alem için"
(bkz: cuma hutbesi tarzı giri girme rehberi)