nilgün marmara, 1958'de istanbul'da doğdu. kadıköy anadolu lisesi'nden mezun olduktan sonra, boğaziçi üniversitesi ingiliz dili ve edebiyatı bölümüne girdi. mezuniyet tezi olan "
sylvia plath'in şairliğinin intihar bağlamında analizi" ile eğitim hayatını tamamladı.
"bir sabah, bedenimin tüm hücrelerini ele geçirmiş bir acıyla uyandım. bundan böyle nereye baktığı bilinmeyen gözlerinizle her karşılaştığımda katlanacağım bir acıyla."
öfkeliydi nilgün marmara. doğduğu günden itibaren bütün hücrelerine yerleşen inançsızlık ve öfkeyle yaşıyordu. aslında yaşıyordu denilemez, ölümü bekliyordu.
"dirimsiz benim doğarken öldüğüm"
peki kime öfkeliydi? insanlara, düzene ama en çok hayata. anlayamadığı, anlamlandıramadığı, alışamadığı, katlanamadığı bu dünya ona her zaman fazla geliyordu. doğal olarak şiirleri de bu öfke ve inançsızlıktan besleniyordu. ilk kitabı 'daktiloya çekilmiş şiirler' çok fazla ilgi çekmese de, dönemin ve günümüzün bir çok şairini derinden etkilemiştir. nilgün marmara bir çok şiirini saklıyordu, hatta yok ediyordu. bu yüzden günümüze ulaşan şiirlerinin sayısı oldukça az. ikinci kitabı 'metinler' ölümünden sonra 1990'da yayımlandı.
yine ölümünden sonra yayımlanan günlüğü 'kırmızı kahverengi defter' belki de nilgün marmara'yı az da olsa anlayabilmemiz için eşsiz bir kaynak. bütün öfkesini; düzene, insanlara ve hayata duyduğu bütün öfkesini, günlüğüne kusuyordu adeta:
"ey tiksinç aydınlık! kusuluyor senin için bil"
"ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden yarıldıktan sonra seviniyorlar, canlıyız diye."
nilgün marmara'dan en çok etkilenen insan kuşkusuz
ece ayhan'dır. ece ayhan, nilgün marmara üzerine bir çok metin yazmış, şiirlerinde de adını sıkça anmıştır. ece ayhan, nilgün marmara'ya 128 demiştir. 128'in ne anlama geldiğini şöyle açıklar:
"derslere pek girmeyen, umutsuzlar merdiveninde oturmayı seçen, çok tuhaf bir öğrenci" "bu öğrencinin numarasıdır 128"
ece ayhan'ın umutsuzlar sınıfının 128 no'lu öğrencisine duyduğu sevgi hiçbir zaman tükenmemiş ve nilgün marmara, ece ayhan'ın dizeleriyle yaşamaya devam etmiştir.
nilgün marmara'nın kendisi gibi umutsuzlar merdiveninde oturmayı seçmiş
kaan ince ile olan ilişkisi hakkında bir çok yorum yapılır. kimilerine göre sevgilisi, kimilerine göreyse çok yakın bir arkadaşı olan bu şair de nilgün marmara gibi intihar etmiştir.
cemal süreya onun için "bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu olarak görüyordu." demişti.
nilgün marmara 13 ekim 1987'de evinin balkonundan atlayarak bekleyişine son verdi. ardında hissedebilenlerin hiç de yabancı olmadığı dizeler bıraktı.
bir de kahkahasını.
"üşümüşüm... ölülerimi taşıyordum. öyle sağır."
kaynak:
ege üniversitesi şiir topluluğu bülteni, yelken.
yazıyı yazan: aras keser.