hiç şaşırmadığım ama buna rağmen sinirlerimi hoplatan olaydır. bu ülkede, ben müzisyenim diye ortalıklarda dolaşan her fani tanımakla yükümlüdür. lamı cimi yoktur.
sözlükteki "megan fox'u tanımama" hadisesinin ne kadar önemsiz olduğunu gösteren içler acısıdır. bazı şeyler olmuyor efendim demek ki, yaşla alakası da yok bunun. "gençtir, tanımaz" denilmemeli. ben de küçüktüm ve dede efendi'yi vs. duymuştum en azından.
oha dedirten olaydır. yuh da dedim cidden. üstünde michael jackson fotoğrafı basılı bir kıyafet. peh! işin tuhafı geçmişten gelen falan deyip erkan oğur'u sayıp da ondan daha da eski neşet ertaş'a bok atması. hadi ne yapar ne söyler bilmiyorum dedin sıçtın bir kere. sonra sıçtığını sıvamanın alemi yok. ama konuşmasının en can alıcı kısmı bence kendi sözümü ve müziğimi yazıyorum demesi. dibidu large bir müziğin var nil karaibrahimgil. dubidbu ekstra large. senin daha boyun kaç yaşın kaç kilon kaç?
şımartılmak böyle bir şey işte. arka arkaya 4 akoru gitarda çalıp kendine besteci diyenler, %60 ingilizce %30 anlamsız, %10 türkçe şarkı sözü yazanlar ahkam kesiyor kendine müzisyen diyor.
nedense pelin batu kadar itici onun kadar soğuk ve dövülesi bir insan halini aldı gözümde nil karaibrahimgil. bibudibidu...
neşet ertaş dinleseydin yazdığın şarkı sözleri böyle olmazdı zaten.
nil karaibrahimgil isimli hanım kızımız, eğer tepkileri merak eder de, bu başlığa girersen şu yazacaklarımı iyi oku.
sen bu ülkede pop müzik yaptığını sanan bir hanım kızımızsın. tabi sen de haklısın herkes istediğini dinlemekte özgürdür. şayet pop müzik yapıyorsan, bu ülkede senin yaptığın müzik tarzının gelişmesi için yıllarca arabeskle savaşanfikret kızılok'un aşık veysel'in bir öğrencisi olduğunu unutma. ve yaptığın abuk müziklerle, reklamlardan kazandığın yüz binlerce doların seni gelecekte bir fikret kızılok yapmaya yetmeyeceğini aklının bir köşesinden hiç çıkarma güzel kızım!
zannımca nil karaibrahimgil özelinde olmadığını ifade ederek önemli, fikir veren bir hadisedir. yıllardır oluşturulan ve başkalarına benzeme kaygısı taşıyan kültürün vazgeçilmez sonucudur. kendi kültüründen kopuk, hayata bakış açısı geliştirememiş, düşünme yetisi yerlerde, hayatı oynama ve eğlenceden ibaret sayan, sıkıntıya gelemeyen, iş dünyasında iş verildiği zaman disiplinli bir şekilde hakkıyla yapamayan, teknolojik cihazlara duyduğu ilgiyi diğer alanlara yansıtamayan ve vurdumduymazlık sınırlarının tavanında gezinen bir kuşağın dünyaya armağanı olarak sunulabilecek olaylardan biri.
sağlıklıyım çoook dişlerim beyaaazdudaklarım kiraaaz çokum işteeeçooook şeklinde ajdar ın seslendirdiği nane çakması bir şarkı bestelemiştir kendileri. şarkı ve beste kelimesi bu sözler için garip kaçıyo fakat yapacak birşey yok.
bir de nil genç falan diyenler var, kaç yaşında bu? 18 mi 20 mi? 30 küsür yaşında ya bu kadın. saçma sapan hareketler yapıp, anlamsız şarkılar yazıyo diye mi genç görünüyo ben anlamadım. belki de içtiği maden suyundandır. ne de olsa çokmuş işte çoook.
bu insanın, neşet ertaş gibi bir ustayı tanıyıp tanımaması neşet ertaş için tabiki de önemli bir konu değildir, belki kendisi bu tanınmama dolayısıyla memnun bile kalır. fakat kendisini sanatçı, şarkıcı, yorumcu olarak ilan eden herkes neşet ertaş ı bilmekle yükümlüdür. bunun bi nedeni yok aslında fakat bilmeyenlerin bambaşka bi dünyada yaşadığına inanıyorum.
bi sanatçı şarkıcı vs artık neyse; mühür gözlüm, zahidem, anam ağlar, evvelim sen oldun, yanıyorum gibi besteleri nasıl dinlemiş olamaz benim aklım buna ermiyo.
hadi bunları da geçtim, cehaletine verelim, hiç vizontele de mi izlemedin? hiç kardeş türküler de mi dinlemedin be insan? orda da mı duymadın neşet ertaş türkülerini?
aklıma candan erçetin'le ilgili bir anekdotu getirmiş olaydır. özel kanalda bir programa çağrılan candan erçetin, programa başka kimin davet edildiğini sorar. programdan sorumlu kişi de "sizi ve erdal erzincan ı çağırdık efendim." diye yanıtlar. bu cevapla şoke olan candan erçetin nil karaibrahimvari cevabını yapıştırır:
ilk olarak gayet normal karşıladığım durumdur. kendi kendime "ben de tanımazdım heralde, o kadar dinliyoruz adamı içerken falan ama yolda görsem çıkaramayabilirim" dedim. e bu kızcağız da nereden bilsin adamın tipini, konuk olarak gelmiştir adam, kırmıştır potu zannettim. ulan meğersem bu karı ismini cismini tanımıyomuş. türk sanat müziği ve türk halk müziği de dinlemezmiş. neyse diyor, nil'in bu olaydan en kısa sürede ders çıkarmasaını temenni ediyoruz...
hiç garip bir durum değildir. kendisi türkiye nin en önemli müzik adamı bile olabilir, ancak türk sanat müziği sevmeyen bir insan bu alandaki en iyi ismin şarkılarını dinlemek ve bilmek zorunda değildir kesinlikle, ismini biliyor işte daha ne istiyorsunuz.
şimdi eğer türk halk müziğiyle ilginiz yoksa tanımamanız gayet normaldir. klasik müzik dinlemeyen birine debussy'i tanıyor musun diye sorsam bilemeyeceği gibi. zamanında emrah'a mozart'ı sormuşlardı çocuk konseri olursa giderim demişti. nil en azından dürüst davranmış.
son olarak bizim müziğimiz ama yabancı müzikten örnek verme diyenleri duyar gibi olup. o insanlara da ferit tüzün'ü tanıyıp tanımadıklarını sormak isterim. kopya çekmeden ama.
"ya ne olacağıdı" tadında durum. eee be güzelim bu kızcağızımız ortaya çıktığından beri, "ben snobum yerli müzik dinlemiyorum, yabancı müzik dinliyorum" ee kızcağız baştan söylemiş sana bunu. misal sabah ekmek almaya giderken, yolda gördüğüm birkaç velet ile gence "neşet ertaş ölmüş" deyiverdim. suratlarında "eamığagoyim bana ne neşet kim ertaş kim" tepkisi oluştu. vatandaş haklı ne yapsın adam hiç dinlemiş, hiç görmemiş, kültürel etkileşime girmemiş neşet abimizle. ama desem "olm bismilli zeko ölmüş" hemen tepki verirler. belki üzülürler belki "sittret zaten sevmezdim" derler.(ne siz bismilli zekoyu tanımıyor musunuz? olm hangi ülkede yaşıyonuz lan.)
ama bak hakkını yemeyelim ismini duymuş, en azından müzik ile uğraştığını biliyor. hemen elimize katran ve tüy almayalım, işin altyapısına bakalım.
neşet ertaş anadolu açısından önemli bi sanatçıdır. anadoluyu tanımak, anlamak isteyenlerin incelemesi gereken önemli insanlardan biridir.
burada tepki verilecekse nil karaibrahimgil'e verilmemelidir. eğer beğenmiyorsanız, onun şarkılarını dinleyenleri beğenmeyin. ama onun da dediği gibi kimse kimseyi dinlemek zorunda değil. türk halkı neşet ertaş'ı daha çok seviyor olabilir ancak nil hanıma daha çok para kazandırıyor. amacı para kazanmak olan birisi neden kendinden çok daha az para kazanan birini örnek alsın, incelesin ki? üstelik sevmediği bir müziği icra ediyorsa. iki saçma söz, biraz kıvrak müzikle neşet ertaş'tan çok daha fazla ses getiriyor ne de olsa.
öncelikle tanımıyorum dememiş, ismini duydum ama türkülerini bilmiyorum demiş. çünkü türkü dinlemiyorum demiş. neşet ertaş'ı tanımamak bir eksikliktir evet ama bizi ne ilgilendirsin, 'nil karaibrahimgil neşet ertaş'ı tanımıyormuş' vay anasını nasıl olur vurun kahpeye. bu ne la? ne bu gaza gelme durumu, daha açıklamasını dinlemeden hurra girişecekler var nerdeyse.
tanımak zorunda da değilim diyor kendisi. kim bana birini tanımadığım için girişebilir laf atabilir ki? fenerbahçe ilkonbirini sayamadı diye birine kızabilir misiniz? kızamazsınız, herkesin ilgi alanları vardır onlarla ilgilenir insanlar onları bilir.