metafizik ve törebilimsel güç ve kuralları yok sayan, hiçbir yetkeye boyun eğmemek ilkesini güden öğreti. özellikle 19.yy rusya'sında tutunmuş bir akımdır. sonunda başsızcılığa dönüşmüştür. kökleri antik çağ yunan düşüncesine, özellikle gorgias'ın yadsıcılığına dayanır. turgenief'in babalar ve çocuklar adlı ünlü romanında bütün ayrıntılarıyla anlatıldığı gibi o çağın aydın gençlerince yeğlenmiştir.
hiçbişeye inanmamak psikolojisidir.hiçbişey olmadığını düşünmek.hiçbiyerden gelmediğine inanmak hiçbişeyin gerçek olmadığını varsaymak gibi psikolojik durumlar bütünüdür.(bkz: hemingway)
doğru ahlâk'ın olmadığını, gerçekleştirilen bir davranışın diğeri yanında doğruluğunun değil tercih edilebilirliğinin söz konusu olduğunu da savunan görüş. bir açıdan bakıldığında anarşizme kaçtığı düşünülebilir.
taoizme kadar uzanan hayat görüşü.
kimi zaman insanın hayatına şöyle bir uğrayıp gitmesiyle meşhur olmuştur, ama üzerine tüm bir hayatı anlamlandırmaya -anlamlandırmamaya- çabalamak, sıkıcı ve de paranoyaklaştırıcıdır. insanı yorar. çevresindeki insanların motivasyonlarını da olumsuz etkiler ve birey bireyliğiyle kalır.
ama bir yandan da uğramaya devam edecektir ve edecektir ve edecektir
yeni moda bir şey
sanki yıllar önce aristo döneminde yoktu...
yolda yürüyorum
karanlık....
bütün dünya bir karmaşa
her yerde biliyorum ki birileri eğleniyor ..hatta düğün dernek
uzun uzun yürüyorum meyhaneler sokağında
ve giriyorum penceresinden ışık sızan bir meyhanenin içine
ta içine
ve kıyısına yanaşıyorum barın
söylüyorum içkimi
arka planda birileri bilmediğim bir şarkı söylüyor...
meyhaneci koyarken içkimi çevreme bakınıyorum hafiften
gözümün kırık ucu ile
ışık gelmesin diye
pencereden bakıyorum bir az önce dışarıdan baktığım
sanki dışarıya konuşuyor
"yokluğun ortasındaki gemiyim ben"
"gezinir dururum sizin ışıklarınızın içinde diye"
...
"ortasındayım zamanın"
içkime eğiliyorum
tek nefeste çekiyorum
bir kadeh daha meyhaneci
içiyorum
içiyorum
tam ortasındayım
....
ne aristo ne de decartes anlatamaz nihilizmi!
aşktan sonra en zor şey anlatılması gereken demişti bir ilkokul mezunu bana
eh benden bu kadar gerisi bir kadeh bir de pencere ya içeri ya dışarı....
nihilizm; varlığı yadsıyan, hayatı olumsuzlayan bir felsefi akımdır. nihilizme göre, yeryüzünde hiçbir şeyin değeri yoktur. ancak bu, yeryüzünde hiç bir şeyin önemi olmaması, hiç bir şeyi yapmanın da öneminin olmaması, hiç bir şeyi yapmamak anlamına gelmez şeklinde düşünülebilir.
nietzsche'ye göre nihilizm; en üstün değerlerin değersizleşmesidir. nietzsche'ye göre decadence* vardır. bu yabancılaşma nihilizmin sonunda ortaya çıkar, insanların kendilerine karşı yabancılaşmaları durumudur. nihilizm dünyayı yadsır ve buna bağlı olarak bu dünyayı yadsıyan, cennet-cehennemi yüceleştiren her din veya düşünce nihilizmle benzerlik gösterir. sonuç olarak insanı yabancılaştırmaya itmektedir.
"nihil öldü"yü de içinde barındıran ve kendisinin dahi isktir edilmesi sonucuna giden felsefi akım. turgenyev'in babalar ve oğullar ı ilgilenenlere önerilir
hiççilik, nihilizm veya yokçuluk anlamına gelir. 19 yüzyıl ortalarında rusya'da özellikle genç entellektüel kesim arasında taraftar bulan bir felsefi yaklaşımdır.
hiççilik, friedrich nietzsche ile birlikte, felsefede de önemli bir sorun ve kavram olarak ele alınmaya başlamıştır. daha sonra nihilizm sorunu ile hesaplaşan filozoflar arasında albert camus ve sartre da sayılabilir.
nietzsche'ye göre, nihlizm, yüksek ideallerin değerlerini yitirmelerinden kaynaklanan olumsuz düşünce tutumudur. nietzsche, nihilizmin soy kütüğünü oluştururken, aşabileceğine de değinmiştir: korkular, karşı çıkışlar, başkaldırmalar, varlık'ı (tanrı) anlaşılır bir gerçeklik ve değer yapan varlık bilim-tanrıbilim idealizminin çöküş belirtileridir. nietzche için 'tanrı ölmüstür' ve bu varlık "kendisine yakıştırılan bütün değerleri hiçe indiren bir yokluk"tur. (j.grenier) o zaman nihilizm "kölelerin ahlâkı" olarak belirir; köleler, gerçek yaşamdaki güçsüzlüklerini unutmak için, bir ideale veya bir kurmaca tanrı'ya gerek duyarlar. hiçlik istemi olan nihilizm, idealist bir yadsıma mantığından kaynaklanır; yaşamı, sanat aracılığıyla, "özgür düşünce" olarak doğrulayacağına, bilinç adına yadsır.
heideger ise nihilizmi batı düşüncesini oluşturan öğelerden biri olarak görür; bu görüş, değeri ve "varolan"ı tanımlamak için gerçekte, varlık sorusunu sormayı kendine yasaklar.
latinceden gelen nihil; varolmayan "hicbirsey" demektir.
rusyada ailenin,devletin ve kilisenin otoritesini reddeden; serbest bir devrimci hareket olarak tanimlanmistir.bakunin nihilizmi şu şekilde tanımlamıştır;"bırakın sadece yokeden ve mahveden sonsuz ruha guvenimizi sunalım çünkü o, hayatın bilinmez ve sonsuz yaratıcı kaynağıdır. yok etme tutkusu yaratıcı bir tutkudur"
pek fazla çeşidi vardır.
politik nihilizm;tüm politik,sosyal ve dini otoritelerin,
ahlaki nihilizm;mutlak ahlak yasalarının,
yok edilmesi üzerinedir.
varoluşçuluk ile ilgili nihilizm hayatın anlamının ve değerinin olmadığını savunur ki bu günümüzde nihilizmin en çok kullanılan şeklidir.
klasik felsefe sistemini bütünü ile reddeden,yadsıyan;sade bir tutumla bütün toplumsal düzene;aile ,devlet ve din otoritesine karşı çıkan;yalnızca bilimsel doğrulara sahip çıkan,cehaletin bütün kötülüklerin anası olduğunu savunan;hayattaki hiçbirşeyi önemsememin değil,anlam yüklediğimiz o hayat kaidelerinin o anlamlara layık olmadığını anlatmaya çalışan düşünce biçimi..