yaklaşık 4 ya da bilemediniz 5 haftada,okkalı bir fransızca paragrafı türkçe özetini cıkarabilecek kadar iyi bir fransızca öğrenmenizi isteyen hoca..
ayrıca belki dikkat edilmemiştir ama hocamız, half life oyununu efsanevi karakteri gordon freeman ile aynı üniversitenin aynı bölümünden mezun olmuştur..bu da ilginç ve dikkat edilmesi gereken bir noktadır..
febin dekanı,mitde fizik bolumu başkanlığı yapmış sonra eski rektor olan babasının vasiyeti uzerine ituye gelen gecen seneye kadar fizik bolumu(benim bolum)başkanlığını yapmış bu sene dekan olan ve buyuk ihtimalle yeni rektorumuz
derse girdikten sonra 5 dakika içinde konuyu integrale döken ve dersten kopmama sebep olan fizikçi. ayrıca 3 saatlik dersin 1 saat 40 dakkasını harcadıktan sonra 7(gerçekten de 7 demişti) dakika ara veren mümtaz şahsiyet.
kim101 dersinde quantum-fiziği teorisinin ispatını yapan ve tam "7" dakika ara verme alışkanlığına sahip üstün zekalı ama biraz korkulması gereken mütevazi(çok çelişkili ama gerçek) feb dekanıdır.rektör olacak olması itü için mükemmel bir olaydır
itü'ye ilk geldiğinde makina fakültesinde fizik dersi veren, havuz dersi olmasına rağmen makina öğrencileri dışındakileri dersinden çıkaran, integrallerden bir şey anlamayan öğrencileri görünce matematik dersi de veren, hafta sonlarını ödevlerini hazırlamakla ve kısa sınavına hazırlanmakla geçirdiğimiz, abet kriterlerini çok önceden bizim sınıfa getirmiş,öğrencilerin hepsini tek tek tanıyan,bir soruya cevap vermesi en fazla 2,5 saniye alan aşmış insan.neden amerikayı bırakıp itü'ye geldiğini babasının yazdığı bir kitabın önsözünü okuyarak bize anlatan, felsefenin de mühendislerin yapması gereken bir eylem olduğunu düşünen,hala daha babasının kullandığı çantayı taşıyan idelist hoca.
bu arada içmek için taksim'in sokaklarında sürterken karşılaşınca, kendi grubundan ayrılarak benimle muhabbet edecek ve ismimi hatırlayacak kadar da değer verir öğrencilerine. her fırsatta itü'deki öğrencilerini mıt'deki öğrencilerden ayırmadığını, bu nedenle de aynı zorlukta sorular sorduğunu söyler durur.sınavından çıktıktan sonra, bir şeyler de yapabilmişseniz, gerçekten tatmin duygusu yaşarsınız bu nedenle.ayrıca bir kısa sınavında; fil,at,insan,köpek gibi hayvanların yaklaşık olarak aynı yükseliğe zıplayabileceğini ispatlamamızı istemiş olan ve bizi dumur eden, hoş sohbet, derğerli bir kişiliktir kendisi.
özellikle makina fakültesindeki, kendilerini bilim adamı zannederek burnu havada gezen bir çok profösörün örnek alması gereken gerçek bilim adamı. dersi en ön sıradan takip edeninde arkada oturup çene çalanında (bu pek mümkün değil gerçi),yada çok az gelenin de isimlerini bilir ve verilen selamı alır ya da kendisi selam verir. bu üniversiteye rektör olmasıyla çok şeyleri değiştireceğine inanıyorum.
kendisinden hiç ders almamış olsam da* haftada bir uğradığım febde karşılaştıkça bana günaydın diyen,diğer hocalardan alışmamış benin sevgisini kazanan, rektör de olsun başkan da olsun herbişey olsun dediğim, dersine girme isteği yaratan, saygı duydulan hoca
hakkında mitde chairman lik yaptığı gibi asılsız iddiaların dolaştığı, nitekim yukarda bahsedilen adresten cv si kontrol edilebilir, kendisini zeki değil fakat hırslı olarak tanımlayan, bütün öğrencilerinin ismini bilmek gibi şekil olarak güzel(amacı hakkında şüphelerim var) davranışları olan bilim adamı.
ha bir de babasına çok düşkündür.
hırsını bilgiyle harmanlamış, kendine güvenen kişi.kendisinin derslere hazırlanmak için hafta 2 gün uyumadığını söyleyen ve öğrencilerinde de aynı davranışı bekleyen hoca.
duyumlarıma göre "konser de neymiş? üniversite de konser mi verilir?" tarzında düsüncelere sahip olduğu için ve rektör olduğundan itülünün gerilim katsayını maksimuma yakın düzeye çıkarabilecek karar verebileceğini düsündügüm icin (bütün dersleri ingilizce yapalım) rektör olmasını istemediğim zat-ı muhterem
not: nihat berker'in rakibi olduğum için ayar aldım sanırım.. daha kim rektör olacak konuşmaları geçmeden bunlar dolaşıyordu ortamda. ki ingilizce eğitime karşı olan bir adamın mit mezunu olması da gariptir. ayrıca bizim transkriptte türkçe geçen dersimiz ingilizce işleniyor madem ingilizce eğitimi desteklemiyor buna müdahale etsin o zaman. trajikomik.
febdeki odasının yanındaki panoda bir fotoğraf görüp, durulur. fotoğrafta tahtada çözdüğü bir soru vardır. soruda tren,uçak,gemi vs. bütün taşıma araçları mevcuttur. sonrasında aramızda şu dialog geçer
-oha lan puahua soruya bak
-piskopat herif bi de fotoğrafını çekmiş koymuş buraya
bu sırada gülerek odasından çıkar
-nası çocuklar beğendiniz mi?
-eeeeaa evet hocam çok başarılı
diyerek uzaklaşılır.
sonunda rektörlük için adaylığını koydu. 99 da itüye geldi 5 sene sonra rektörü oldu deseler, helal olsun derim. sene geçmeden bölüm başkanı bir sonraki sene de dekan olmuştu. nereye kadar yolu var.
hamis: "nereye", eski eskimo dilinde azap çekilen yer anlamına gelir.
kendisi bizlere üniversitede olmanın ne demek olduğunu her çarşamba sabahı 3 saat boyunca öğretmektedir. derslerde çoğu zaman birşey anlamasam da, sabahın köründe kalkıp okula gelip derse girmemi sağlayan nadir havuz hocalarından biridir.
ayrıca dünya'da itü den daha iyi en fazla 13-14 üniversite olduğunu söylemiştir.
ayrıca geçen hafta 5 yaşındaki oğluyla oynarken omzunu çıkartmış hocadır kendisi.
ayrıca derslerinde boyu yaklaşık 40cm olan bir tahta silgisi kullanarak tahtanın temizlenme süresini minimuma indiren kişidir.
ayrıca yıllarca abd de yaşamanın etkisinden olsa gerek, delta kelimesini çok tatlı söylemektedir kendileri.