psg'den arsenala düşük bir ücretle (700 bin dolar falan) transfer olan, 20 küsür milyon dolara real madridin aldığı, sonra yuvası psgye geri dönen, bekleneni veremeyip liverpoola kiralanan, sonra da manchester city'e giden ve halen orada top koşturan yetenekli, ancak yetenekli olduğu kadar da ciddiyetsiz futbolcu. fransa milli takımını da kendi isteği ile bırakmıştır genç yaşında.
fenerbahçenin en son transfer bombasıdır. son derece yetenekli bir futbolcu olmasına rağmen, hırçınlıkları ve disiplinsizliğiyle kendisinden söz ettirmeyide ihmal etmemiştir. bu futbolcuyu bir tek fenerbahçe seyircisi oynatabilir. fenerbahçe seyircisi bu adamı sevecek,bağrına basacaktır, o da bu sevginin karşılığında ( ve de yıllık 3 milyon euronun karşılığında ) kendisinin süper bir yıldız olduğunu tüm dünyaya ispatlayacaktır, ispatlamalıdır. şu an parlamayan bir yıldızdır kendisi.
2002 dünya şampiyonası elemelerinde fransa milli takımına çağırılmamıştır ancak bir oyuncu sakatlığı nedeniyle son anda davet edilmiştir fakat o da ben yedek parça mıyım deyip rest çekmiştir.
her ne kadar bir türlü parlayamadıysa da türkiyede bunu yapacağını sanıyorum
son dakikada öğrendiğim bir haberden dolayı öncelikle hepimize geçmiş olsun demek istiyorum. belki de onun gibisini yeşil sahalarda uzun süre göremeyeceğiz. dünyaca ünlü bu forvetin yakalandığı amansız rahatsızlık, ben de dahil spor kamuoyunu derin bir üzüntüye boğmakta. gün geçtikçe daha çok farkına varıyoruz. umarım anelka bundan sonraki haftalarda kleptomani rahatsızlığına bir deva bulur.
fenerbahçe 3 puanı hanesine yazdırırken; yeni aldığımız bir habere göre sol el bileğinden sakatlanan yıldız futbolcu iki gün amuda kalkamayacak, piyano çalamayacak fakat rakip takımın puanlarını çalabilecektir.
türk sahalarına getirdiği muhteşem tekniği ile değil de konyaspor maçındaki pozisyonun eleştirileri ile sözlükte yer bulan, "madem bu kadar temizlik meraklısıydınız, yıllarca arif erdem gibi bir futbol hırsızına nasıl tahammül ettiniz?" sorusunu akıllara getiren, ve bundan sonrada oynayacağı türk standartları üstü futbol ile bizi tekrar tekrar kendisine hayran bırakırken, temizlik ve haysiyet hastalarını da her haftasonu "biz neden alamıyoruz böyle adamları?" krizine sokup kafayı yedirtecek fransız.
tahminimce ümit özat kendisine doğru orta yaparken
"ulan ben ne yapıyorum bu şaşıyla aynı takımda, futbolcu diye koymuşlar sol beke" diye düşünüyordur. adam ligimiz için çok üst düzeyde bir futbolcudur. mükemmel şut atabilme, birebirde karşı tarafın belini kırma, ani hızlanıp topla uzun mesafeli driblingler yapabilme kabiliyetlerine sahiptir. fenerbahçede oynadığı süre zarfında da gayet aklıbaşında ve alçak gönüllü bir görüntü sergilemektedir. umarım kendisi fenerbahçede uzun yıllar top oynar. taraftar kendisini çok sevmektedir.
kendisinin yerine ribery'nin fransa milli takımına çağrılmasına üzülsem mi sevinsem mi bilemediğim futbolcu; ama şu da bir gerçek ki çağrılmayı haketmişti. ne biçim kıvrak adam lan o.
kendi kaprisleriyle düşüşünü hazırlayan futbolcu. biraz daha aklı olsaydı, fenerbahçede değil avrupanın en iyi klüplerinde oynayabilirdi. ayrıca fransız milli takımının değişmez elemanı olurdu. fakat ölü hali bile türkiye liginde iyi.