bir forum sitesinde kullanıcı adım sayesinde tesadüf eseri tanıştığım zat-ı şahane... o günden beri bütün dertlerimi sabırla dinleyen güzel insan.bilemiyorum beni dinlemek nasıl bir duygu ama sana anlatmak gerçekten güzel..
günümüz türkiye'sinde okuma ediminin dahi çok az yapılmasını göz önüne alırsak bu güzel insan öykü ,masal vs yazmaktadır.emdi yetenek var.ancak bu tek başına yeterli değil tabi.yapılması gereken çalışmak çalışmak daha çok çalışmak.belki ilerde kendilerini büyük bir edebiyatçı olarak görürüz.neden olmasın?diyelim ki bu hedefine ulaşamadı ancak sırf yazma eylemiyle uğraşması bile takdire şayan bir hareket..ah bir de bilgisayarda yazışırken şu sesli harfleri yutmasa tadından yenmeyecek ancak bu kötü huyundan vazgeçiyor yavaştan yavaştan..
kendilerini tam olarak çözümleyebilmiş değilim henüz.bunu başarabileceğimi de sanmıyorum.an gelir neşeli an gelir biraz sinirli.o sinirli anlarından birinde bana öyle bir laf demiştir ki halen daha unutamam.haklılık payı da yok değildi ama o cümle de çok sertti be..
aslında anlatacaklarım daha bitmedi de bitirelim biz yine de..son söz olarak behçet necatigil'in ilgili şiirini hatırlatıyorum kendilerine.(kendisi çok iyi biliyor hangi şiir olduğunu)
tatilde bulunan sözlük yazarı,dostum herşeyim.sözlük mecralarında boy göstermeme sebebiyet veren kişidir.iyi mi kötü mü yapmıştır hala şüpheleri olup olmadığını da merak etmekteyim.
efeniim şimdi bu insan oğlunu anlatmak okadar güç ki kaç gündür boynum bükük,içim taşkın halde yazmak için kendimi zorluyorum.olmuyor olamıyor ama olucak ve evet oluyor.
şimdik kendiside sölediği gibi müthiş bir ev sahibidir.(ahh o geceki çilek suyu hala aklımdan çıkmış değildir.)misafir olmaya görün,yemez yedirir,içmez içirir,yatmaz yatırır.çok yemişimdir kendisini,gece yarısında eli ayağına tutuşup hasiktir ben napıcam pozlarını da unutmak ne mümkün.gerçi lanet olsun o güne de neyse.zorumda,derdimde sıkıntımda herzaman yanımda bulunmasıda benim şansım sanıyorum.ne anlatırsanız anlatın dinler of puf demeden.ama gerekeni sölemektende hiç bizaman hiçbiyerde sıkıntı çekmez.çekmesin varsın.
işte bu zat sırf fal bak diye gece yarılarında kahve yap bana der,yaparım böğğhr diyerekten içer ve sıra fala geldiğinde (hayr falcı değilim tutmuyor da zate) kızarır bozarır sabırsızlıkla hadisene ulan kırk yılda bi fal bakcan ıdı vıdı konuşur.evet işte bakılan falın ardından yorumlar yapılır ve evet çoğu tuttu hödüsüne geçilir sanki hakkında herşeyi bilmiyormuşum gibi yorumlar yapılır,şaşırılır.
çok iyi bir okurdur,çokta iyi yazar.eğer bişiler yazmaya soyunduysa kesin yeni haberler vardır dinlenmesi gereken.eğlencelidir,eğlenir,eğlendirir.
...
bir gece 49,eristhabella,kuzen ve eristhabellanın babası evde kalınır.gecenin ilerleyen saatlerinde eristhabella kahve yapmak için mutfağa gönderilir.o sırada tv de kanallar kurcalanırken açılan şifresiz bi kanala gözler fırlatılarak bakılırken,namı diyar baba odaya dalar."siz daha yatmadınız mı"dedikten sonra aslında kendisinin yatması gerektiğini vurgulayıp yatağına gitmiştir.(hayr izlemiyordu,neden şifre koymadınz die kızmıştır ayrıca kendisi bana.)
...
şimdi bu nick altını okuduktan sora bana vahşet sergileyecektir ama olsun sergilesindir.dört gözle tatilden dönmesi beklenendir.hediye etmeyi sevendir.haftalardır ona giri yazmak için uğraştığımdır.yanında bulunmaktan en çok zevk aldığımdır.yıllardır tanıdığımdır.olmazsa olmazımdır,yaz tatilini beklediğimdir,bekletendir.
geçenlerde bir gece;
erist : 49 çok çişim geldi.
49 : kalk git işe lan patlıcak apandistin!(evet kızar.)
erist : hayır gidemem
49 : neden ulan git.
erist : çişimden çok uykum var.
49 : %!- ahauahu salak
not1: bu giride geçen kişi ve kuruluşlar sadece hayal ürünüdür.
not2:hadi lan dön artık.
''görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin. çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın."
alıntısını yaptıktan sonra; aynalarla arasının iyi olmadığını söylemekten başka bir lafımın kalmadığı yazar.
edit: kendisine çekirgelerle uğraşmamasını tembihler, hacettepede başarılar dilerim.
benden bir kaç yıl sonra (kaç yıl olduğu saklı kalsın) ama aynı günde doğmuş olan yazar.. doğum günü kutlu olsundur, nice nice sağlıklı çılgınlık dolu mutluluk dolu yıllar onun olsundur... iyi ki doğdun..
bir yıl daha geçti hayatından.zaten geçiyordu gün gün ama bir tur daha attı zaman denilen makine onun için.akreple yelkovan on ikide üst üste geldiği zaman bir senedir sabırla bekleyen guguk kuşu çıktı.iyiydi ama bu.yaşamından koca bir sene geçse de o çok istediği hayallerine koca bir adım daha attı.
doğum gününden 1 hafta kadar önce başlattığım oyunu dün en sonunda deşifre edebilen yazardır.biraz geç oldu aynı zamanda güç oldu hayli.büyük ve daha etkili bir misilleme bekliyoruz.bu vakitten sonra aynalara özellikle de kör noktalarına daha iyi bakacağından kuşkumuz yoktur.umarız günün birinde o aynaların birini kafamızda paralamaz.
o benim ortaçağdan mektup arkadaşım. hemen giri girmekte belki çok aceleci davrandım; ama içimdeki heyecanı bastıramadım. sonra yine yazarım, yine yazarım, yine yazarım. anladığım kadarıyla sürpriz dolu bir kız. benim gibi antikadır, hurdadır, carttır curttur merakı vardır. tabii ben onun kadar olup her şeyi saklayamıyorum o ayrı. seni tanımak şimdiden güzel .
karar vermiş olmanın huzuru ile kararsızlık sıkkınlığı arasında, akıntıya karşı kürek çekenlerden olacak iradeye sahip olduğunu sandığım yazar arkadaşımız.
20:03) dilla / o bella: ayracımı begendın mı
(20:04) dilla / o bella: sıfırdır kendısı
(20:04) dilla / o bella: hc kullanılmamıs
(20:04) dilla / o bella:
(20:04) dilla / o bella: dd
(20:04) tanrı olmak iste: heheh
(20:04) tanrı olmak iste: begendm
(20:04) tanrı olmak iste: cok sagol da mektp da yazacam bnlari zaten
(20:04) dilla / o bella:
(20:04) dilla / o bella: daha yazmadınnn
(20:04) dilla / o bella: haa
(20:04) dilla / o bella: *
(20:04) dilla / o bella: ben yazdın da
(20:04) dilla / o bella: yuollamadın sandım
(20:04) dilla / o bella: bana ne dedıydın msjda
(20:04) dilla / o bella: ısık hızıyla sana hemen mektp atıyorm
(20:04) tanrı olmak isteyen kız * kişisel iletisini "bundan sonra senn adın hüseyin sa.." olarak değiştirdi
(20:04) dilla / o bella: yazıklar olsun yılmaz
(20:05) tanrı olmak iste: ama nalan
(20:05) tanrı olmak iste: daha vakit var deyi sana güvendim
görüldüğü üzere insanları yok yere oyalayan mektup arkadaşıdır.
ayrıca kendisi şuan şifayı kapmıştır da ;
01:16) dilla / o bella: 51 oynadın mı sen hiç
(01:16) tanrı olmak iste: oynadm 82 bile oynadm
(01:17) tanrı olmak iste: 51 olan benm atesim bi kere
(01:18) dilla / o bella: gecmıs olsun atşli kız
(01:19) tanrı olmak iste: kotu ama
(01:20) dilla / o bella: cıddı mı lan
(01:20) dilla / o bella: o zaman
(01:20) dilla / o bella: harbıden gecmıs olsn
(01:20) tanrı olmak iste: yok saka
(01:20) tanrı olmak iste: ciddiyim tabi len hasatym
(01:20) tanrı olmak iste: iki gndr
(01:21) dilla / o bella: o zaman
(01:21) dilla / o bella: gercekten gecmıs olsun
kimi zaman agresif bir bağyan da oluyor ;
tanrı olmak iste: ya ibne itü bilgsyarmn anasinni belledi
(01:28) tanrı olmak iste: ya
(01:28) dilla / o bella: ibne itü
(01:28) dilla / o bella: dedın
(01:28) dilla / o bella: ispiklemeyen
(01:28) dilla / o bella: senın gıbı
(01:28) dilla / o bella: olsun
(01:29) tanrı olmak iste: yaa
(01:29) tanrı olmak iste: dsjkfklajkl
(01:29) tanrı olmak iste: amk
(01:38) tanrı olmak iste: ya pcm kafayi yedi ya
(01:38) tanrı olmak iste: üf kusurabakma
(01:38) dilla / o bella: önemli değil
(01:38) dilla / o bella: alıskınım bu hallerıne
(01:38) tanrı olmak iste: aa üstüme iyilk saglk
(01:38) dilla / o bella: yea
(01:38) dilla / o bella: yea
(01:38) tanrı olmak iste: git len
(01:38) tanrı olmak iste: sen knt al önce kendnee
(01:40) dilla / o bella:
(01:40) tanrı olmak iste: zirlarsn öylee
(01:41) dilla / o bella: pis kız
(01:41) dilla / o bella: pis gıız
(01:41) tanrı olmak iste:
(01:41) tanrı olmak iste: pis biz olduk dime simdii
(01:41) tanrı olmak iste: ey gidiii
(01:42) dilla / o bella: günler
(01:42) tanrı olmak iste: ne ya
(01:42) tanrı olmak iste: kesik kesik konusuon
(01:43) dilla / o bella: bok gidi gunler
(01:44) tanrı olmak iste: lan bana cidden eksi mi verdin
(01:44) tanrı olmak iste: döverim ha seni
(01:44) tanrı olmak iste: yine dusmus puanimm
(01:45) dilla / o bella: yok lan
bazen özlemlerimi de dile getirdiğim insancıl şahış;
(02:03) dilla / o bella: ibişin tatlı ruyası
(02:03) dilla / o bella: senın sesını özledm
artık magazin haberlerinden yoksun kalmayacağım sayesinde . gülben ergen'den de hiç beklemezdim.
(21:51) tanrı olmak iste: gulben ergenin de ikiz bebekleri oluyo
(21:51) tanrı olmak iste: ooo yea
(21:51) dilla / o bella: bugünüm harap oldu dünden iyi midir ki
(21:52) dilla / o bella: dünden iyi midir ki
(21:52) dilla / o bella: ah dedım ağladım
(21:52) dilla / o bella: yaremi bağladım
(21:52) dilla / o bella: eydi yar boynumeydi
(21:52) dilla / o bella: mevlam kerimsin dedi
(21:52) dilla / o bella: hançer yarası değil
(21:52) dilla / o bella: domdom kurşunu değdi
(21:52) dilla / o bella: gel gel gümüle gel
(21:52) dilla / o bella: gel gel gümüle gel
(21:52) dilla / o bella: gel gel gümüle gel böğrüme
(21:52) dilla / o bella: domdom kurşunu
(21:52) dilla / o bella: neee gülben ergen hamile mi ciddeeen
(21:52) dilla / o bella: haydari
(21:53) tanrı olmak iste: oha
(21:53) tanrı olmak iste: yeni mi duydu n ben bile duydum bu halmle
(21:53) dilla / o bella: cıddı dıyorsan ınanırım saf duygularımla oynama
(21:53) dilla / o bella: izlemiyorm kı magazine paparazie
(21:54) dilla / o bella: doğruymus
(21:54) tanrı olmak iste: annem dedi len
(21:54) tanrı olmak iste: valla
(21:54) dilla / o bella: oda arkadasım onayladı
(21:54) tanrı olmak iste: ikiz
daha da yazamam hakkında. haketmiyorsun ciglipaf .
nick altıma yazdığı girileriyle hakkımda atıp tutmuş yazardır. uzun uzadıya bir şeyleri belirtmek istemiyorum; ama gülben ergen ile ilgili fantezilerini bana bulaştırmamasını öneririm. mektuplarını biriktirdiğim insan, artık bize geldiğinde yatacak yerin yok. kendi yatağımı verip ben salonda yatacaktım da şöyle bir düşünüyorum ve kimin için ulan kimin için(!) diyorum. kumanyalarını getir kızım çok lazım olacak istanbul'da ! `o bella ciao.
odamı taşımışdım evimizin üst katına, sen geldin mi rahat et istiyordum. tabiiki sırf sen geleceksin diye değil, böyle bir düşüncem hep vardı; ama senin geliş haberinle bu düşünce hayata geçti. bize ait bir salon, bir teras, bir mutfak ve bir çatı katı odası... seveceğin kitaplar hazırlamıştım böyle gözüne sokar cinsten kütüphanemin en görülen yerine iliştirdiğim. odamı sıcak bulmanı istiyor, bu şehirde her ne kadar yalnız da olsan kendini yalnız hissetmeni istemiyordum. pasom yokken kullandığım bir akbilim vardı. onu sana hazırlamıştım. içini yükletmiştim ki arkadaşım gelince doya doya gezsin eline bozuk para değmesin mikrop kapmasın - ne kadar düşünceliyim değil mi - evet misafirimi baş tacı ederim ben, heleki arkadaşım, ondan da öte mektup arkadaşımsa. edebiyatı seven, attila ilhan'ın ismini doğru söyleyen, duygu yüklü arkadaşımdı söz konusu. gece tiyatroya götürecektim seni, ayarlamıştım her şeyi, beleşeydi fırsat kaçmaz. perşembe gelecektin, kadıköy'de seni o çok seveceğin dükkana götürecektim. bütün ıvırtı zırıltı her şey... çarkı çevirecektik şansımıza gelen numaraya denk gelen hediyeyi kapacaktık sonra hoplaya zıplaya beyoğlu'na çikolatalı pasta yemeğe. müzik dinleyecektik ne güzel. saat kim bilir kaçı kaç geçecekti umrumuzda olmayacaktı. metrobüse bindirecektim seni, emin değilim; ama ilk defa binecektin sanırım. tıklım tıklım dolacaktı içerisi; ama biz hiç konuşmadan seyahat edecektik. sen kitabını çıkarıp belki salı günkü vizene çalışacaktın, ben de kulaklığımı takıp romanımı okuyacaktım. konuşmayacaktık hiç susacaktık hep... yanyana yürüyecektik, birbirimize ses vermeye gerek kalmadan eminim ki aynı afişlere dikilecekti gözlerimiz. aynı yerlerde donup kalacaktık. yolun sağından gidip sağından gelecektik. aynı sokaklar dikkatimizi çekecekti belki de. bir planım daha vardı. gece işkembeciye gidip mercimek çorbası içecektik;çünkü ikimizde sevmeyiz işkembeyi. ertesi gece de pilavcıdan ayakta durup pilav yiyecektik, böyle nohutlu tavuklu, belki sağlıksız ve çok lezzetli olanından. filmler hazırlamıştım sana, v for vendetta ' yı bilmem kaçıncı izleyişimi gerçekleştirecektim belki de seninle. kestane alıp herhangi bir kaldırımda oturacaktık. anlat diyecektim sana, hadi neler oldu ?? sen konuşacaktın ben dinleyecektim; çünkü benimki uzundu, bitmezdi. her gün yeni bir şey, her gün ayrı bir olay daha öğrenecektin kim bilir. çantanı hazırlayıp da gelememen çok üzücü oldu. kim bilir artık hangi bahara, kim öle, kim kala...
bir mektup zarfını bile at-a-mayacak kadar eşyasına sadık olan yazardır efendim.altı üstü bir zarf deyip geçebiliriz ama kendisi için oldukça önemi vardır bu zarfın.ne de olsa sahibi kendisidir ve kendinin olan bir eşyayı öylece kaldırıp çöpe atmak öyle zannediyorum ki atomu parçalamaktan bile zordur.kendileri tarafından bana bir mektup yazılmıştır ve zarfın üzerindeki adres defaatle yanlış yazılmıştır.yazmayı bilmiyor mu ne?efendim ancak kendileri pes etmemiş önce bu yanlışı direk düzeltme yoluna gitmiştir bu da çözüm olmayınca adres yeni bir kağıda yazılmış zarfın üzerine yapıştırılmıştır ama cimrilik midir bu asla hayır.sanırım geçmişe odaklı bir kişilikle karşı karşıyayız..
artık yuvasına dönmüş yazardır. çıt kırıldımdır. mektup ikizimdir. obareydir. obiriks'tir. bana sürekli tehditler savurur. bitanemdir, cananımdır, hattaşım, telefondaşımdır. bedava sürelerinin müptelasıyımdır. istanbul yolcusudur. sakız çiğnemesine uyuz olduğumdur. kitap kurdudur. fantezileri tüm kitaplar üzerine kurulur. iyiki tanıdığım yazar ya, çok seviyorum ulen onu. gel bize kardeşim ol hacıvat. seni ben pek çok pek çok özlerim.
neydi o gülmekten gebermenin eşiğine geldiğin ders hatırlamıyorum ama önemli olan da bu değil zaten.
bizim yollarımız kesişmekten bıkmayacak bu gidişle baksana üniversitede bile aynı bölümdeyiz kuzu ya..
bizim seninle tutturmayı başardığımız farklı bi frekansımız var,araya parazit falan da giremiyo o biçim.
seni anlatmıycam valla bitmezsin anlatmakla.hevesim bitti gitmeliyim anladın sen beni.
moritanya'ya seyahate çıkmış yazardır.ne yapacaktır orada bilinmez belki yerlilerle balık tutar güneşin doğuşunu, batışını izler,bu arada da hayallere dalar,kendini uzun ince bir yolda yürürken de bulabilir.güneş çarpmasına karşı dikkatli olmasını tembihliyorum kendisine malum afrika güneş çarpar tepe sersemi olur.oranın doktoruna da güvenemezsin şimdi küçük bir güneş çarpmasını tedavi edeyim derken böbreklerini söküp organ mafyasına satabilir.aman diyeyim.tanrı onu korusun..
şuan yanımda. maymunlu çoraplarımı verdim ona. kelebekler gibi sevindi ki anlatamam. tabii kelebeklerden nefret ettiği için bu kelimeyi kullanıyorum. tuhaf bir kitap. gerçekten tuhaf. otobüsle giderken bile kitabına yeni yeni karakterler ekledi bu. yok onun baskını, yok bunun çekiniği... aldı tüm özelliklerimizi çiftleştirmek üzere.
attila ilhan dinledik sabahın 6sına kadar. tüm şiirlerini, akşamdan sabaha kadar... tuhaftı. kahve fincanlarında içtiğimiz archers hayal dünyasında gezdirmeye yeterken, başımızı koltuktan sarkıtarak ayaklarımız havada kocaman evin içinde 2 gölge tek başına.
biber gazı
abajur
anadol
seviyorum seni bebek
bandrol
kur
deniz atı
paso
tahterevalli
çok oturgaçlı götürgeç
amenna
fit dünya
haseneten
devrim
evrim
darwin
yüksün sırtıma yük! anla lan bunu. sibel alaş'tan adam parçasını sana gönderiyorum o vakit. laubali. öpeledim.