avustralyalı ozan. bad seeds adlı grupla birlikte çalışır. kylie minogue ile yaptığı düet (where the wild roses grow) oldukça meşhurdur. şarkı sözleri derindir. bob dylan, leonared cohen gibi devlerin muadilidir.
no more shall ve part albümü dinlendiğinde, kaan tangöze'nin yumuşak g kulanarak sözleri uzatmasının (ğğğaaağığağağ şekilinde) nerden kaynaklandığı anlaşılır.
jonas at the ocean (2001)
rhinoceros hunting in budapest (1996)
jonas in the desert (1994)
johnny suede (1991)
road to god knows where, the (1990)
ghosts... of the civil dead (1988)
himmel über berlin, der (1987)
dandy (1987)
filmlerinde oynamış ve ghosts... of the civil dead (1988) filmini yazmış, aşmış insan.
the weeping songdinlememiş olanlar nick cave dinledim dememeli. bir insan sesi bu kadar mı etkileyici olur? göz yaşartıcı, görkemli ve saf. nick cave işte bu.
onunla bir barda sadece bir bira içmek için, herşeyini feda edebilecek birçok hayranı bulunan, http://www.unet.univie.ac.at/... şekilde göründüğü gibi olan, üstün zekalı, ders verici şahsiyet.
tanıştığım hemen hemen hiçbir avustralya vatandaşının tanımadığı müzisyen.kankası mick harvey efendi ve müthiş orkestrası bad seeds le inanılmaz işlere imza atmışlardır.oğlu bruce dickinsonun oğluyla aynı okula gitmekteymiş ve bir veli toplantısı sonrası düet yaparak uzun süre yürümüşler.tipsizliğiyle ters orantılı bir karizmaya sahiptir.sahnede sigara üstüne sigara yakışı,ceketini arkaya atışı,giren müzikle alakasız parçalar okumasıyla ciddi bir farklılığı vardır.zamanında mezar kazıcılığı yaptığı iddia edilmektedir.
feci şekilde hastası olduğum adam. öyle ki ilk girimi bu adam için yazmıştım. 10000. girimi de gene ona yazıyorum.
çok sert şarkı sözlerine sahiptir. aşkı en haşin haliyle anlatır. ölümü aşkn parçası yapar bazen. bazen de ölüm, katiller ve cinayettir konu. sıradışı bir adam. severek takip ediyorum. 10000. girimi de kendisine hediye ediyor... duygula bir an yaşıyorum...
küçük yaşta yalnız başına oynarken bıçaklanarak öldürülmüş bir insan görmüş,cesedi uzun uzun incelemiş ve daha sonra bu hale gelmiştir. bu yüzden cinayetlere biraz takıktır.
2004 te ki konserine gidemeyerek derin üzüntülere boğulduğum, ve yeniden gelse bir konser verse alıp beni götürse benden başka bir yerlere dediğim muhteşem kişi
as i sat sadly by her side'daki yorumuyla,sesinin her tonuyla insanı kendinden geçiren,kylie minogue'la düetindeki tüyleri ürperten aşk hikayesinin hem psikopatça ama mantıklı olduğunu düşündürebilen,hem de insanı bolca hüzne sürükleyen şahsiyet..
görünüş olarak da vahşi ve korkunç bir cazibeye sahip kendisi!yaşça göstermediği kadar olduğunu öğrenince şaşırmışlığım olmuştur!