sözlükteki yazarların nickleri altına yazılan tanım yazılarıdır.
özellikle zirvelerden sonra,
"tanıştığımıza memnun oldum" , "hoşsohbet arı" , "bili bili insan" tarzında olan bu tür girilerde patlama olur. e tabi; insanımız görmek ister farklı farklı kişilerden kendisini tanımlayan cümleler görmeyi.
muhtemelen zirvelerde yüzyüze görüşmüş kişilerin
birbirine "çok şirin" ithamlarını iletmelerinin en kolay yolu.
bazen "sığ" + "mide bulandırıcı" sululukta; yavşaklığın son haddinde yazıları içerdiği için
okunması en zor giri türüne girer.
herkes hayvan gibi sevdiği hoşsohbet arkadaşına sırnaşık şeyler yazmak ister, en güzel bişey;
amma bunu huy edinmiş; herkesle çok iyi geçinen insanlarda art niyet aramak paranoyaklık mıdır nedir.
nick altı giri insanın kendine yakışanı girmesidir. (bkz. budur)
günümüzde sabit telefonlar, cep telefonu, e-mail vs. ile haberleşme olanakları kişisel şekilde gerçekleştirilebilirken (bkz. bizi uzaylı sanan giriler) hatta sözlük ortamı içinde de özel mesaj servisiyle bu sağlanırken -geleceğim yer sanırım açıklığa kavuşmuştur- özel meselelerini anlamsızca kamuya mal etme aracı olmuş girilerdir
olayın absürdlüğü su götürmez hallere varmıştır
yazarlar hakkındaki görüşler, veya onlar hakkındaki herhangi bir şey hiçbir kurala bağlı olmadan yazılmasa zaten sözlüğün eksiği olacaktır bu, her bir şey yazılsın, ancak akılda tutulması gereken bunun özel olarak kalmadığı ortalığa döküldüğüdür
akıllı bakınız içinde "anladın","anladın mı" gibi nickin sahibi kullanıcıya yöneltilen yazılar, doğum günü kutlamaları, teşekkürler... başkalarının olmadığı özel bir konuşma havası verir
"git bizzat ve sadece muhatabına söyle" geçer içten (bkz. sözlüğü rahat bırak)
(bkz. sözlüğün içine etmek)
girmek için kesinlikle 10 parmak ve klavyeden öte bir beyine sahip olunmasını hatırlatan giri çeşididir. bu tip girileri okudukça bana yıllar önce bir arkadaşımın "klavye için iq testi yapılsın" şeklindeki görüşü aklıma geliyor. kendisini dağa, tepeye, ormana hatta fezaya kadar haklı buluyorum. zaman içinde geçmişte yazdırdığım hatıra defterlerini görüyor ve şimdiki nickaltılara bile taş çıkartan yazıları okudukça "helal olsun şu ilkokul veletlerine" diyorum. sözlükte ise hiçbir anlam taşımayan, tamamen "eheuehe, miyav" konseptinin ötesine gidemeyen, yazılmak için yazılan, tabir-i caizse denyovari girileri gördükçe kahroluyor ve "bunu yazan insan olamaz, olsa olsa rocksteady ve bebop olabilir" diye de haykırasım geliyor.
ben bu kişinin başlığına girdiğim zaman kişi hakkında bilgi almak için giriyorum. peki karşıma ne çıkıyor?
"buradan kendisine selam ettiğim yazar, naaabersin kız?"
"az önce yolda gördüm seni ben, niye selam vermedin puşt?"
"ay inanmıyoruuuğm bir tane kafası var bunun, iki kaşı var, bir de burnu var."
bu tip giriler ile sağolsunlar kişi hakkında istediğim tüm bilgileri alıyorum ve bu bilgiyi normandiya galaksisindeki gezegenime bildiriyorum ki onlar da insan soyu hakkında bilgi edinebilsin. buradan ellerine sağlık diyorum bu insanlara, başarılarının devamını diliyorum.
nickaltı giri yeni tanıştığımız kişilerin nickleri için yazması kolay olan, kalıplaşmış ifadelerdir de, bunu çok sevdiğiniz dostlarınız için yazmak biraz zordur.
yorum yapılan insan hakkında en ufak bilgiye sahip değilken;sırf okuduğu girilerinden yola çıkarak (veya girilerini de okumadan) yazmış olmak için yazmak, bi de üstüne yanlış bilgi vermek saçmalıktır. kimliği belli olmadan elinin altında klavye olan herkes istediği şeyi yazabilir..öyle insanlara ne denir siz karar verin..
hergün nick altını takip etmene sebep olan ama bişey yazılmadığını gördüğünde üzüldüğün ve kimse beni sevmiyor diye kendini yiyip bitirdiğin ama tanımadığın insanlar senle alakasız bi şeyler yazmışlarsa bile içinde kıpır kıpır bi şeylerin oluşmasına sebep olan giri çeşidi
külliyen yasaklanamıyorsa bile duygusal çapraşım halinde olanların birbirlerine eda etmesinin engellenmesi suretiyle kontrol altına alınması yerinde olacak kavram.
yeni nesil yazarların nick altlarına "bilmemkaçıncı nesil yazar hoş gelmiş falan filan" tarzlarında yazılanları mevcuttur ki her işte bir çapan oğlu arayan bünyem bunu da fesata yormaktadır.acaba bu mesajlar sözlüğe yeni gelmiş ve tutunacak dal arayan biraz ürkek neslin artılarını toparlamak için midir?vaktiyle nick altımda böyle bir mesaj vardı, mesajı artılamaktansa şu anda kim olduğunu hatırlamadığım yazara mesaj yoluyla teşekkürlerimi iletmiştim.yazarın kim olduğunu hatırlamıyorum, çünkü giri kayıplara karışmış, nick altım bomboş kalmış *.kötüye yormayayım diyorum, belki yazar girileriyle birlikte puf olmuştur* diyorum, hala masumiyet var diyorum ama kime diyorum.öyleyse herkesten şüphe etmeye devam.
özellikle yeni nesil yazarlar için, girilerini okuduktan sonra, yorum ya da izlenim ağırlıklı olması çok daha hoş olur diye düşündüğüm girilerdir."dördüncü nesil hoş ya da boş gelmiştir". herkesin nick altında bulunan girinin nick altı girim olması çok da hoşuma giden bir durum değildir.yine de yazanın ellerine sağlık...
haydarpaşa garına iner tren. ramazan elinde bavuluyla istanbula bakar şöyle uzaktan. "hey be gözünü sevdimin istanbulu, kaç köy bir araya geldi de yaptı bu koca şehri" der içinden biraz da ürkerek. "acaba beni de kabul edecek mi bu şehir? acaba ayak uydurabilecek miyim?"
yazar sözlüğe yeni gelmişse elbette böyle hissedecektir. tanımadığı bir oluşum ve kendi fikirleri gibi binlerce, onbinlerce fikir bir araya gelmiş bu ortam oluşturulmuştur. adaptasyon sorunu yaşama endişesi olacaktır.
şahsı hakkında yorum yapılabilecek pek bir kriter oluşmamıştır henüz. böyle bir durumda içeriği boş da olsa hoşgelmiş yazar girileri yazarı sözlüğe adapte etmek adına gereklidir şahsımca.
kimi ukala nick sahibi tarafından, bak olmamış, beni tam ifade edememişsin, oysa daha içten yazmalıydın, misal şöyle, böyle diyerek nefret ettirebileceği giri türüdür. kendisine yazdırıp, yapıştırması caizdir.