amerikan tarafı ve kanada tarafı olarak 2 ayrı başlıkta incelenmesi gereken, bir kere gördükten sonra insanın diğer şelaleleri sadece "belli bir yükseklikten düşen ezik su" olarak algılamasına yol açacan devasa doğa olayı. amerikalıların balayı başkenti diye tabir ettikleri mekan,
american falls ve daha hayvani
horseshoe falls kısımlarından oluşur.
- amerikan tarafı: american falls'ın bütününü, horseshoe falls'ın ufak bir kısmını içerir. american falls'ın altına inilme ve bir güzel ıslanma olanağı vardır (cave of winds). şelaleler amerikan tarafından inişe geçtiklerinden, suyla daha bir haşır neşir olur insan, temas daha yüksek düzeydedir. nehrin etrafı parktır. gerisi otopark ve otel. kanada tarafı gibi olayın boku çıkmamıştır. daha bir yazlık yeri havası vardır. al işte şelale sana, gör ve git
bekleme yapma der.
- kanada tarafı: 2 şelaleyi de karşıdan gördüğü için manzarası daha güzeldir. ama suyla temas daha düşüktür. kanada, etrafı para tuzağı haline getirmiştir. şelale çevresi kumarhaneler, alışveriş merkezleri, lokantalar (clifton hill), lunapark,
atakule benzeri bi yapı (skylon tower) barındırır. şelalenin dibinden yol geçer utanmadan. al işte şelale, ama gel buyur şelaleye karşı bi yemek ye, bi çayımızı iç, 2 zar at der.
her iki tarafta da birbirinin aynı tekne turları vardır, maid of mist isminde. amerika'dan
kanada'ya bi köprü yürünerek geçilebilir, vizen varsa tabi. vize yoksa da
buffalo'dan hazırlıklı gidilmek şartıyla temin edilebilir.