gündem
  1. · kar yagarken hissedilen duygular
  2. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  5. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  6. · yaran diyaloglar
  7. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  8. · hayatın ne kadar ibne olduğunun anlaşıldığı anlar
  9. · 15 eylül 2005 tromso galatasaray maçı

niçin tanrı nın buyurduğu şeyi yapmalıyım  

  1. ahlaki iyiliği itaat çerçevesinde ahlaki buyrukları nasihat çerçevesinde düşünen bireyin moderinize sualidir. ''şunu niçin yapayım?'' '' çünkü tanrı öyle söylüyor.'' bir anda akla iliştiriyor ve ''tanrının buyurduğu şeyi niçin yapmalıyım'' sorusunu ortaya çıkartıyor.

    tanrı'nın kutsallığını işaret eden ilkeler nelerdir peki? iyiliği ve gücü bana hükmedebilmesi için geçerli yanıtlar mı. tabii ki hayır. her şey ilahi ilkenin eylemiyle biçimlendirildiğine ve o ilke de bütünüyle sorgulanamaz bir şekilde iyi olduğuna göre, ortaya şu çıkar ki; 'dünyada hiçbir kötülük vuku bulamaz.' ortada belirgin olan ise, kötülük vuku bulmaya her daim devam eder. kötülüğü de ben tanrı'ya atfedemem. çünkü o zaman ''tam da o tanrı'' diyemem, leviathan ya da lucifer üzerine kuramlar üzerine konuşmam gerekir. o zaman kendi aklımı kullanarak reddederim. iyi ve kötünün çatışmasının tam ortasında 'mantıksal' birey olmaya çalışırım. ve böyle bir reddedişle, dinsel kavramların kapalı çemberi içerisinde kalırım.

    eğer tanrı yalnızca iyi olmakla kalmayıp aynı zamanda herşeyi bilen ise onun etkiler ve sonuçlar hakkında bilgisi onu başka herhangi birinden daha iyi bir ahlaki rehber kılmasını sağlayabilir. bu yanıtımda da şunlara dikkat ederim; bu salt düşünce tanrı'nın buyurduğu şeyi yapma sebebi verse de sadece bu nedenden dolayı eyleme geçirirsem, tanrı'ya itaatkarlığımdan ziyade tanrı'nın öğüdünü dinleme pozisyonunda olurum. lakin bu, gerçek dinlerde normalde imkansızdır. çünkü, herşeyden önce o eylem akışlarını, akıbetimizi, ne olacağını... yalnızca bizden daha iyi bilmekle kalmaz, bu akıbetleri ne iseler o kılan da tanrı'dır. nasıl ki tanrı'nın iyiliği onun buyurduğu şeyi yapmayı makul kılıyorsa, onun gücü de itaat ruhuyla yapmayı makul kılar. insanlar üzerinde bir oyun oynamanın hazzını hisseder böylece ve bu hazzın verdiği doyumla 'gücümden dolayı' bana inanacaksınız der. ve ahlakta hem faydalı olmakla birlikte tehlikeli bir gücü tetikler. eğer ben tanrı'nın buyurduğu şeyi yapmıyorsam yani cehenneme gönderilmeye müstehak isem bu sayede bana hep iyinin yani 'tanrı'nın iyiliğinden başka inanç olmaz' fikriyle tamamiyle öz çıkara dayalı olmasından mütevellit sefilleştirici bir güdü verilir. öz çıkar bu kadar merkezi olduğunda diğer güdülerim değersizleşmesi muhtemeldir böylece dinsel ahlak, kendi kendini bozguna uğratır hale gelir. tanrı olmaktan çıkartılıp salt bir put olarak karakterize edilebilir. çürütülür..


    tanrıcılıktan(teizm) tektanrıcılığa(monoteizm) atlama, teizmden tanrıtanımazcılığa(ateizm) atlamanın belirtisi olmasında sanırım hemfikirizdir. ne mutlu ki dine, bu atlayış genelde bir kaç bin yıl sürer... tanrı'nın buyrukları çoktanrıcılığın(politeizm) önünü keser ve tanrı putlaştığı kadar insanlar da inandıkları iyiye tapınarak putlaşır böylece..

    ben de diyorum ki; ecce homo eserinin son cümlesini hayatımdaki mantıksal gerçekliğine dayandırarak; çarmıhtakine karşı dionysos.

    edit : uyarısı için, teşekkürlerimi küçük çocukların balonlarını patlatan cani herife sunarım.
    (sadomasochistic, 29.01.2008 02:40 ~ 13.02.2008 05:27)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil