belki ilginizi çeker
  1. · zülfü livaneli
  2. · unutursun
  3. · sevdalım hayat
  4. · paul eluard
  5. · ketchupliispanak
gündem
  1. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  2. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  3. · annenin gençlik fotoğrafları
  4. · aşk ı memnu
  5. · günün tek kelimelik özeti
  6. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  7. · yeşim salkım
  8. · schrödinger in kedisi
  9. · kampüste minibüsçülük yapmak

neylersin  

  1. güzel bir yusuf hayaloglu şiiri arada özcan deniz girer

    bazen acı dinmez bazende yagmur
    sevgilim gülümse herşey unutulur
    suskunuz bu akşam üstü
    hasrete yanmış neylersin...
    (by eldat, 01.07.2007 02:05)
  2. yusuf hayaloğlu'na ait mükemmel bir şiir..dinlenesidir..


    bazen acı dinmez, bazen de yağmur
    sevgilim gülümse, her şey unutulur
    suskunuz bu akşam üstü
    hasrete yanmışız, neylersin

    bir gün, bu mahzun sevdadan geriye
    kalırsa, sadece o hüzün kalır..
    sen de anladın ki yapayalnızız...
    buluşmamız yasak,
    görüşmemiz uzak...
    devrilmiş kadehler gibi, dönüyor başımız,
    neylersin...

    ah güzelim,
    incinmiş bir sesi vardır yağmurun;
    yanaklarına vurduğunda hissedersin.
    ve bir veda sözcüğü, saçlarına,
    titreyen bir öpücükle dokunduğunda;
    bu anı dondurmaya yetmez nefesin.
    bir film sahnesi gibi
    akar gider ayrılık,
    neylersin...

    biz zaten hiçbir romanda
    kendi hayatımıza rastlamadık.
    bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı.
    ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı.
    tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız.
    oysa, tuttuğumuz balıkları bile
    yeniden denize bağışlamıştık.
    biz, hayata dair
    hiçbir yanlış yapmamıştık...
    neylersin...

    biz bu sonucu hak etmedik,
    hayır etmedik...
    ömrümüz bu talana lâyık değildi.

    bazen acı vurdu, bazen de yağmur
    hiç gülmedi yüzümüz,
    hiç büyümedi gülümüz...
    bizi yalnızca akşamlar kucakladı,
    biliyorsun,
    sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz...

    bir gün, bu öykünün sonuna gelince
    ansızın desem ki: hoşça kal canım!
    unutursun,
    mecburen unutursun...
    yıldızlar söner, bu aşk da biter!
    bazı gün hatırlayınca, sessizce ağlarız.
    neylersin...

    ah bebeğim, ah.. .
    kekremsi bir tadı vardır gözyaşının,
    dudaklarına sızınca fark edersin.
    içindeki vurgun aşklar mezarlığında,
    ayrılık, ölümden üste yazılınca,
    gideni durdurmaya yetişmez sesin...
    bir inme gibi
    dolanır bedeninde pişmanlıklar,
    neylersin...

    biz zaten hiçbir sinemaya
    tam vaktinde yetişemedik.
    bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı.
    ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı.
    boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi.
    oysa nuh'un gemisinde bile
    bize yer kalmamıştı.
    ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı.
    neylersin...

    biz bu aşkı sürdüremezdik,
    inan, sürdüremezdik...
    kalbimiz bu heyecana müsait değildi.

    bize hep acılar kaldı, bize hep yağmur...
    unutmasan bile artık
    unutur gibi yapacaksın.
    ve buruşturup-buruşturup attığım kağıtlarda,
    hiç bitiremediğim
    bir şiir olarak kalacaksın...

    not:copy-paste candır.
    (sirseri, 31.10.2008 10:51)
  3. zülfü livaneli'nin bestesini yaptığı, bir paul eluard şiiridir. en güzel livaneli parçalarından biridir benim için. mayıs ayının sabah serininde, taze asma yapraklarının arasından güneş ışıklarını davet eden bir balkonda, tendeki hafif bir ürpertiyle birleşince "anı" olur.
    (mevlüt şekeri hüznü, 29.07.2009 09:20)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil