kökenini orta asya'dan alan ve baharı kucaklayan bayramdır..millet farkı gözetilmeksizin tüm insanlığın olması gerekendir.orta doğudaki pek çok halkça sıcak selamlaşmalar ve peşisıra gelen sımsıkı kucaklaşmalarla karşılanır..bizde acı verir.can yakar..hüzünlü bir merhabayla geçiştirilir bahar sevinci..
akabinde bir "keşke" dökülür dudaklardan..
sapsarı güneş damlalarının ıslak gökten yeryüzüne aktığı baharları yaşar ülkem.kristal yağmur taneleri kavuşur toprak ananın bereketli kollarına.canlanan doğayla çiçekler açar:kar kadar beyaz,güneş kadar sarı,ateş kadar al.bir de buz mavisi yağmur damlaları indi mi yere,toprak buram buram tazelik kokar.
ve ansızın gelir nevruz.
yakılan ateş etrafında kenetlenir eller.bahara merhaba der insanlar."hoş geldin" dünyamıza,topraklarımıza."hoş geldin" evlerimize,bahçelerimize..."hoş geldin" yüreğimize!
*biz diyemeyiz..
bayramdır nevruz.
uçurtmaların özgürce salınışına çocuk kahkahaları katılarak kutlanırmış bir zamanlar.
*ne var ki bizim çocuklarımız buruk yaşar baharları.
barış adına yakılan meşalelere üflerken mart rüzgarının mavi nefesi,köşedeki kiraz ağacı çiçeklerini açar.kadınların eteklerine işlediği her bir desende,gerdanlara takılan altınların sesinde nevruz sevinci vardır azerbaycan da,özbekistan da,kırgız türklerinde ve nicelerinde..
*bizse ne zamandır işlemedik baharı ipekler üzerine.işleyemedik.
atlamak gelenektir kızıl korların üzerinden.böylece tüm kötülükleri alıp götürmesi beklenir gri küllerden.
edilen dansların kıvraklığında,söylenilen şarkıların ritminde can bulur bahar, nevruz bayramında..
kutsaldır nevruz:ana gibi,toprak gibi,denizler gibi...
bahara emanet edilen hayalleri taşır kollarında ve ilerler adım adım yaprak yeşili bir rüzgar ferahlığında...
o hayaller ki kumsallara yazılır taze gül dallarıyla.kimi hüzünlerini, kimi sevdiklerini,kimi özlediklerini çizer ıslak kumlara.
ardından göğe salınır beyaz bir güvercinin kanadına bağlanan umutlar.sabırla beklenir bir başka bahara kadar...barışa uçan apak tüyler,kıştan kalma karlı dağları aşar, vadileri geçer,insanlığı kucaklar..
ışıktır nevruz yeryüzüne akan.yağmuru emen toprak misali ışıltıyı emer bahar.gündüzleri güneşin alevden oklarını,geceleri neşeyle yanıp sönen yıldızların parlaklığını.ondandır ki nevruz sabahın ilk ışıkları belirinceye kadar kutlanır.
ozanların kopuz eşliğinde söylediği türkülerle dillenir dostluklar,aşklar ve ayrılıklar..orta asyadan bir zincir süregelir..
*yalnız bir halka daha eklenmez bu zincire anadolunun körpe bedenleriyle..
eklenemez ne yazık ki.
"nevruz, nevruz bahara
güller güller nahara
bağçamızda gül olsun
gül olsun, bülbül olsun…"
nişanyan'a göre türkçede ilk kez xiv. yüzyılda görülmüş bir kelime ( http://www.nisanyansozluk.com/... ). elimde tutmakta olduğum divânü lugâti't-türk'te (kabalcı yayınları baskısı) bulunmuyor olması da bunu destekler nitelikte. zaten farsça olduğu açık. dolayısıyla türklerin "öz" kültüründe (ne demek lan bu? eski diyor galiba.) bulunduğunu söylemek doğru olmaz.
eski türkler de baharın gelişini kutlarlarmış. perslerinkine benzer şekilde türklerin takvim yılı da 22 mart civarında başlarmış ve bugüne ulu gün (ulug kün) derlermiş ( http://en.wikipedia.org/... ). illa "öz" kalacağız, kökü perslere uzanan geleneklere sahip çıkmayız diyenler buradan hareket etsin bence.
öz be öz türk bayramı olup, türk milleti'nin şeref ve gurur kaynağı bir çok bayramı olmasından dolayı, kendini ezik hisseden, boynu bükük millete hediye ettiği bayramdır.
ne kadar hafızasız, ne kadar manipulasyona açık bir toplum olduğumuzun göstergesidir esasında nevruz bayramı süresinde yaşananlar.şimdi çıkıp nevruz "türk bayramı" "daha orta asyadan yakutistana kadar bütün türk çoğrafyasında kutlanıyor bu bayram" demek kolay.ama arkadaşım hatırlıyormusun yakın bir geçmişte bu türk bayramının kutlanması adı türkiye olan bu ülkede yasaktı.ve arkadaşım bugün devlet eliyle kutlanmaya çalışılan bu bayram bu çoğrafyada ki bir çok kendini türk diye nitelendiren vatandaş için pek de bir şey ifade etmez.mesela bizim memlekette hiç kutlanan birşey değildir, böyle bir gelenek yoktur.
inkarda etsek görmezden de gelsek bu bayramın bu çoğrafyada ki kutlayıcıları kürtlerdir.bunun niye böyle olduğu ise başka bir tartışma konusudur.
21 mart 2008 tarihinde türk dünyasının aslında mesafe olarak ne kadar uzak dursalar da birbirlerine ne kadar yakın olduklarını anlatmaya çalışan bir konserans (konuşmacının kendi tabiriyle, konser konferans arası etkinlik) sonrasında özbek pilavı ve kımız ikramıyla istanbul kültür üniversitesi bünyesinde resmi olarak kutlanan türk bayramıdır.
eski bir zerdüşt bayramı. eski doğa tapınıcı köklerden gelen bütün orta asya toplumlarında güneşin ve ateşin özel bir kutsiyeti vardı, gündönümü dolayısıyla 21 mart da havanın ısınmaya başladığı gündür ve bundan ötürü de tarıma bağlı bir hayat süren bütün toplumlarda birbirinden bağımsız olarak bu gün baharın gelişiyle ilgili bir bayram olarak kabul edilirdi. islam dininde özel önemi ya da özelliği olmayan bir gündür, hatta başka bir dine ait bir kutsiyete dayandığı için muhtemelen kutlanması kötü bir şeydir.