dinlerken hislendiren, zaman zaman coşturan galatasaray marşı. söylerken, haykırırken insan kendinden geçiyor; galatasaray'ın ne anlama geldiğini hissediyor tüm vücudunda. ardından gelen
cim bom bom'um
cim bom bom'um
canim feda olsun sana
hiç bir şeye değişilmez
senin sevgin bu dünyada
dizeleri ile bu coşku tavana çıkıyor. omuzlar bir birine vuruyor, eller havada çarpışıyor.
dün gece yine söyledim muhteşem zaferden sonra. söyledikçe ağladım, ağladıkça daha bir içten söyledim. belki de yaşanılan duygu fırtınasını, bir haykırışı dillendiriyor bu tezahürat. yıllarca mücadele edilmiş bir başarı için. tıpkı 2000 yılındaki zafer için yıllarca verilen mücadele gibi. bu kupayı kazanmak için çok yol katettik. onu anlatıyor "boşuna çekilmedi bunca çile" dizesi. tıpkı 2009 yılında bayan basketbol takımımızın rakibini eze eze sahadan silerek kazandığı kupa gibi. bu yolda da çok çile çekildi. 2005 yılında küme düşen bu takım, küllerinden yeniden doğdu ve bize bu zaferi hediye etti.
içinde
galatasaray'ı ve sevdayı anlatıyor bu marş bize. salonda takımını yöneten
10 numara
ışıl alben'i, tribünde efsane 10 numara'nın veliahtı ve sırtında 10'un forması elinde meşale
arda turan'ı. ve yine tribünde 2000 yılında omzu çıktığı halde oyundan çıkmayan bülent kaptan bir başka
galatasaray efsanesi
cevat hoca ile beraber sakat sakat oynayan ışıl alben'i izliyor.
bülent kaptan da haykırıyor muhtemelen;
"boşuna çekilmedi bunca çile
içiyoruz gündüz gece"
2005 yılında böyle idi soyunma odası;
http://arsiv.ntvmsnbc.com/...
2009 yılında ise böyle;
(görsel:
nevizade geceleri/74672)
nasıl ki
galatasaray'ın adının olduğu yerde umut vardır; bu umudun ateşini de bundan sonra bu dizeler yakacaktır. içinde galatasaray var, içinde sevda var içinde istiklal var! bir de bunu haykırırken yanında sevdicek varsa dünyada daha büyük bir keyif olamaz biz galatasaray sevdalıları için.