neverwinter nights  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. diablo vari yarı turn-based oyun
    (okang, 09.05.2004 21:54)
  2. çok güzel bir senaryoya sahip frp oyunu
    (mavio, 09.06.2004 21:57)
  3. expantion set lerle senaryosunun boku çıkarılan oyun
    (pyrotechnician, 09.06.2004 23:07)
  4. devamı 2006'da çıkacak, nickime ev sahipliği yapan oyun.
    (bkz: olsa da yesek)
    (neverwinter nights, 18.04.2005 02:19)
  5. kesinlikle multi player oynandığı zaman tadından yenilemeyen bir oyun oluyor..grafikler bir rpg oyun için aşmış derecede güzel olmakla beraber, aranılan çoğu rol yapma özelliklerini de bünyesinde barındıran bir oyun olmuştu..zevkliydi ve devamını dört gözle bekliyoruz..
    (zeus, 18.04.2005 02:27)
  6. harita ve senaryo yapmada sunulan olanaklarla frp türünde çığır açmış olan oyun. frp severler zaten oynamışlardır. herkese şunu bunu seven diye ayrım yapmadan tavsiye edilir.
    (arptelo, 18.04.2005 02:37)
  7. seri artı oy aldığını düşündüğüm ve bunun başkaları tarafından belli olmaması için serinin yarısı oranında eksi oy aldığını yine düşündüğüm yazar.
    (bkz: komplo teorileri)
    (bkz: şaka yaptım ya)
    (chixculub, 25.05.2005 17:21 ~ 18:48)
  8. bard oynatması zor ama bir o kadar eğlenceli oyundur. ayrıca bir ara elf olayım, iki elime birer scimitar alayım, drizzt kıvamında ortamlardan ortamlara akayım diye de bir niyetlenmişsem de oyun bunu yememiştir. denemeyiniz. alınız off handinize efendi gibi bir short sword öyle abarınız.
    (telperion, 29.05.2005 19:11)
  9. oyunla beraber iki tane de ayrı oyun tadında expansion pack'i vardır bunun.
    (bkz: the shadows of the underntide)
    (bkz: hordes of the underdark)
    her birini bir kaç defa bitirmiş bir insan evladı olarak class'lar hakkında biraz atıp tutacak olursam.
    oyun, masaüstünde bi insan evladı en iyi hangi karakteri canlandırabiliyorsa yine aynı karakterle başarıyı yakalayabiliyor. en saçma örnekle açıklamak gerekirse barbarian ile katliyamdan katliyama koşarken aynı denemeyi ben yaptığımda yeterli başarıyı gösteremedim. aynı şekilde sorcerer ile dünya alemin eline veren ister underdark ister faerun 4-1 yanda her hangi bir lesser god ın eline verebilecek kıvama eriştim. bu noktada gayet taraflı bir yaklaşımla; sorcerer dünyanın amına koyar diyebilirim.
    expansion larda ise, harper scout, assassin, shadowdancer, red dragon disciple, pale master gibi prestige class'ları deneme fırsatım oldu assassin hariç hepsine kafam girsin..zira harper scout gibi efsane bir prestige class'ı yeteri kadar yansıtamamışlar fakat assassin oynarken artemis entreri tadı yakalamak mümkün oluyor. en oynanası pc/rpg lerden biridir.
    (radiance, 29.05.2005 21:03)
  10. hayırlı bir mesele hakkında bilgi edinmek için yaptığım icq sazanlığı sonucu 2004 yılının baharında, tam da 19 mayısta tanıştığım, yeni yazarlara olan sempatik yaklaşımıyla kendisini daha da sevdiren yeşil gözlü temiz yüzlü insan.
    (absynth, 25.11.2005 17:02)
  11. baldur's gate 2'den sonra yavan gelen oyun.
    (keyif pezevengi, 17.04.2006 03:55)
  12. özellikle ilk alındığında, harita ve senaryo yapma özelliğinin boku çıkarılabilecek olan oyun. (hadi şuraya bi ejderha koyiyim, buraya bi tane daha, bi tane de buraya, hadi kırkıncı level aşmış ranger yaratiyim, ohhh savaşsınlar, bakalım nolcak...)
    (nighttimebird, 23.07.2006 02:04)
  13. kova burcuna mensup insan güruhunu kurtaran, bu özelliğiyle beni oldukça şaşırtan insan.
    prensipleri vardır, kendi doğrularına sadıktır. ölçülüdür, sevgi gösterilerine, yapmacık konuşmalara girmez. samimiyetin kelime anlamını kavrayabilmiş pek az insandan biridir.
    çoğunluk tarafından anlaşılamamıştır, buna karşı koyup anlaşılmaya çalışmaz. kapıyı aralar, girmek isteyenin biraz zorlaması gerekir. bunu göze alabilenler pişman olmazlar.
    başkalarının kapılarını aralamaya çalışır bazen. yine de asla kaybolmaz koridorlarda...
    umursamadığım bir ortamda nasıl olmuş da karşıma çıkabilmiş, nasıl olmuş da bu kadar ısınabilmişim anlam veremediğim insan. umursadığım ortamlarda karşıma çıkanları düşününce tabularımla dalga geçmemi sağlamış kişi.
    düşüncelerim, paranoyalarım, hayallerim ile kalabalıktan uzak bir yerde sap gibi dikilen tek kişi olmadığımın kanıtı.
    (tangerine, 30.07.2006 03:38 ~ 03:41)
  14. (bkz: neverwinter nights 2)
    (neverwinter nights, 12.10.2006 23:54)
  15. domates hırsızı, patates konusunda paylaşımcı. homme fatal. tth'nin yolundan yıllarca ayrılmamış, kurda kuşa yem olmamış kişi. burdan thh'nin tekrar üyesi olduğumu söylemek istediğim moral kaynağı, morales. mavisi yeşile kayan gözleri annemin dikkatini çekmiş insan.
    (tangerine, 05.01.2007 19:40)
  16. en son iki ejderhanın saldırısına karşı koyamadığım, yenilgiyi kabul ettiiğim oyun.gün gelir belki yine birleşir yollarımız
    (xaemarra, 07.01.2007 10:07)
  17. doğum günü çocuğu. yolun karısına 9 senesi kalan kişi. genç gösterdiği için söylediklerime kızmayacak insan. *

    (bkz: iyi ki doğdun)
    (tangerine, 29.01.2007 11:12)
  18. bir benzeri için:
    http://www.imdb.com/...
    (tangerine, 31.01.2007 18:48 ~ 04.03.2007 13:22)
  19. çikolata, kahve, salata, diyet cola vs. vs. zaaflarımı olgunlukla karşılamış ağır abi. uğruna fb atkısı taktığım..
    (tangerine, 24.02.2007 19:50)
  20. gümüşsuyu yurdundaki mimarların projeden çakmalarına ramak bırakan oyun...
    (okang, 26.02.2007 02:57)
  21. "he's my favourite
    and they don't understand" şeklinde agent orange* şarkısında atıfta bulunulmuş insan.
    (tangerine, 26.02.2007 11:26)
  22. 319. dönem kd. olarak gaziantep 5. zırhlı tugay komutanlığında yemin edip bugün itibariyle askerliğe resmen başlayan eleman.
    (neverwinter nights, 11.01.2008 20:18 ~ 20:21)
  23. vatan bekleyen, oldukça da beklenen kardeşlerin en güzeli...
    (ben ruhi bey nasılım, 01.04.2008 22:30)
  24. vatani görevini bugün itibari ile tamamlamış olup memleketine dönen 319. kd.
    (neverwinter nights, 16.05.2008 10:33)
  25. ben şimdi diyorum ki kendisine, ben, ruhi bey olan ben, -nasılsınız? iyiyim, iyiyim ve ben şimdi neverwinter nights kişisine, sormak istesem cevap versin biraz diye, kimbilir belki bir dizeye, yeter... ruhi bey olan ben soruyorum;

    mendilimde kan sesleri

    her yere yetişilir
    hiçbir şeye geç kalınmaz ama
    çocuğum beni bağışla
    ahmet abi sen de bağışla

    boynu bükük duruyorsam eğer
    içimden öyle geldiği için değil
    ama hiç değil
    ah güzel ahmet abim benim
    insan yaşadığı yere benzer
    o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    suyunda yüzen balığa
    toprağını iten çiçeğe
    dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    konyanın beyaz
    antebin kırmızı düzlüğüne benzer
    göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    denize benzer ki dalgalıdır bakışları
    evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    öylesine benzer ki
    ve avlularına
    (bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
    ve sözlerine
    (yani bir cep aynası alım-satımına belki)
    ve bir gün birinin adres sormasına benzer
    sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
    camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
    minibüslerine, gecekondularına
    hasretine, yalanına benzer
    anısı işsizliktir
    acısı bilincidir
    bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    gülemiyorsun ya, gülmek
    bir halk gülüyorsa gülmektir
    ne kadar benziyoruz türkiye'ye ahmet abi.
    bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
    dirseğin iskemleye dayalı
    -- bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
    cıgara paketinde yazılar resimler
    resimler: cezaevleri
    resimler: özlem
    resimler: eskidenberi
    ve bir kaşın yukarı kalkık
    sevmen acele
    dostluğun çabuk
    bakıyorum da simdi
    o kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
    ve zaman dediğimiz nedir ki ahmet abi
    biz eskiden seninle
    istasyonları dolaşırdık bir bir
    o zamanlar malatya kokardı istasyonlar
    nazilli kokardı
    ve yağmurdan ıslandıkça edirne postası
    kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
    esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
    kadının ütülü patiskalardan bir teni
    upuzun boynu
    kirpikleri
    ve sana ahmet abi
    uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
    sofranı kurardı
    elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
    cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
    çocuklar doğururdu
    ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
    o çocuklar büyüyecek
    o çocuklar büyüyecek
    o çocuklar...
    bilmezlikten gelme ahmet abi
    umudu dürt
    umutsuzluğu yatıştır
    diyeceğim şu ki
    yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
    oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
    hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
    çocuklar, kadınlar, erkekler
    trenler tıklım tıklım
    trenler cepheye giden trenler gibi
    işçiler
    almanya yolcusu işçiler
    kadınlar
    kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
    ellerinde bavullar, fileler
    kolonyalar, su şişeleri, paketler
    onlar ki, hepsi
    bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
    ah güzel ahmet abim benim
    gördün mü bak
    dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    gelse de
    öyle sürekli değil
    bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    o kadar çabuk
    o kadar kısa
    işte o kadar.

    ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    mendilimde kan sesleri.

    *
    (ben ruhi bey nasılım, 08.06.2009 17:49 ~ 17:54)
 sayfa  / 2