never be lied to again 

adana çık aradan

  1. david j. lieberman'ın, kuraldışı yayıncılıktan çıkan kitabı.

    (bkz: kimse size yalan söyleyemez)
    (cala, 20.04.2007 23:04 ~ 21.04.2007 00:15)


  2. yalan söyleyen birini anlamanın ipuçları...

    - - -

    - yalan söyleyen kişi göz temasından kaçınır ve göz göze gelmemek için elinden geleni yapar.

    - yalan söyleyen ya da bir gerçeği saklayan kişi, ellerini ve kollarını daha az kullanır. ellerini, kollarını ve bacaklarını bedenine iyice yapıştırarak, mümkün olduğunca az yer kaplamaya çalışır. ellerini ya cebine sokar, ya da sımsıkı kapatır. avuçları da aşağı dönüktür. yani ellerini sımsıkı kapamış bir şekilde oturan arkadaşınız, çok eğlendiğini ve keyifli vakit geçirdiğini söylüyorsa, muhtemelen bu doğru değildir.

    - ellerini yüzüne ya da boynuna doğru götürüyor olabilir, ama bedeniyle teması, sadece bu kısımlarla sınırlı kalır. konuşurken eliyle ağzını kapamaya çalışması, ağzından çıkan kelimeleri bilinçsizce saklamak istemesi, söylediklerine kendisinin bile inanmadığını gösterir. buruna dokunmak ve kulağı kaşımak da yalanın diğer işaretleri olarak kabul edilir.

    - verdiği cevap nedeniyle içinin rahat olduğunu göstermeye çalışan kişi, belli belirsiz, kaçamak bir şekilde omuz silker.

    - yalan söyleyen kişinin, hareketleriyle söylediği sözler arasında zamanlama hatası vardır. sözlerini bitirdikten sonra acemice başıyla onaylama işareti yapar. ya da 'evet' derken başını 'hayır' anlamında sağa sola sallıyordur. baş hareketleri mekaniktir. jestleriyle, sözlü olarak verdiği mesaj birbirini tutmaz.

    - şaşırmış, korkmuş ya da mutluymuş rolü yapıyorsa, yüzünde beliren ifade, ağız bölgesiyle sınırlı kalacaktır. gerçek duygularını açığa vurmak istemeyen kişi, yüzüne 'mutlu bir gülümseme' kondurur. şaşkınlık, anında beliren ve hızla kaybolan bir ifadedir, tepki uzatılıyorsa, sahte olma ihtimali fazladır.

    - kendisini suçlayan insandan uzaklaşmak isteğiyle, muhtemelen bakışlarını kapıya doğru çevirecektir.

    - yalan söyleyen kişi, ayakta dururken ya da otururken, konuşma sırasında sırtını dik tutmaz, kamburlaştırır.

    - konuştuğu insanla ya çok az fiziksel temas kurar, ya da hiç kurmaz.

    - işaret parmağını ikna etmek istediği kişiye yöneltmez. çünkü bir gerçekten bahsederken işaret parmağının kullanılması, içten bir inancın göstergesidir.

    - kendini itham eden kişiyle arasına birtakım nesneler koyar. bu davranış, "bu konu hakkında konuşmak istemiyorum", cümlesinin fiziksel ifadesidir.

    - suçlu olduğunu düşünen kişi, sorulara bir an önce cevap verme eğilimindedir. eğer hazırlıksız ve savunmasız yakalanmışsa, meseleyi anlatmak için karşısındakinin cümlelerini kullanır. çünkü düşünmeye zamanı yoktur.

    - karşısındaki kişi anlattığı hikayeye inanana kadar, fazladan bilgi vermeye devam eder.

    - bilinçaltından sızan gerçek duygular, düşünceler ve niyetler, dil sürçmesi şeklinde ortaya çıkar. yani söylemek istediği şey yerine, ağzından başka bir cümle çıkar.

    - sorulara asla doğrudan cevap vermez, dolaylı olarak ima eder. o konuyla ilgili neye inandığını söyleyerek, genelleme yapar.

    - inançları ve alışkanlıkları hakkında soru sorulduğunda, düşünmek için zamana ihtiyaç duyar. bu durumda konuşma hızına dikkat edilmelidir. hızla gelen bir 'evet' ya da 'hayır'ın ardından, açıklama cümlesi biraz gecikecektir.

    - sorulan soruya oranla, aşırı bir tepki gösterir. hoşnutsuzluğunu fazlasıyla abartarak ifade eder.

    - yalan söyleyen kişi, 'ben, biz ve bizim' gibi zamirleri ya çok az kullanır ya da hiç kullanmaz. bir yalancı kelimeleri sahiplenmek istemez.

    - kullandığı kelimeler açık ve net olmayabilir. mırıldanmaya ve yumuşak ifadeler kullanmaya meyillidir. ancak korkunun etkisiyle ses tonu yükselebilir ve konuşmanın hızı artabilir. insanlar hızlı konuştuklarında yalanlarının ortaya çıkmayacağını düşünürler. kelimeleri birbirine karıştırabilirler. bu yüzden cümleleri anlamsız ve karmakarışık olacaktır.

    - yalan söyleyen kişi, bütün sorularınıza cevap verebilir, ama kendisi size soru sormaz.

    - pek çok insan yalan söylediğinde ilk başta rahatlar. bunun etkisi sesine de yansır. yüksek sesle konuşur ve daha neşeli olur. yalan söyleyen birinin rahat nefes alamadığını da unutmayın. baskı altında olduğu zaman, karnından nefes almayı bırakıp, göğsünden nefes alır.

    - haksız yere suçlandığına sinirlenmez. 'ne!?', gibi bir hayret sorusu sormak aklına gelmez.

    - "gerçeği söylemek gerekirse", "dürüst olmak gerekirse" ve "neden yalan söyleyeyim ki", gibi cümleler kullanır.

    - doğal gülümseyenlerin gözlerinin içi gülerken, yalancıların yüzünde yapay bir gülümseme belirir.

    - "gözler kalbin aynasıdır", sözünün doğruluğunu, yalan söyleyenler bir kez daha ispatlar ve sık sık gözlerini kırpıştırırlar.

    - ayaklarını sürekli yere vurur, kıpırdatır ve sandalyesinde sallanır.

    - yalan söyleyince kalp atışları hızlanır ve yüzü kızarır.

    - kendi söylediklerine odaklandığı için, karşısındakinin sözlerini duymaz.

    - hem avuçları, hem de tüm vücudu terler.

    - yalan söyleyen kişi, yutkunmaya başlar. erkeklerin sürekli kravatını gevşetmesi, yalan söylediklerini ortaya koyan başlıca özelliktir.

    - sürekli ağzı kuruduğu için dudaklarını ıslatır.

    - yalan söyledikten sonra farkında olmadan, gözlerini yukarıdan aşağıya süzer.

    - - -

    david j. lieberman
    kimse size yalan söyleyemez
    kuraldışı yayıncılık
    (cala, 20.04.2007 23:59)