iğrenç mekan. taksim'de bir zamanlar cerrahpaşa öğrencilerinin gözde mekanı olan ve salak bir djin her akşam aynı listeyi çaldığı mekan. uzun zamandır gitmiyorum belki düzelmiştir. ha bir de tavanı yumurta kartonu kaplıydı. yangın çıkarsa sıçtınız yani.
ismini vermek istemediğim bir arkadaş tarafından* zorla götürüldüğüm, içecekleri çok ucuz, haliyle çok iğrenç olan, çaldığı müziklerle kafa düdükleyen soğuk bir mekan. girdikten sonra öğrendiğim kadarıyla genellikle eşcinsel arkadaşların takıldığı bir yermiş. yanımdaki güzel bağyanla yanlış anlaşılmalara sebep olmamak için arkama bakmadan koştuğum yerdir ayrıca.
edebi yönden okunabilecek en başarısız kitaplardan biri olduğu halde sırf yaşananlar gerçekmiş diye merak ettiğimden sonuna kadar okuyup bitirdiğim, sonunda internetten yaptığım küçük bir araştırma sonucu ılgın olut diye birinin yaşamadığını ve neva isimli hanfendinin intihar filan etmediğini öğrenip sinir krizi geçirdiğim ılgın olut takma isimli yazarın bomboş kitabı.
en son dost tan çıkmıştı bu kitap ve bir yılı aşkın süredir zorlukla bulunuyordu (keşke o zorluğa değseydi), "yayınevi değişecek" diyordu dost taki görevliler. doğan kitap (hem de doğan, kaç kaç kaaaç!) geçtiğimiz kasım ayında haklarını alıp yeniden basmış (hiç gerek yoktu?). (bkz: http://www.dogankitap.com.tr/...) hani arayan falan vardır belki, ben çok aradım (boşuna yorulmuşum zira bir kaç sayfa okuyup sonra "eaaah yeter be" deyip kenara attığım ilk ve muhtemelen de son kitap).
"kuzen, eğer bunu okuyorsan..." editi: çok uğraştın buldun sağol da vallaha bitmez o kitap ya.
neva diye bir kızın gerçekten yaşadığına ve gerçekten öldüğüne inandırır sizi ve kitabı okuduğu süreç boyunca kendini neva ile özdeşleştiren kişi nevanın ölümü ile kişiyi üzüntüden üzüntüye sürüleyen kitap.
daha geniş bir bilgi vermek gerekirse hikaye izmirde başlar izmirde bir grup arkadaşı ile hayatlarının aşkını arama yolundaki lise son sınıf öğrencileri üniversite için istanbula gelir ve burda pek çok yanlış ilişki yaşar ve istanbulda okumaya çalışır derken neva adlı esas kız esas oğlanın hayatına girer ve hayatının aşkını bulur esas oğlan ancak bu aşk gerek nevanın kırılganlığının kitap içindeki sembolü olan* migren ağrıları; zamansızlıklar; nevanın geçmişinden gelen masumane hatalar tarafından yıpranır ve neva yaşadığı aşkın parmakları arasından akıp gitmesine dayanamaz ve kendini esas oğlanın evinde pencereden atar bir tartışma sırasında ve ambulansta sevdiği çocuğun kollarında hayatını kaybeder. bunun üzerine esas oğlanımız neva ya boş yere eziyet ettiğini onu boş yere suçladığını anlar ancak geç kalmıştır ve bunun verdiği eziklikle yıllarca bu olayın etkisinden kurtulamaz ve hayatını nevaları koruyup kollamaya adar.
taksimde bulunan en son gittiğimde kanlı bıçaklı kavga ettiğim, az ilerisindeki polislerin karısmadığı ondan rahat rahat malum kişiyle birbirimizi kestiğimiz mekan.
edit: kimsenin kendisine taktığını düşünmüyor, sadece kırgın o yüzden ayarı yok formata uygun olmayan girilere her an sahip olabilir ve uçurulabilir diye düşünüyor.
iyi ki tanıştım dedirten güzel insan. (uçuçböceği bugün iyice sevgi kelebeği)
ah bir de erken uyumasa bu kadar daha iyi olacak ama neyse. böyle kabul ettik onu.
arkadaşlarımla dışarı çıktığımda bir kez içeri girdiğim (arkadaşlar sağolsun), bir daha da gitmemeye yemin ettiğim berbat bir yerdi(r).hala öyle midir bilemem.