|
|
- evren paşa'nın (aka kenan evren) ünlü sözlerinden. hatta nedegkim şeklinde de söylediği gözlemlenmiştir.
- nitekim kelimesini inadına "netekim" diye söyleyen kenan evren'in takma adı. zamanında koca paşamız, karikatürlerde "netekim paşa" olarak yer bulmuş.
- limon dergisinin temmuz 1988'de "netekim" adında bir köşe açmasından sonra kenan evren'in lakabı haline gelen söz. netekim lafını çok kullanan, 12 eylül darbesini yapan kenan evren'le, onun 2. atatürk olma hevesini çok güzel ve esprili bir dile hicveden şükrü yavuzun (yazıdaki takma adı mustafa kail zorti'dir) netekim başlıklı bir yazısı:
"mustafa kamil zorti, 12 eylül 1993'te 12 eylül'ün yıldönümü şerefine cumhuriyet'e "netekim" başlıklı şu yazısını yazdı:
12 eylül'ün bazı noksanları olabilir...
geçen gün balkonda istirahat ederken yaz gözle de neşriyatı takip ediyordum. kenan evren'in resim sergisi açtığına ve ölünce resimlerim para edebilir, o bakımdan almakta fayda var" şeklinde beyanına şahit oldum. eh, ben bunu da bulan 3 sene evvel neşrolunan ikinci netekim kitabımda, "ölünce, yaptığım karakalem çalışmalar belki de meşhur olacak diye söylememiş miydim diye hayret ettim. taklitçilik bizde hayli ileri gitmiş, onu bir defa daha anladım!
o esnada telefon çaldı. arayan zat 12 eylül'ün 13. sene-i devriyesi münasebetiyle, benden cumhuriyet'e bir makale istedi. kendisini refüze edemedim.
lakin ahizeyi yerine koyduktan sonra da düşündüm. niçün 12 eylül'den, 12 eylül'e hatırlanıyorum da, misal 7 mart veyahut da 18 ağustos'ta fikrimi soran olmuyordu?
ola ki, bunun sebebi önyargılardır. adın çıkacağına canın çıksın, boşuna dememişler. oysa ki, benim biricik ilgi alanım 12 eylül ve askeri müdahaleler değil ki. mesela resim de yapıyorum, çiçek de suluyorum, vesaire... amma bunu anlayacak insan nerede? marko paşa da yok ki, derdimizi ona anlatsanız!
neyse, demek ki 12 eylül'ün müdafaası da şu 60 milyonluk memlekette bir benim tekaüt omuzlarıma yük kalmış. tabii, onlar istiyorlar ki, "12 eylül muvaffak olamadı" diyeyim. bunu itiraf etsem, sevinçten zil takıp oynayacaklar mevcut pusuda. mütemadiyen ve inatla beklediklerinin de farkındayım netekim.
halbuki, her fırsatta ilan ve ikaz ettiğim gibi, bırakalım 12 eylül'ün hükmünü de tarih versin. ki, verecektir de. ama 50, ama 100 sene sonra... ille de 12 eylül'den sitayişle bahsetmek istiyor değilim. lakin, sezar'ın hakkı sezar'a, zorti'nin hakkı zorti'ye! şimdi elinizi vicdanınıza koyun. bu 12 eylül'ün hiç mi yaptığı iyi iş yoktu, allah'ınızı severseniz?
bir defa, 12 eylül evvelini aklımızdan çıkarmayalım. farzımuhal müdahale olmasaydı ne olacaktı? onu size ben tekrar edeyim: memleket bir kardeş kavgasına girecekti. bunu söyledim diye, yine aynı teraneye müracaat ediyor, afaki konuşuyor diyenler olmayacak mıdır şimdi? olsun! bu gibi şeyler de demokrasinin cilvelerindendir.
amma velakin, kardeş kavgası diye geçiştirdiklewri şeyin sonu nereye varır, işte onu düşünen yok! murat karayalçın dahi, 12 eylül 1980'in darbesini soracağız diyor. kendisinin çok üzerinde durduğu bir diğer husus da kıtlık rantı dediği şeydir. yani, şehirlerimizde nüfusa kafi gelecek miktarda arsa yok, ev yok, o kıtlığın parsasını da birileri topluyor... bunu dilinden düşürmüyor.
şimdi içinizde, lafına yekun tut diyenler muhakkak ki mevcuttur... amma, kardeş kavgasını ehemmiyeti işte bu noktada kendisini göstermektedir. kardeş kardeşe düştü, darıldı, babaevinden ayrıldılar. ataerkil yani pederşahi dediğimiz müessese tarumar oldu. nüve yani çekirdek aile dediğimiz aile sistemine meyledildi. üç kardeş, beş kardeş bir evde ikamet ederken ayrı ayrı evlere taşınmaya tevasül ettiler.
o vakit ne olacak? ev bulamayacaklar! zira bizde kafi miktarda ev yok ki! o vaziyette kıtlık baş gösterecek. karayalçın'ın bahsettiği kıtlık rantı ve onun neticesindeki suistimallerin yolsuzlukların, rüşvetin tohumları da böyle böyle ekilmiş olmayacak mı?.. alın size 12 eylül'ün bir faydası!*
şunu da ilave etmekte yarar var. 12 eylül günü müdahale yapıldı, bu seneki 12 eylül'de shp kurultayı yapılıyor... sıkı mıydı, '80'in, '82'nin eylül'ünde, böyle içinde kürdü, alevisi, allah bilir hala saman altından su yürütmeye çalışan komünistlerin olduğu bir partinin kurultay tertip edebilmesi?.. bakın, bu 12 eylül'de yapılıyor. yapılabiliyor... demek ki her şey o kadar da kötüye gitmemiş. 12 eylül idaresi isteseydi, partileri bir daha ilanihaye açılmamak üzere kapatamaz mıydı? o vakit yandı gülüm ketan kutultay olurdu! birkaç sene kapatmakla iktifa etti.
bunlar sadece iki misal. elbette ki, 12 eylül idaresinin noksanları olabilir. onları da şimdikiler tamamlasın!
ben siterdim ki, bu 12 eylül günü size bu gibi didişmelerden değil de, sanattan, resimden, fikret mualla'nın benim tesirimde kalmış olmasından bahsedeyim. lakin kısmet değilmiş ki, olmadı... bugünün mustafa kamil zorti!si 13 sene evvelin mkz'si değildir ki! şartlar değiştikçe ademoğlu da değişiyor, hoşgörüsü artıyor.
şimdi misal, apo bana dese ki sana modellik edeyim de benim bir portemi yap... 13 sene evvel vereceğim gibi bir cevap verir miyim?*
fakat hissiyatımı anlatacak imkanlardan mahrumum. kalkıp, netekim fm diye bir radyo istasyonu dikip de millete fikirlerimi anlatsam; layığı o mudur?
atatürk boşuna dememiş, "beni hatırlayınız" diye. değil mi netekim?"
*
- (bkz: darbe)
(bkz: mor ve ötesi)
- (bkz: nitekim)
- ayşe tütüncü piyano ve perküsyon grubu'nun çeşitlemeler albümünden eğlenceli ve sosyal mesaj içeren şarkısı. kenan evren'in çocuklarına armağan ediyoruz...
hey cikssss - selam ciks - öptüm ciks - üzgünüm ciks
netekim netekim...
hyundai, honda, mitsubishi, nokia
birkaç kupon eksik, sakıncası yok ya
samsonite, kenzo, lacoste, armani,
yves saint laurent, burberries, fendi, gucchi, bulgari
çıtı pıtı fiat uno, motta, vienetta
carousel, capitol, galleria, baguetta
masserati, ferrari, lamborghini, cherokee
tiki tiki kim tiki, kapıdaki kiminki
nike, reebok, l a gear, sony, kenwood, pioneer
westinghouse, philips, bosch, sharon stone, erol taş
istanbul fifth avenue, aktiviteli site
jakuzisi ariston, çukurları ptt
jordache, levis, loft, slazenger, kinetix,
peder yuppie, valde cool, kızımız tiki, oğlan ciks
hop hop laptop, big mac üstü pepsi max
seviyoruz diyoruz, bedava mı lan bu fax
hey ciksssss - selam ciks - öptüm ciks - üzgünüm ciks
netekim, netekim...
|