zat-ı ali ile konuşurken, hitabınıza dikkat etmelisiniz yoksa fırçayı yersiniz. misal, "sen" değil "siz" demeniz gerekir çok ayıp; insanlara nasıl hitap etmesini öğrenin de gelin kendisine ltf pls tşk.
nutella + ekmek + sıcak sütten müteşekkilmiş bu yazar. halbuki kendisi nutelladan çok daha tatlı, ekmekten çok daha doyurucu, sıcak sütten çok daha sıcaktır.
öyle yazıları var ki bu müthişengiz dehşetengiz vahşetengiz bünyenin, bir dakika saygı duruşuna geçirir adamı.
hani demiş ya şair:
"ne ağır imtihandır başındaki sakarya
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya*" diye, meğer ne binbir başlı kartallar taşımış o kanarya gibi naif omzunda
okunası yazardır, okurken adeta bilgisayar ekranına değil de, bizzat kendisinin gözlerine bakıyormuşsunuz hissi uyanır bünyenizde, o kadar yaklaştırır sizi kendine, o kadar kendindendir, o kadar insancıldır, o kadar doğaldır işte. ve hüzünlendirir, ve hatta ağlatır kimi zaman, yazdıklarıyla...
7 ay boyunca bankaya yatıracağı yurt ücreti için bankanın "aq 887 mk" kodunu uygun gördüğü kişi. allahtan herifler türkçe bilmiyor, bir kastları var sanacaktım.
software gibi insan. türlü türlü versiyonları var.. ihtiyaç duyduğunda bir yenisi daha çıkıyor. bu versiyonların beta aşamalarındayken yanaşmamanız tavsiye olunur.
yurtdışı başlıklı girilerden biri hakkında damdan düşer gibi yazdığım mesaja olgunlukla cevap vermesinin ardından başlayan ve paris zirvesine kadar devam eden tanışma faslında tanıma fırsatı bulduğum gezgin. louvre müzesinin avlusundaki piramit önünde zıp zıp zıplamasından tanıma fırsatını bulamasamda , eski usülde olduğu gibi karşılaşabildik.cana yakın oluşu her yönüyle zirveye olumlu şekilde yansıdı. ( eiffel kulesinin 3. katına çıkan asansördeki durumu hariç)
türkiye ye dönüş tarihine kadar kendisine iade i ziyaret sözü verdim. 2. yurtdışı zirvesi ev sahibeligine aday ve bu zirvenin paris zirvesinden daha kapsamlı olacağı kesin. venedik ve kuzey italya hakkında ücretsiz rehberlik hizmeti vaad edip spesiyalitelerini sır gibi saklamakta. saatlerin yetmediği ve güzel geçen zirveye katkıları için teşekkürler.
bulundugu ortama nesse veren, ilerde türkiye italya ilişkilerini kardeşlik ötesi bir şekle sokacağını düşündüğüm ortamın sessiz kalmasına mahal vermeyen yazan, yazdıran, yazardır.
nedenmi onun sebebiyle aldığım çeşit çeşit italyan makarnaları sonucunda benimde bunların reklamını türk halkına yapmam, italya ile aramızdaki ekonomik ilişkiye farklı bir boyut getirebilicektir, bunu kim bilebilir*
harika yol arkadaşı,iyi gözlemci, benle takıl hayatını yaşa dedirten, paris zirvesinde o künefeyi ne zaman tükettiğini anlamadığım zat *.
duygularını bir kağıda dökmeye dahi cesareti olmayan biri.
yalnız, ama artık acıtmıyor.
özlüyor, ama artık dokunmuyor.
hayatında bir darmadağınlık, bir saçmasapanlık var.
yüreğine karamsarlık hakim. ümit edemiyor.
hayal kurabilme yeteneği sıfırın altında.
mutlu olmak çok uzaklarda.
hak etti hepsini, hem de son damlasına kadar.
parmaklarının arasında bir sigara yanıyor, tütünü küle dönüşüyor, o külün dumanı ciğerlerine doluyor, çıkamıyor bir daha da.
dönmek istemiyor onun soluduğu havaya. çürük bir ciğerdeki pisliği tercih ediyor yaşamak için.
hayatındaki darmaduman olmuş düzen başkaldırıyor kurallara. sigarayı söndürüp bir mum yakıyor karanlıkta.
eiriyip gitmesini, bitip tükenmesini izliyor uzun uzun. kirli nefesini savuruyor mumun titreyen ateşine, hiçbir anlamı kalmıyor varlığının.
kafasını kaldırıp yaşadığı yere, dört duvar arasına bakıyor; günlerdir toplanmamış yatak, parça parça tütün ve küller, bir köşeye itilmiş yaşanmışlar, iflah olmaz bir dağınıklık.
sıyrılıyor tüm bunlardan, bu kez kafasını eğip kalbine bakıyor.
sağlam duruyor. biraz daha yakınlaşıyor. kırık, paramparça. iğne-iplik izleriyle dolu. dikişlerde el emeği bile yok, geçiştirilmiş besbelli.
konuşmaya çekiniyor, nasıl sesleneceğini bilemiyor, bir başlasa gerisi gelecek belki de. ama sesini duyuramıyor, bir dokunsa ağlayacak için için o kalp, ama dokunmaya korkuyor.
gözleri kapanıyor, uzun-derin-huzurlu bir sessizliğe.
insanın arkaşı olmaya görsün en ilginç sohbetleri, yaşadığı komik hikayeler (ki bir tane telefon çalınması olayı vardır ki sormayın dillere destan), hikayeleri anlatışındaki heyecan ve çırpınma, titizleneceğini konudaki hassasiyeti, kendine yaptığı programlar vs.. hepsi bir yana insanın can dostudur. şu anda en çok özlediğim dostumdur. çok uzaklardasın be ness...
mutllu yıllar ness ulaşılabilenen her yoldan sana ulaşmayı deneyerek bu güzel günde ders çalışmak zorunda kalmış olmanı kınayarak nice senelere bizimle birlikte....
italya'yı ve italyanca'yı benim gibi seven yazar. bugün doğumgünüdür aynı zamanda, facebook'ta doğum günü kutlama modasından dolayı orda kutladık bu sefer napalım.
avrupa zirvelerinde eksikliğini hissettirenlerden. okeye dördüncü aramak gibi, kare ası tamamlayanlardan. türk kahvesi ve künefeye doyunca buradakilerin ne halde olduğunu unuttu haliyle. *