orjinal metni çekçe olan romandır. bu metin kaybolduğu için ilk baskısı fransızcadır:
l’insoutenable legerete de l’etre. felsefi ağırlıklı içeriğiyle kadın erkek ilişkilerinin sorgulandığı akıcı bir romandır. özellikle romanın sonlarına doğru 1968 devrimindeki
çekoslovakya ve o dönemdeki komünist rejim başarıyla yansıtılmıştır. olaylar çekoslovakya’nın sovyetler tarafından işgali sürecinde prag’da başlar.
kafka’nın mektuplarında ya da güncelerinde saptadığı gerçek yaşama dair göndermelere ,
nitzsche’nin edebi dönüş düşüncesine,
descartes’in insanı doğanın efendisi ve sahibi (maitre et proprietaire de la nature) görüşüne çok açık ve sade örnekler verilerek bu kavramlar tanımlanmıştır.
roman 7 bölümden oluşuyor:
1- ağırlık ve hafiflik
2- ruh ve beden
3- yanlış anlaşılan sözcükler
4- ruh ve beden
5- ağırlık ve hafiflik
6- büyük yürüyüş
7- karenin’in gülümseyişi
romanda kadın-erkek ilişkileri, aşk, yaşam ve toplum hakkında çeşitli bakış açıları vardır:
“bir kadınla sevişmek ve bir kadınla uyumak iki ayrı tutkudur, sadece farklı değil aynı zamanda da zıt tutkular. aşk çiftleşme arzusunda (sonsuz sayıda kadına uzanabilecek bir tutku) duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur (tek bir kadınla sınırlı olan bir arzu).” (s.23)
“sevgi insanın gücünden vazgeçmesi demektir de ondan” dedi franz yumuşak bir sesle. (s.119)
“peşine düştüğümüz hedefler hep bir parça sislerle örtülüdür. evliliği özleyen genç kız hiç bilmediği bir şeyi özler. ün peşinde koşan gencin ün hakkında en ufak bir bilgisi yoktur. attığımız her adıma anlamını veren şey o adım hakkında hiçbir şey bilmememiz gerçeğidir.” (s.130)
“aşklar da imparatorluklar gibidir; üzerine dayandırıldıkları düşünceler unufak olduğunda onlar da silinir gider.” (s. 175)
“gücünü neden hiç benim üzerimde kullanmıyorsun?” dedi.
“sevgi insanın gücünden vazgeçmesi demektir de ondan” dedi franz yumuşak bir sesle. (s.119)
teresa tomas’a yazdığı mektupta kaçışını şu cümleyle açıklar:
“artık dayanamıyorum. çünkü yaşamak bana çok ağır geliyor, sana ise çok hafif.”
roman karakterleri: tomas tereza karenin sabina franz marie-cladue
*kitapta
oedipus’a birçok gönderme ve vardır ve bu hikaye tam yerinde anlatılmıştır.
*
kitsch kelimesi sık sık açıklanmıştır.
*ilk defa bir romanı okurken aklımdan daha önce okuduğum birçok roman geçti. bu roman içinde tarihe, felsefeye, siyasete, rejime, topluma, aşka, hayvan sevgisine, aldatmaya, yaşama, varolmaya dair birçok gönderme olduğu için sanırım.